Posta gazetesi yazarı Nedim Şener, Cemaat operasyonları çerçevesinde tutuklanan Nazlı Ilıcak’ın cezaevinden gönderdiği mesajı okuyucularıyla paylaştı. Bu mesajda, Ilıcak, darbe girişimi sonrası gözlemlerini ve pişmanlıklarını dile getirdi. 15 Temmuz sonrası yaşadıklarının, yıllarca desteklediği bir yapının gerçekte ne olduğunu anlamasına yardımcı olduğunu belirten Ilıcak, bu süreç içinde yaşadığı dönüşümü aktardı.
FETÖ ile İlgili Yeni Görüşler
Nazlı Ilıcak, cezaevinden kaleme aldığı yazıda, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin, FETÖ'nün gerçek yüzünü görmesine sebep olduğunu ifade etti. Bakırköy Kadın Tutukevi'nde geçirdiği zamanın, FETÖ'nün bir örgüt olduğu gerçeğini kavraması için dönüm noktası olduğunu belirten Ilıcak, daha önceki savunmalarından ve söylemlerinden pişmanlık duyarak, “Yanıldım” ifadesini kullandı. Böyle bir yapılanmaya yıllar boyu destek vermiş olmanın yükünü hissettiğini vurguladı. Daha önce kaleme aldığı “Her Taşın Altında Cemaat mi Var?” kitabı ile kendi inandırıcı kaleminden çıkardığı FETÖ yorumlarının nasıl bir yanılgı olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda darbe girişiminden sonra bu düşüncelerin değişmesini sağladığını ifade etti ve yaşananların özü itibariyle FETÖ'nün faaliyetlerinin sadece darbe değil, aynı zamanda büyük bir manipülasyon olduğunu anladığını belirtti.
Önceki Görüşleri ve Eleştirileri
Ilıcak, geçmişte FETÖ'nün 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarındaki rolünü anlamakta zorluk çektiğini dile getirdi. Hrant Dink cinayetindeki FETÖ ilişkisinin farkında olmadığını, ancak bugün geldiği noktada bu durumları daha iyi kavradığını aktardı. Özellikle, FETÖ’cü istihbaratçılarla ilgili geçmişteki duruşunu eleştiren Ilıcak, bu kişi ve yapılar ile arasına mesafe koymamanın yanlışlıklarına vurgu yaptı. Gazetecilerin yargılandığı OdaTV davasında “Şikayetçi” sıfatı ile yer alması, ona göre ciddi bir hataydı. Bu durumu Zekeriya Öz’ün bir kumpası olarak değerlendiren Ilıcak, zamanla bu sürecin kendisine dönük böylesine bir lincin parçası haline geldiğini anlamış durumda. Eski düşüncelerinden vazgeçtiğini kabul eden Ilıcak, geçmişteki bazı eylemlerini ve düşüncelerini sorgulamakta.''
Cezaevinden Gönderilen Not ve Kumpas İtirafı
Nazlı Ilıcak, kızı Aslı Ilıcak aracılığıyla cezaevinden gönderdiği notta, kendisine yönelik bir kumpasa maruz kaldığını vurguladı. Odatv davasının iddianamesini yazan Zekeriya Öz ile olan diyaloğunu aktararak, üzerinde bulunan notların yanlış anlamalara neden olduğunu belirtti. Gazeteci G.C. ile olan ilişkisini ele alan Ilıcak, bu durumu açıklığa kavuşturmak için savcılığa şikayette bulunduğunu ama sonrasında bu şikayetinin istismar edildiğini ifade etti. 2011 yılında yayımlanan iddianamede isminin öne çıkması onu oldukça şaşırttı. 23 Ocak 2012'ye kadar süren mücadelesiyle, avukatları aracılığıyla bu şikayetinin geri alınmasını sağladı. Ilıcak, artık bu süreçte Zekeriya Öz'ün ona karşı kasıtlı bir tutum içinde olduğunu bildiğini belirterek, gözaltına alındığı günden beri yaşadıklarının, onun pişmanlık vesilesi olduğunun altını çizdi.
Sonuç ve Gelecek Umutları
Nazlı Ilıcak'ın yazdığı bu not, pişmanlık ve itiraflarla dolu bir dönemin kapısını aralarken, geçmişteki yazılı görüşleriyle de bir öz eleştiri niteliği taşımaktadır. Bu durum, sadece kendi üzerine değil, aynı zamanda Türkiye’deki medya ve siyasi iklimdeki değişiklikler açısından da düşündürücü bir anlam taşıyor. Gelecekte, geçmişteki hatalarından ders alarak hareket edecek olan Ilıcak’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaktan faydalanarak tahliye edilmesi gerekiyor. Söz konusu not ve itirafları, yalnızca cezaevinde geçen günlerin bir yansıması değil, aynı zamanda yaşanan tecrübelerin somut bir ifadesi olarak kayda geçiyor.