Gazete Kritik Gündem Malulen emeklilikte Yargıtay’dan emsal karar: Hastalığın başlangıç tartışmasına son nokta

Malulen emeklilikte Yargıtay’dan emsal karar: Hastalığın başlangıç tartışmasına son nokta

Malulen emekli olmak isteyenlerle SGK arasında uzun süredir tartışma konusu olan “hastalık işe girmeden önce mi vardı, çalışma hayatında mı ortaya çıktı” sorusuna ilişkin Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar çıktı. Karara göre askerliğini sağlıklı tamamlayan ve işe girişte “sağlam” raporu alan kişilerin, çalışma hayatı sırasında ortaya çıkan rahatsızlıkları malulen emeklilik hakkı doğurabilecek.

Malulen emeklilik başvurularında uzun süredir sorun haline gelen “hastalık ne zaman başladı” tartışmasıyla ilgili Yargıtay emsal bir karara imza attı. Özellikle SGK ile malulen emekli olmak isteyen sigortalılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda sıkça gündeme gelen “rahatsızlık işe girişten önce mi vardı, yoksa çalışma hayatı içinde mi ortaya çıktı” sorusuna ilişkin verilen karar, dikkat çeken bir dönüm noktası oldu.

Yargıtay’ın değerlendirmesine göre askerliğini sağlıklı şekilde tamamlayan ve işe girişte “sağlam” raporu alan kişilerin, çalışma hayatı devam ederken ortaya çıkan hastalıkları malulen emeklilik hakkı doğurabilecek. Böylece sosyal güvenlik hukukunda sıkça tartışılan hastalığın başlangıç tarihi konusunda önemli bir yargı görüşü ortaya konmuş oldu.

Karar, yalnızca bir dava dosyasına ilişkin sonuç olarak değil, benzer durumda bulunan çok sayıda sigortalı açısından da dikkat çekici bir örnek olarak öne çıktı.

Şizofreni teşhisi konulan memurun hukuk mücadelesi örnek oldu

Kararın ayrıntılarını SGK Başuzmanı İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında anlattı. Karakaş’ın aktardığına göre Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin kararı, askerliğini yapmış, sağlıklı şekilde iş hayatına başlamış ancak çalışma hayatı sürerken ağır bir hastalığa yakalanmış sigortalılar açısından önemli bir gelişme oldu.

Dosyaya konu olan olayda, bir memur adayının hukuk mücadelesi dikkat çekti. Buna göre ilgili kişi askerliğini 18 ay boyunca tam sağlıklı şekilde tamamladı ve terhis oldu. Sonrasında özel bir şirkette işe girdi, burada yapılan sağlık kontrollerinden de başarıyla geçti. Ardından 1992 yılında Adalet Bakanlığı bünyesinde mübaşir olarak göreve başladı.

Ancak bu süreçten sonra sağlık durumu değişti. Görevini sürdürdüğü sırada psikolojik rahatsızlığı ortaya çıktı. Rahatsızlığın hızlı şekilde ilerlediği ve memuriyetinin henüz 8. ayında görevinden ayrılmak zorunda kaldığı belirtildi. Daha sonra kendisine şizofreni teşhisi konuldu.

Yerel mahkeme ve istinaf aynı yönde karar verdi

Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre yerel mahkeme, davacının yüzde 80 oranında şizofreni hastası olduğunu tespit etti. Aynı değerlendirmede, hastalığın sigortalılık başlangıcından sonra ve çalışma hayatı içinde şiddetlendiği yönünde kanaat oluştu. Bunun üzerine mahkeme, davacının malulen emekliliğe hak kazandığına karar verdi.

Dosya daha sonra İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf Mahkemesi de yerel mahkemenin verdiği kararı yerinde buldu. Böylece ilk derece mahkemesinin yaklaşımı ikinci aşamada da korunmuş oldu.

Ancak süreç burada sona ermedi. SGK, kararı Yargıtay’a taşıdı. Böylece dosya, sosyal güvenlik hukukunda önemli etkiler yaratabilecek bir üst yargı incelemesine konu oldu.

Yargıtay kararı onadı, tartışmaya son noktayı koydu

Dosyayı inceleyen Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın hukuka uygun olduğuna hükmetti. Kararda, bozmayı gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığı belirtildi ve hüküm onandı.

Bu onama kararıyla birlikte, davacının malulen emeklilik hakkı yönündeki karar kesinleşmiş oldu. Aynı zamanda Yargıtay, sosyal güvenlik hukukunda sıkça gündeme gelen “hastalığın başlangıç tarihi” tartışmalarına ilişkin önemli bir çerçeve çizdi.

Kararın özü, askerliğini sağlıklı biçimde yapmış ve işe girişte sağlam raporu almış bir kişinin, daha sonra çalışma hayatı içinde gelişen ya da ağırlaşan hastalığının malulen emeklilik hakkına engel teşkil etmeyeceği yönünde şekillendi.

Askerlik ve işe giriş sağlık raporu güçlü delil sayıldı

Kararda öne çıkan en önemli başlıklardan biri, askerliğin ve işe girişte alınan sağlık raporlarının güçlü bir ispat aracı olarak değerlendirilmesi oldu. İsa Karakaş, bu kararın sosyal güvenlik hukukunda hastalığın başlangıç tarihine ışık tuttuğunu vurgulayarak, askerliğini sağlıklı yapan bir kişinin sonradan gelişen hastalığının emekliliğe engel olamayacağının tescillendiğini belirtti.

Karakaş’a göre sigortalının işe girişte sağlıklı olması ve hastalığın çalışma süresinde kronikleşmesi, maluliyet haklarını doğuruyor. Bu nedenle askerlik terhisi ve işe giriş sağlık raporları, SGK’nın “hastalık eski” savunmasına karşı en güçlü deliller arasında yer alıyor.

Binlerce sigortalıyı ilgilendiren emsal bir karar

Bu kararın, özellikle “sigorta girişinden önce maluliyet vardı” gerekçesiyle emeklilik talebi reddedilen çok sayıda sigortalı açısından önemli olduğu ifade ediliyor. Karakaş, söz konusu kararın kritik bir “ispat” zaferi niteliği taşıdığını vurgularken, kararın özünde askerlik yapabilmiş olmanın ve işe girişteki sağlık raporlarının belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Yargıtay’ın bu onama kararıyla birlikte, malulen emeklilik başvurularında hastalığın başlangıç tarihine ilişkin tartışmalarda yeni bir yargısal eşik oluşmuş oldu. Özellikle çalışma hayatına sağlıklı başladığını belgeleyebilen ve rahatsızlığının daha sonra ortaya çıktığını ya da ağırlaştığını gösterebilen sigortalılar açısından karar, dikkat çeken bir emsal olarak kayda geçti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *