CHP'Lİ BİÇER'DEN TASLAK ANAYASA'YA SERT TEPKİ; 'NEDİR BUNUN ADI, NİTELİKSİZLİK Mİ UYANIKLIK MI?'

CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Anayasa Komisyonu'ndaki konuşmasında muhalefetin kısıtlandığını vurguladı. FETÖ soruşturması kapsamındaki YSK üyeleri ve mevcut anayasa değişiklikleri üzerinden demokrasi ve eşitlik konularının altını çizdi, siyasi baskıların sonuçlarına dikkat çekti.

CHP'Lİ BİÇER'DEN TASLAK ANAYASA'YA SERT TEPKİ; 'NEDİR BUNUN ADI, NİTELİKSİZLİK Mİ UYANIKLIK MI?'

CHP grubu adına konuşan Tur Yıldız Biçer, Anayasa Komisyonu’nda muhalefetin sesi olarak, sık sık sözlerinin kesilmesinden şikâyet etti. Biçer, dikkat çekici bir şekilde, konuşmasına başlamadan önce komisyon başkanına “sözlerimi kesmeyin!” diyerek net bir uyarıda bulundu.

FETÖ Soruşturması ve YSK Üyeleri

CHP Manisa Milletvekili Biçer, konuşmasına başlarken Tarık Zafer Tunaya’nın eserinden alıntılar yaparak, mevcut toplumsal ve siyasi durumu eleştirdi. Zaman zaman komisyon başkanının müdahaleleriyle karşılaşmasına rağmen Biçer, FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerini gündeme getirdi. Bu durum, Türkiye'deki hukukun üstünlüğü ilkesinin sorgulanmasına neden olan bir mesele olarak öne çıkıyor. Biçer'in bu vurgusu, muhalefet partilerinin haklarının ne denli kısıtlandığını ortaya koydu. YSK üyelerinin durumu, demokratik yapının sağlıklı işlemediğine dair önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir. Anayasa’nın uygulanması ve seçmen iradesinin temsil edilmesi açısından bu konular, dikkatle takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.

Tunaya’nın Anayasa ve Mücadele Sözlüğü

Biçer, Tunaya’nın eserinde dikkatini çeken bir alıntıyı paylaşarak, “İnsan derisiyle kaplanmıştır.” ifadesinin altında yatan derin anlamı açıkladı. Tunaya'nın, özgürlük mücadelesinin ağır bedelleri olduğunu ortaya koyan bu sözü, anayasaların ve yasal düzenlemelerin geçmişe dayanan kanlı bir tarihle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu derin ifade, sadece tarihsel bir gerçek değil, aynı zamanda günümüzdeki insan hakları ihlallerinin de bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Biçer, Tunaya'nın kurduğu, “hürriyetsiz yaşamaktansa” ifadesinin önemine değinerek, insanların mücadelelerinin tarihsel ağırlığından söz etti. Bu bağlamda, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin ne denli önemli olduğunu vurguladı.

Bugünkü Anayasa Değişiklikleri ve Sonuçları

Biçer, mevcut anayasa değişikliklerine dair eleştirilerini sıraladı. Özellikle iktidarın, anayasayı değiştirme konusunda izlediği yöntemin, demokratiklerden ziyade otoriter bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Anayasa’nın ilk üç maddesine yapılan dolaylı müdahalelerin, mevcut düzenin niteliğini değiştirdiğini ifade eden Biçer, bu durumun, demokrasi açısından büyük bir tehdit olduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, 1876 Anayasası'nın ruhuyla güncel anayasa gelişmeleri arasında önemli bir benzerlik olduğuna vurgu yaparak, bugüne dair derin bir eleştiri getirdi. Anayasa değişikliği önerilerinin geçmişle bağ kurmaması, ülke içindeki sosyal yapı ve siyasi dinamikler açısından ciddi sorunlar doğurabiliyor.

Demokrasi Nedir ve Neden Eşitlik Önemlidir?

Biçer, demokrasinin yalnızca bir seçim mekanizmasından ibaret olmadığını, aynı zamanda sosyal adalet, eşitlik, ekonomik güç dağılımı gibi unsurların da demokratik bir sistemin yapıtaşları arasında yer aldığını belirtti. Ülkenin mevcut durumunda eşitlik meselesinin, demokrasinin varlığı için hayati önem taşıdığını vurgulayan Biçer, muhalefet partilerine yönelik baskıların, adil ve özgür seçim süreçlerini tehdit ettiğini belirtti. Yargı bağımsızlığının yokluğu ve basın özgürlüğünün kısıtlanması, muhalefetin sesini duyurmasını zorlaştırıyor. Bu durum, seçimlerin adil ve demokratik bir ortamda geçmesini engelliyor. Biçer, bu baskıların halk için ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek, vatandaşların talep ve haklarının yok sayıldığını belirtti.

Türkiye’nin Siyasi Geleceği ve Toplumsal Dönüşüm

Konuşmasının sonunda Biçer, Türkiye'nin siyasi tarihi üzerinde durarak, kurumsallaşmış bir siyasi yapının ne denli gerekli olduğunu vurguladı. AKP’nin lider merkezli ve kişiselleşmiş yapısının, ülkenin geleceği için tehlikeli bir durum yarattığını belirtti. “Bugün kurumsallaşmış kaç parti var?” sorusuyla mevcut durumun çarpıklığını ortaya koyarak, anayasa değişikliklerinin tartışıldığı bu ortamda yaşanan sıkıntıları dile getirdi. Toplumun birlikte yaşama iradesinin zayıfladığı, siyasi ve ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde, bireylerin ve grupların birlikte dayanışması gerektiği sonucuna vardı. Türkiye’nin, kaos ve belirsizlik içindeki durumu, herkesin düşünmesi ve çözüm yolları bulması gereken bir döneme işaret ediyor. Bu durum, hem bireylerin hem de toplumun geleceği için kritik öneme sahip.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız