Gübre ve mazot gibi girdi maliyetlerinin artmasına rağmen, çiftçilerden alınan ürünler, halkımıza 5-6 kat daha yüksek fiyatlarla satılmakta. Bu durumun ciddiyetine dikkat çeken Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, devletin üreticiden ürün satın alıp, kendi şirketini kurması gerektiğini ifade etti.
Fiyat Farklarının Dikkate Değer Boyutu
Bayraktar, birlik merkezinde düzenlenen toplantıda, ocak ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek dikkat çeken rakamlar paylaştı. Tarlada elde edilen ürünlerin yok fiyatına satılmasına karşın, marketlerde bu ürünlerin 5-6 kat daha pahalıya satıldığını belirtti. Örneğin, ocak ayında kuru kayısının üretici ve market fiyatları arasındaki fark yüzde 398,33 olarak tespit edildi. Diğer ürünlerde de benzer oranlar mevcut; elmada yüzde 360,95, portakalda ise yüzde 320,83'lük bir fiyat farkı söz konusudur. Bu durum, üreticilerin yüksek fiyatlardan faydalanamadığını gösteriyor.
Kar Yağışının Üretime Olan Olumsuz Etkisi
Gıda fiyatlarının, son yıllarda dünya genelinde önemli bir sorun haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, aralık ve ocak aylarında yaşanan yoğun kar yağışlarının ekim alanları üzerinde olumsuz etkileri olduğunu bildirdi. Soğuk hava koşullarının normal seviyelerin altında gerçekleşmesi, çiftçilerin birçok bölgede tarlalarına girmesinin imkansız hale gelmesine, dolayısıyla ürünlerin kar altında kalmasına neden oldu. Ayrıca, kar yağışı nedeniyle yolların kapanması büyükşehirlere ürün göndermede ciddi aksamalara yol açtı ve bu durum taşıma maliyetlerini de artırdı.
Ürün Fiyatlarındaki Artışların Temel Sebepleri
Bayraktar, fiyat artışlarının en çok kabak, mandalina, sivri biber ve yeşil soğanda görüldüğünü ifade etti. Bu dönemde kabak, sivri biber ve yeşil soğanın arzının örtü altında sağlandığını belirten Bayraktar, hasat miktarındaki düşüşün fiyat artışlarına neden olduğunu söyledi. Mandalinada da hasadın sona yaklaşması ve depolardan ürün temininin başlaması nedeniyle fiyat artışlarının gözlemlendiğini belirtti. Üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkının giderilmesi adına daha fazla şeffaflık ve yönetim gerekliliğine dikkat çekti.
Üretici ile Tüketici Arasındaki Fiyat Farklarının Azaltılması
Bayraktar, üretici-market fiyat farkının kapatılması için önerilerde bulundu. İlk olarak, üreticiden tüketiciye kadar olan tüm aşamaların takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Nakliyat, ambalajlama ve depolama giderlerinin desteklenmesi gerektiğini belirten Bayraktar, pazarlama kanallarının yanı sıra kooperatifler ve üretici birliklerinin güçlendirilmesini de önerdi. Ayrıca tüketici örgütlerinin güçlendirilmesi ve üretim planlamalarının yapılması gerektiğini ekledi. Yapısal sorunların çözülmesi ve girdi maliyetlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Devletin Rolü ve Üretici Örgütleri
Bayraktar, gelişmiş ülkelerde üretici örgütlerinin pazar payının yüzde 95'e kadar ulaştığını ifade ederek, Türkiye'de bu modeli sürdürebilmek için devletin bu alanda şirketleşmesi gerektiğini savundu. Devletin, üreticiden ürün toplamak, paketlemek ve hem iç hem dış pazar için özelleştirilmiş bir planlama yaparak üretimi sürdürülebilir duruma getirmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut durumun arz ve talebin dengesini bozduğunu belirten Bayraktar, bu dengesizliklerin ülkenin gıda güvenliğini riske attığını ifade etti. Kesin tedbirlerin alınmasının önemine dikkat çekti ve devletin bu alanda aktif bir rol üstlenmesini önerdi.