CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın açıklaması şu şekilde:
Hukuk devleti, yasama, yürütme ve yargı organlarının bağımsız şekilde işleyişini destekleyen bir sistem anlayışıdır. Bu yapı, güçler ayrılığı ilkesini esas alarak, demokrasinin işleyişinde kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak, Türkiye'de mevcut iktidar tarafından gerçekleştirilen uygulamalar, bu ilkenin zayıflatılmasına yönelik ciddi tehditler oluşturmakta.
OHAL Uygulamalarının Etkileri
Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişiminin ardından, ülke genelinde uygulamaya konulan Olağanüstü Hal (OHAL) durumu, hukukun üstünlüğünü tehdit eden bir referans haline gelmiştir. Bu süreçte çıkarılan 31 Kanun Hükmünde Kararname (KHK), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) işlevsizleştirilmesini beraberinde getirmiştir. Meclis’in yetkilerinin büyük oranda kısıtlanması, yasama organının fonksiyonunu yerine getiremeyecek duruma gelmesine yol açmıştır. Bu durum, anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış olan demokrasi anlayışının zedelenmesini teşvik etmektedir.
Tek Taraflı İktidar Anlayışı
Ayrıca, mevcut iktidarın tüm gücü tek bir elden toplama çabaları, hukukun görmezden gelinmesine ve otoriter bir yönetim biçiminin benimsenmesine neden olmaktadır. TBMM'de yakında gündeme gelecek olan “İttifak Yasa Tasarısı”, bu baskıcı tutumun bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Tasarının yasalaşması durumunda, hukukun gerekliliğine yönelik önemli bir tehdit doğması muhtemeldir. Özellikle seçimlerde mühürsüz oyların geçerliliğinin kabul edilmesi, adaletin zedelenmesi anlamına gelecektir. Bu durum, bireylerin hukuk önündeki eşitliğini ve haklarının korunmasını imkansız hale getirebilir.
Hukukun Evrenselliği ve Eşitlik İlkesi
Hukuk, insanların doğuştan sahip oldukları evrensel değerler ile ahlaki normların toplamıdır. Gerçek bir hukuk devleti oluşabilmesi için, devletin tüm yurttaşlarına eşit bir biçimde davranması gerekir. Bu bağlamda, hukukun üstünlüğü ve bireylerin haklarının korunması, demokratik bir toplum yapısının temel taşlarını oluşturmaktadır. Ancak mevcut uygulamalar, bu değerlerin ihlaline neden olmakta ve toplumsal adaletin sağlanmasını engellemektedir. Bu nedenle, hukuk devleti anlayışının güçlendirilmesi için kararlı bir mücadele verilmesi gerekmektedir.
Hukuk Devleti Günü ve Anlamı
5 Mart tarihi, 1868 yılında Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’nin ikiye ayrılarak Danıştay ve Yargıtay’ın kurulmasının yıldönümü olarak kutlanmaktadır. Hukuk Devleti Günü, bu tarih ile anılmakta ve hukuk sisteminin önemine dikkat çekmektedir. Ne yazık ki, günümüz Türkiye'sinde bazı yüksek yargı mensuplarının hükümet yetkilileri ile kaynaşması ve özgürlüklerin kısıtlanması durumları, demokratik yapının sekteye uğramasına neden olmaktadır. Hak ve özgürlüklerin tam anlamıyla yaşandığı bir hukuk devleti idealine ulaşmak için bu süreç içerisinde mücadelemizin devam edeceği vurgulanmaktadır.
