Gazete Kritik Meclis CHP'li Aysu Bankoğlu: "Saray kaynakları yurttaş yerine ayrıcalıklılara aktarıyor"

CHP'li Aysu Bankoğlu: "Saray kaynakları yurttaş yerine ayrıcalıklılara aktarıyor"

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda fon teklifi üzerine yaptığı konuşmada “Niye kazanınca siz, kaybedince faturayı halk ödüyor?” diye sorarak iktidara tepki gösterdi.

CHP'li Aysu Bankoğlu: "Saray kaynakları yurttaş yerine ayrıcalıklılara aktarıyor"

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada para piyasası fonlarında yaşanan krizi, milyarlarca liralık kayıp iddialarını ve denetim mekanizmalarının sorumluluğunu anlattı. 


İktidarın kaynakları yurttaşların ihtiyaçları yerine ayrıcalıklı isimlere aktardığını savunan Bankoğlu, “Saray 40 bin öğrenciye KYK bursu vermek yerine, bu parayı Fatma Betül’e vermeyi tercih ediyor” dedi.


SARAY İÇİN 40 BİN ÖĞRENCİ, BİR FATMA BETÜL ETMİYOR!


Bankoğlu, konuşmasında şöyle konuştu:
“Bir anne çocuğunun geleceği için para biriktiriyor. Bir emekli, ömrünün birikimini korumaya çalışıyor. Bir işçi, kıdem tazminatını yarınlarına güvence yapmak istiyor. Bir esnaf, yıllarca alın teriyle kazandığı parasını büyütüp işini ayakta tutmaya çalışıyor. Bir genç, ev kurabilmek, eğitimini sürdürebilmek, geleceğe umutla bakabilmek için kenara üç beş kuruş koyuyor. Para piyasası fonuna insanlar para koymuş; risk düzeyi 1-2. Devletin kurumlarına güvenerek yasal bir şekilde yatırım yapıyor. Sonrası malum: paralar buhar oluyor. İnsanların cebinden alınan para, birkaç Saraylının cebine doluyor. 


Fonların büyüklüğü 18 milyar dolar! Böyle meblağ olarak söyleyince pek bir anlam ifade etmiyor. O yüzden biraz açalım. Mesela tam 10 yıl önce sözü verilip ancak 10 yıl sonra açılan Bartın Devlet Hastanesi’nin proje tutarı 9,2 milyar lira. Bu parayla tam 97 tane Bartın Devlet Hastanesi yapsan yine para artıyor. Mesela 2 milyon 650 bin asgari ücretli bir yıl çalışsa ancak bu parayı toplayabiliyor. Birkaç aya Komisyon kurup, kaşıkla verileni kepçeyle almak için onlarca hesap yapacağınız asgari ücretten söz ediyorum. Mesela TOKİ'nin Anadolu için açıkladığı 1+1 konut satış fiyatı 1,8 milyon TL. Yaklaşık 500 bin ailenin bu paralarla konut ihtiyacı karşılanıyor. Ama 500 bin ailenin, 1 milyondan fazla kişinin kira derdi biteceğine birkaç vasıfsız torpillinin serveti büyüsün diye bu paralar kullanılıyor.”


FATMA BETÜL’ÜN BURSTAN ALDIĞI 4,5 MİLYON AVANTA YETMEMİŞ!
“Mesela 1 milyar 860 milyon lira, birçoğumuza bir anlam ifade etmiyor. Ama Saray için 40 bin öğrenciye KYK bursu vermek yerine, bu parayı Fatma Betül’e verince çok anlam ifade ediyor. Yetmiyor, bir de üzerine pek liyakatli kardeşi, TERA foncularının en sevdiği ülkeye Büyükelçi atanıyor. Fatma Betül’ün zamanında İBB’den burs diye aldığı 4,5 milyon liralık avanta yetmedi, ‘bir de 40 bin öğrencinin parasını verelim’ deniyor. Okula giden çocuklara bir öğün yemeği çok gören, KYK burslarına bin lira zam yaptı diye kendi sürekli öven Bakan Eskisinin vurgunu bunlar…”


SİZİN VURGUN SPONSORUSUNUZ MU İNSANLAR? 
Bankoğlu, fon krizinin sonuçlarının yine yurttaşların sırtına yüklenmesine tepki göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AKP hükümeti para buharlaştırma konusunda oldukça başarılı. Şimdi 86 milyon insan da bu açıkları vergilerle, zamlarla kapatmaya çırpınıyor. Saray’dan, bu iktidarın şanslı mensuplarından para gittiği zaman bu bilanço kaybı oluyor ama vatandaşın parası gittiği zaman sofrasından bir lokma eksiliyor, ihtiyaçları erteleniyor, yokluğa tamah ediyor, kışı soğukta geçiriyor, öğrenciye harçlık veremiyor. Fark burada! Şimdi hesabı yine kamuya kesecekler. Yani kamunun parasıyla güya bu zararlar tazmin edilecek? Bir ara ‘hepimiz aynı gemideyiz’ yalanıyla oyaladınız. Bir ara ‘sabredin, acı reçete’ diye faturayı vatandaşa kestiniz. Niye kazanınca siz, kaybedince faturayı halk ödüyor? Zaten ihalelerden, borsadan, arsadan, vergi istisnasından, teşviklerden milyarlarca servet yaptınız. Sizin vurgun sponsorusunuz mu insanlar?”


MİLYARLARCA LİRALIK İDDİALARDA HERKES ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR
“Hazine ve Maliye Bakanlığı, izlemiş. Borsa İstanbul ve ilgili denetim kurumları yok. Aracı kurumlar, SPK, MKK, TEFAS hepsi bir şekilde kendini kurtarma peşinde. Bu ülkede küçük esnafın hesabı kuruşu kuruşuna denetleniyor. 5 bin liralık kredi ödenmezse anında gecikme faizi işletiliyor, o da olmazsa icraya veriliyor. İşçinin kazandığı paranın vergisi cebe girmeden kesiliyor. Vatandaşın üç kuruşu için Saray, tüm kişi ve kurumlarıyla jet hızıyla çalışıyor. Ama konu milyarlarca liralık iddialara geldiğinde, konu güçlü ve nüfuzlu kişilere uzandığında, konu siyasi bağlantılarla anılan isimlere geldiğinde hepsi üç maymunu oynuyor. Meclis’te bir Araştırma Komisyonu kurulmasın diye taklalar atılıyor. Neymiş, vatandaş uyanık olsunmuş. Depremde, selde uyanık olsun, para piyasasında dahi her alanda kendisi önlemini alsın, denetimini yapsın. Her şeyi vatandaş yapacaksa, size ne ihtiyaç var? Bu sorulara cevap vermek zorundasınız.”

BU BOZUK DÜZEN DEĞİŞECEK, DEVR-İ SABIK OLMAZ
Konuşmasının sonunda adalet ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Bankoğlu, iktidarın siyasi bağlantıların arkasına sığınarak sorumluluktan kaçamayacağını belirterek “Adalet herkese lazım olacak. Siyasi bağlantım var, arkamda Saray var, devri sabık olmaz, gündem değişir unutulur sanmayın. Bu bozuk düzen değişecek. Sorumlu olan herkes bir gün hesap verecek.” dedi. 
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız