Gazete Kritik Gündem Şener Üşümezsoy’dan Marmara depremi açıklaması: “Ölü fay”

Şener Üşümezsoy’dan Marmara depremi açıklaması: “Ölü fay”

Şener Üşümezsoy’dan Adalar Fayı çıkışı: Kimdir? Marmara Denizi’ndeki son mikrodeprem hareketliliğini değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar Fayı’nın aktif ve büyük deprem üretecek tek parça bir fay olduğu görüşüne itiraz etti.

Şener Üşümezsoy’dan Adalar Fayı çıkışı: Kimdir? İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında kaydedilen küçük depremlerin ardından Marmara’daki fayların yapısı yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kendi YouTube kanalında yayımladığı “Adalar Fayı Uçurumu” başlıklı videoda, kamuoyunda Adalar Fayı olarak bilinen yapıya ilişkin farklı bir tektonik model ortaya koydu.

Üşümezsoy, Büyükçekmece’den Yeşilköy ve Tuzla yönüne uzandığı belirtilen yapının aktif ve kırılmamış tek bir fay olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Söz konusu yapının geçmiş jeolojik dönemlerde oluşmuş yaşlı bir normal fay düzlemi olduğunu savunan Üşümezsoy, bunun büyük deprem üretecek aktif bir fay şeklinde yorumlanmasını “jeolojinin en büyük hatalarından biri” olarak nitelendirdi.

Şener Üşümezsoy Adalar Fayı için ne söyledi?

Üşümezsoy’a göre Adalar çevresindeki yapı, Marmara Denizi’nin oluşumu sırasında gelişen eski bir uçurum veya fay dikliğinden oluşuyor. Bölgede daha sonra etkili olan farklı tektonik kuvvetlerin bu eski yapıyı parçaladığını belirten Üşümezsoy, güncel depremlerin tek bir Adalar Fayı üzerinde meydana gelmediğini öne sürdü.

Son açıklamasında “Marmara, Kuzey Marmara’da kırılmamış fay yoktur” ifadesini kullanan Üşümezsoy, Adalar’ın güneyinde kaydedilen sarsıntıların daha genç ve farklı yönlerde ilerleyen parçalı faylarla bağlantılı olduğunu savundu.

Üşümezsoy, Büyükada’nın doğusundan kuzeye, İstanbul kıyılarına doğru ilerleyen tali fayların bulunduğunu belirtti. Son mikrodepremlerin de Adalar Fayı olarak isimlendirilen eski yapıdan ziyade bu tali faylar üzerinde meydana geldiğini ileri sürdü.

23 Nisan depremi için ne dedi?

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 23 Nisan 2025’te Silivri-Kumburgaz açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremi de kendi modeli çerçevesinde değerlendirdi.

Depremin Adalar Fayı’ndan yaklaşık 60 kilometre uzakta gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, sarsıntının 1912 depreminden sonra stres biriken ve kırılmadan kalan Kumburgaz segmenti üzerinde oluştuğunu savundu.

Üşümezsoy, 23 Nisan depreminin kendi tektonik modelini desteklediğini ileri sürerken Kuzey Marmara’da 7’nin üzerinde deprem üretmesi beklenen kesintisiz ve kırılmamış bir fay kaldığı görüşüne katılmadığını söyledi.

Adalar açıklarında kaç deprem oldu?

Adalar’ın güneyinde 18 Ağustos 2026 saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında yaklaşık 20 kilometrelik alanda 117 deprem kaydedildi. Sarsıntıların büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişti.

Deprem etkinliğine ilişkin teknik değerlendirmede depremlerin zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğinde olduğu belirtildi. Moment tensör çözümü yapılabilen depremlerin benzer faylanma geometrisine sahip olduğu açıklandı.

Bu büyüklükteki deprem kümelerinin aktif tektonik bölgelerde zaman zaman görülebildiği, bölgedeki sismik hareketliliğin konum, derinlik, büyüklük ve kaynak mekanizması açısından kesintisiz izlendiği bildirildi.

Üşümezsoy’un açıklaması bilimsel uzlaşı anlamına geliyor mu?

Üşümezsoy’un Adalar Fayı ve Marmara’daki deprem riski hakkındaki açıklamaları kendi tektonik yorumunu yansıtıyor. Marmara Denizi’ndeki aktif fayların geometrisi, segmentlerin birbirleriyle bağlantısı ve olası deprem büyüklükleri konusunda yer bilimciler arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor.

Bu nedenle “Adalar Fayı ölüdür” veya “Kuzey Marmara’da kırılmamış fay kalmamıştır” ifadeleri, bütün bilim insanları ve resmi kurumlar tarafından kabul edilmiş ortak bir sonuç olarak değerlendirilmemeli.

Mikrodepremlerin meydana gelmesi de tek başına büyük bir depremin yaklaştığını veya riskin tamamen ortadan kalktığını göstermiyor. Depremin kesin tarihini ve saatini önceden belirlemek günümüzde mümkün olmadığı için İstanbul’daki yapı güvenliği, acil durum planları ve bireysel hazırlıklar uzmanlar arasındaki görüş ayrılıklarından bağımsız olarak önemini koruyor.

Şener Üşümezsoy kimdir?

Şener Üşümezsoy, 14 Kasım 1950 tarihinde İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Kırım Tatarı kökenli bir ailede dünyaya gelen Üşümezsoy, 26 Ağustos 2026 itibarıyla 75 yaşındadır.

İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlayan Üşümezsoy, 1969 yılında Pertevniyal Lisesinden mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Jeoloji bölümünde lisans eğitimi aldı. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını da aynı üniversitede tamamladı.

1976 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünde görev yapan Üşümezsoy, daha sonra İstanbul Üniversitesinde asistan olarak akademik kariyerine devam etti. 1991 yılında profesör unvanını aldı ve İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünde uzun yıllar öğretim üyesi olarak çalıştı.

Üniversitenin akademik kayıtlarında eski araştırmacı olarak yer alan Üşümezsoy’un çalışma alanları arasında yer bilimleri, tektonik hareketler, Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Marmara Denizi’ndeki fay sistemleri bulunuyor. Akademik toplantılarda Marmara’nın tektonik yapısı ve doğrultu atımlı fay sistemleri üzerine çalışmalar sundu.

Şener Üşümezsoy’un kitapları

Üşümezsoy, deprem ve Marmara’daki fay sistemleri hakkında kamuoyuna yönelik çeşitli kitaplar kaleme aldı. Bilinen eserlerinden bazıları şunlardır:

  • İstanbul Depremi
  • Vatandaş İçin Deprem Rehberi
  • 17 Ağustos Sonrası Marmara’da Deprem Riski

Jeolojinin yanı sıra tarih, ekonomi, enerji politikaları, jeopolitik ve uluslararası ilişkiler üzerine de kitapları bulunan Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi’nden sonra televizyon programları ve kamuya açık konuşmalarıyla geniş kitlelerce tanındı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *