OY BU, OYUN DEĞİL!...
Bu Pazar günü yapılacak olan seçimlerde yok yazlığı açtım, yok tekneyle açıldım, yok çocukları bırakamıyorum, yok uçaklar doluymuş gibi bahanelerle oy kullanmayı düşünmeyen kişiler var ise, bundan böyle memleket hakkında tek kelam laf etmesinler. Gerekiyorsa yürüyün, koşun ama sandığın başına gidin.
AH BE KARA GÖZLÜM...
İnsanlığımızdan utandığımız günler yaşıyoruz. Vicdan denen olgu maalesef bazı kişilerde hiç yerleşmemiş. Kömür gözlü yavru köpeğe reva görülen işkence bunun en açık kanıtı. Türkiye’de olanlar resmen Testere filminin serilerini aratmıyor. Onun o fotoğrafına defalarca baktım insanlığımdan utandım.
Babalar Gününe Özel...
Sevdiğim şiirlerden birkaçını bugüne özel olarak sizlerle paylaşmak istedim. “Hayatta ben en çok babamı sevdim. Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocukÇarpık bacaklarıyla ha düştü, ha düşecekNasıl koşarsa ardından bir devin,O çapkın babamı ben öyle sevdim.
FAYTON SEFALARI BİTMELİ!...
Faytona binmek çocukluğumun Suadiye’sinde en sevdiğim şeydi. Öne kim oturacak diye kuzenlerimle yarışırdık. O zamanlar çocuk aklı işte nereden biliriz atların çektiği azabı. Ama yaş kemale erince şimşekler çakmaya başladı. Canım atlara reva görülen muamele insanın canını fena acıtıyor.
İSTANBUL'UN GÖBEĞİNDE AKILALMAZ BİR OLAY!...
Geçen hafta bir dostumun başına gelen oldukça sıra dışı olayı paylaşmak sizlerle istiyorum. Arkadaşım arabasında ilerlerken diğer yandan kulaklıkla telefonda konuşuyor. Derken arkadaki taksi kornaya basmaya başlıyor, trafik sıkışık yol ilerlemiyor, şöför ısrarla kornoya basıyor.