ABD'den Türkiye'ye 100 Tarihi Eser İade Edildi! 70 Yıllık Hasret Sona Erdi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 tarihi eseri İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıttı. Aralarında Tokat'taki Horoztepe'den yaklaşık 70 yıl önce kaçırılan 40 eser ile Burdur'un Düver bölgesine ait 44 mimari levhanın bulunduğu kültür varlıkları, uzun yıllar sonra ait oldukları topraklara döndü.

ABD'den Türkiye'ye 100 Tarihi Eser İade Edildi! 70 Yıllık Hasret Sona Erdi

Türkiye'nin yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarını geri kazanmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan ve Anadolu'nun farklı dönemlerine ait olduğu belirlenen 100 tarihi eser Türkiye'ye iade edildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2 Kasım 2026 Pazartesi günü İstanbul Arkeoloji Müzelerinde düzenlenen programda eserleri kamuoyuna tanıttı. Program kapsamında, Burdur'daki Boubon Antik Kenti'nden yurt dışına kaçırılan eserlerin hikâyesini anlatan “Kaçış Yok: Boubon” sergisinin açılışı da gerçekleştirildi.

Bakan Ersoy, eserlerin Türkiye'ye kazandırılmasında bilimsel araştırmaların, tarihî belgelerin ve ABD makamlarıyla yürütülen iş birliğinin belirleyici rol oynadığını açıkladı.

ABD'deki Müzayedede Tespit Edildiler

Bakan Ersoy'un açıklamasına göre iade sürecinin önemli aşamalarından biri, Mayıs 2026'da ABD'de düzenlenmesi planlanan bir müzayedeyle başladı.

Türkiye kökenli bazı arkeolojik eserlerin satışa çıkarılacağının belirlenmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti.

Bakanlık uzmanları tarafından hazırlanan bilimsel veriler, arşiv kayıtları ve eserlerin kökenlerini ortaya koyan belgeler ABD'deki Manhattan Bölge Savcılığı ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile paylaşıldı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda eserlerin satışı durduruldu ve Türkiye'ye iadeleri sağlandı.

Tokat'tan Kaçırılan 40 Eser 70 Yıl Sonra Geri Döndü

İade edilen 100 kültür varlığının en dikkat çekici bölümünü, Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor.

MÖ 2300-2000 yılları arasına tarihlenen bu eserler, Anadolu'nun Erken Tunç Çağı'ndaki gelişmiş metal işçiliğini gözler önüne seriyor.

Eserler arasında törensel müzik aletleri, silahlar ve çeşitli metal kaplar bulunuyor.

Bakan Ersoy, eserlerin kökeninin belirlenmesinde arkeolog Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığını belirtti.

Horoztepe'de 1953 yılında gerçekleştirilen kaçak kazılara ilişkin kayıtlar da incelemelerde önemli rol oynadı.

Eserlerin biçimleri, üretim teknikleri ve tarihsel özellikleri karşılaştırılarak Anadolu'dan yasa dışı yollarla çıkarıldıklarına ilişkin bilimsel kanıtlar değerlendirildi.

Böylece yaklaşık 70 yıldır yurt dışında bulunan kültür varlıkları yeniden Türkiye'ye kazandırıldı.

Getty Müzesinden 44 Tarihi Eser İade Edildi

Türkiye'ye dönen eserlerin bir diğer önemli grubunu Burdur'un Düver bölgesinden çıkarılan 44 pişmiş toprak mimari levha oluşturuyor.

MÖ 6. yüzyıla tarihlenen ve Arkaik Dönem'e ait olan bu levhalar, antik yapıların çatı ve dış kaplama sistemlerinde kullanılıyordu.

Eserlerin üzerindeki bezemeler ve üretim özellikleri, dönemin mimari anlayışı hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Bakan Ersoy, J. Paul Getty Müzesinde bulunan bu eser grubunun da Türkiye'ye kazandırıldığını açıkladı.

Düver kökenli eserlerin daha önce ABD, Danimarka ve Virginia Güzel Sanatlar Müzesi gibi farklı kaynaklardan iade edilen parçalarla birlikte değerlendirilmesi planlanıyor.

İstanbul Arkeoloji Müzelerinde hazırlanacak bir projeyle eserlerin tarihî bütünlük içerisinde bir araya getirilmesi hedefleniyor.

Boubon Antik Kenti'nin Eserleri Yeniden Bir Araya Geliyor

İstanbul Arkeoloji Müzelerinde açılan “Kaçış Yok: Boubon” sergisi, Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelesinin önemli örneklerinden birini ziyaretçilere sunuyor.

Burdur'un Gölhisar ilçesi yakınlarında bulunan Boubon Antik Kenti, Roma dönemine ait bronz heykelleriyle tanınıyor.

1960'lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar sonucunda antik kentten çıkarılan bazı heykellerin yurt dışındaki müze ve özel koleksiyonlara ulaştığı belirlenmişti.

Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü iade çalışmaları kapsamında bu eserlerin izleri takip edildi.

İbecik köyü sakinlerinin tanıklıkları, arşiv belgeleri ve bilimsel araştırmalar, eserlerin kökeninin ortaya konulmasında önemli katkılar sağladı.

Açılan sergide, farklı koleksiyonlara dağılmış eserlerin yeniden bir araya getirilmesiyle Boubon'un tarihî ve kültürel önemi ziyaretçilere anlatılıyor.

Bakan Ersoy'dan Kültürel Miras Açıklaması

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, eserlerin yalnızca fiziksel olarak Türkiye'ye getirilmesinin yeterli olmadığını, ait oldukları tarihî bağlam içinde değerlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Ersoy, Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirdiğini belirtti.

Bakanlığın bu alanda anlaşma yaptığı ülke sayısının 14'e ulaştığını açıklayan Ersoy, ABD başta olmak üzere İsviçre, Japonya, Danimarka, Yunanistan ve Çin gibi ülkelerle çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Eserlerin tespit edilmesinde eski fotoğraflar, kazı belgeleri, müze kayıtları ve bilimsel analizlerden yararlanılıyor.

Türkiye'nin Tarihi Eserleri İçin Mücadele Sürecek

ABD'den iade edilen 100 kültür varlığı, Türkiye'nin yurt dışına kaçırılan arkeolojik eserleri geri kazanma çalışmalarında yeni bir başarı olarak kayıtlara geçti.

Özellikle Horoztepe ve Düver kökenli eserlerin yeniden Türkiye'ye dönmesi, Anadolu'nun farklı dönemlerine ait tarihî bütünlüğün korunması açısından önem taşıyor.

Bakanlık, yurt dışındaki müzelerde, müzayede evlerinde ve özel koleksiyonlarda bulunan Anadolu kökenli eserleri takip etmeyi sürdürüyor.

2 Kasım 2026'da tanıtılan 100 tarihi eser, onlarca yıl sonra Türkiye'ye dönerek Anadolu'nun kültürel mirasına yeniden kazandırıldı. İstanbul Arkeoloji Müzelerinde açılan Boubon sergisi de bu mücadelenin sonuçlarını kamuoyuyla buluşturuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız