Berlin'de gerçekleştirilen bir toplantıda, eski Alman Meclis Başkanı Norbert Lammert, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uygulamaya koymaya çalıştığı partili cumhurbaşkanlığı sisteminin, kendi siyasi gücünü arttırma amacını taşıdığını dile getirdi. Lammert, bu tür bir değişikliğin, seçilmiş bir hükümet aracılığıyla ülkenin kendi yasalarına aykırı bir darbe anlamına geldiğini vurguladı.
Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve Etkileri
Lammert, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin getireceği sonuçların sadece Türkiye'yi etkilemekle kalmayıp, uluslararası düzeyde de geniş yankılar yaratacağını ifade etti. Erdoğan'ın bu modelle kendi siyasi yapısını güçlendirmeyi amaçladığını belirten Lammert, mevcut sistemin demokrasinin temel ilkeleriyle çeliştiğini ve ülkenin siyasi istikrarını sarsabileceğini kaydetti. Böyle bir adım, Türkiye'nin uluslararası arenada sahip olduğu imajı da zedeleyerek, demokratik normlarla uyum içinde olmayan bir yönelim olarak algılanabilir. Lammert, bu durumun gelecek dönemde ülkenin uluslararası ilişkilerini ve iş dünyasıyla olan bağlarını sıkıntıya sokabileceğini öngörüyor.
Türkiye-AB İlişkileri ve Müzakerelerin Dondurulması
Norbert Lammert, Türkiye'nin siyasi yapısındaki bu değişikliğin Avrupa Birliği ile olan üyelik müzakerelerini önemli ölçüde olumsuz etkileyeceğini belirtti. Lammert, böyle bir durumun Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin dondurulması anlamına geleceğini ifade ederken, bu sürecin her iki taraf için de sonuçlarının ağır olabileceğine dikkat çekti. Lammert’in açıklamasına göre, Türkiye’nin iç dinamiklerini değiştiren bu adımlar, Avrupa ile olan bağları zayıflatacak ve müzakere sürecini geriye götürecektir. Bu durum, Avrupa'daki siyasi aktörlerin Türkiye'ye bakış açısını da değiştirebilir, zira demokratik standartların ihlali, Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki yasal çerçeveyi tehdit eder hale gelecektir.
