Savcılık Hakan Şükür'ün dosyasını ayırdı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün futbol üzerindeki etkisini araştırdı ve üç eski futbolcuya "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlaması getirdi. Arif Erdem firari, İsmail Demiriz tutuklu. İddianame, örgütün spor kulüplerine yönelik stratejik hedeflerini ortaya koyuyor.

Savcılık Hakan Şükür'ün dosyasını ayırdı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından gerçekleştirilen "FETÖ'nün futbol ayağına yönelik" soruşturma sona erdi. Bu süreç kapsamında, üç eski futbolcu hakkında suçlamalarda bulunuldu. Hazırlanan 92 sayfalık iddianamenin, Savcı Mehmet Şenay Baygın tarafından kaleme alındığı belirtildi. Söz konusu iddianamede, Arif Erdem’in firari durumda olduğu, İsmail Demiriz’in tutuklu bulunduğu ve Uğur Tütüneker hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığı ifade edildi.

Şüphelilerin Suçlamaları

İddianamede, şüphelilerden Arif Erdem’in FETÖ’nün gizli haberleşme uygulaması Bylock'un kullanıcısı olduğunun kanıtlandığı ve örgütün futbol alanındaki önemli figürlerinden biri olduğuna dair bilgilere yer verildi. Ayrıca, soruşturma kapsamında dinlenen bazı tanıkların ifadeleri de dikkat çekici unsurlar arasında yer aldı. Bu tanıkların beyanları, olayın derinliğini ve şebekenin spor alanındaki etkisini gün yüzüne çıkarıyor.

Futbolun Özel Seçimi

İddianamede, "FETÖ’nün silahlı kanadı ve devletin paralel yapı olarak örgütlenmesi" konusu ele alındı. Özellikle futbolun Türkiye'deki popülaritesi nedeniyle bu spor dalının Fetullah Gülen tarafından özellikle tercih edildiği vurgulandı. Futbolun, toplumu etkileyen bir araç olarak kullanılması için uygun bir platform sağladığı, bu nedenle FETÖ için stratejik bir hedef haline geldiği ifade edildi. Sporculardan ve kulüplerden oluşan bu yapının sahip olduğu etkinin, örgütün amacına ulaşma konusunda sağladığı avantajlar üzerinde duruldu.

Kulüpleri Ele Geçirme Amaçları

İddianamede, FETÖ’nün asıl hedefinin, yıllık bütçeleri milyon doları bulan büyük spor kulüplerini kontrol altına almak olduğu ifade edildi. Örgütün, bu tür kurumlara engel teşkil ettiğini düşündükleri kişi ve kuruluşlara karşı hukuksuz yollarla müdahale ettikleri ve bunları ortadan kaldırmak için çeşitli şiddet eylemlerine başvurdukları iddia edildi. Bu bağlamda, şike kumpası olarak bilinen davanın da örgütün planlarının en önemli göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Süreç, kulüplerin ve sporun genel işleyişine sağlanan müdahalelerle dikkat çekiyor.

Hakan Şükür'ün Durumu

Hakan Şükür ile ilgili olarak, daha önce bu şahıs hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma bulunduğu belirtildi. Bu nedenledir ki, Şükür’ün dosyası ayrılarak yetkisizlik kararı ile Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. İddianamede, üç eski futbolcuya "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu kapsamda, kadın veya erkek fark etmeksizin, futbolun içindeki etkili isimlere yönelik yapılan soruşturmaların devam etmesi bekleniyor.

Tanıkların İfadeleri Önemli

İddianamede, futboldaki eski imamlarından olduğu belirtilen Said Alpsoy’un Emre Belözoğlu ile ilgili açıklamalarına da yer verildi. Belözoğlu'nun, 2000’li yıllarda Alpsoy’u arayarak FETÖ’den gizli faaliyetleri organize etmek istediğini belirttiği ifade edildi. Ancak, belgedeki tanık, bu projenin hayata geçirilemediğini ve Belözoğlu’nun sonrasında iletişimi kestiğini aktardı. Bu tür ifadelere de dikkat çekilmesi, örgütün futbol alanındaki etkisi ve etkileşimlerinin boyutunu gözler önüne seriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız