Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılına dair İstatistiklerle Kadın bülteni, kadınların istihdam oranının erkeklerden belirgin bir biçimde düşük olduğunu ortaya koydu. Verilere göre, yaşamları boyunca şiddet görmüş kadınların büyük bir kısmı çeşitli türlerde şiddetle karşılaşmış. Kadınların %28,2’si psikolojik şiddet, %18,3’ü ekonomik şiddet, %12,8’i fiziksel şiddet, %10,9’u ısrarlı takip, %8,3’ü dijital şiddet ve %5,4’ü cinsel şiddet mağduru olmuştur. En yaygın olarak, şiddeti uygulayan kişiler eş veya eski eşlerinden oluşmaktadır.
Kadın ve Erkek Nüfus Oranı
TÜİK, 2025 yılı itibarıyla Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarını açıkladı. Kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedildi. Toplam nüfusun %49,98’ini kadınlar, %50,02’sini ise erkekler oluşturuyor. Kadınlar ve erkekler arasındaki bu denge, kadınların daha uzun yaşamaları nedeniyle 60 yaş ve üzeri gruplarda değişim gösteriyor. Örneğin, 60-74 yaş grubundaki kadınların oranı %51,9, 90 yaş ve üzerindeki kadınların oranı ise %69,7 seviyelerine ulaşıyor.
Beklenen Yaşam Süresi
2022-2024 yılları arasında yapılan Hayat Tabloları sonuçları, Türkiye geneli için doğuşta beklenen yaşam süresinin 78,1 yıl olduğunu ortaya koymakta. Bu süre kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl şeklindedir. Kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görülürken, doğuşta sağlıklı yaşam süreleri de kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58.9 yıl olarak belirlenmiştir. Bu veri, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlara göre 2,6 yıl daha fazla olduğunu göstermektedir.
Eğitim Düzeyindeki Artış
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, 25 yaş ve üstü bireylerin eğitim düzeyinde zamanla önemli bir artış yaşandığı belirtiliyor. 2011 yılında Türkiye genelinde 25 yaş üstü bireylerin ortalama eğitim süresi 7,3 yıl iken, bu rakam 2024 yılı itibarıyla 9,5 yıla ulaştı. Kadınların eğitim süresi 6,4 yıldan 8,8 yıla, erkeklerin ise 8,3 yıldan 10,2 yıla çıkmıştır. 2008-2024 dönemi içerisinde en az bir eğitim düzeyi tamamlayan 25 yaş ve üzeri bireylerin oranı da artarak %75,1’den %92,6’ya ulaşmıştır. Kadınlarda bu oran %67,5’ten %88,3’e, erkeklerde ise %82,8’den %97,0’a çıkmıştır.
Ebeveynin Eğitim Seviyesi Etkisi
Yükseköğretim İstatistikleri ışığında, ebeveynlerin eğitim seviyesi ile bireylerin eğitim durumu arasında pozitif bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. 2008 yılında yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ya da doktora mezunu olan 25 yaş üstü bireylerin oranı %9,1 iken, bu oran 2024’te %25,2’ye çıkmıştır. Kadınların yükseköğretim mezuniyet oranı 2008 yılında %7,1 iken, 2024 yılında %23,6’ya ulaşmıştır. Bununla birlikte, ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyi ile bireyin eğitim seviyesi arasında doğrudan bir bağ olduğu ifade edilmektedir.
İşgücüne Katılım Oranı ve İstihdam Verileri
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2024 yılında 15 yaş ve üstü bireylerin işgücüne katılma oranı %54,2 olarak belirlenmiştir. Kadınların bu oranı %36,8, erkeklerin ise %72,0 olmuştur. Eğitim durumuna göre işgücüne katılma oranı incelendiğinde, eğitim leveli yükseldikçe kadınların işgücüne katılım oranlarının da artığı gözlemlenmiştir. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6 iken, yükseköğretim mezunu kadınlarda bu oran %68,7’ye kadar çıkmaktadır.
Pozitif Gelişmeler ve Kadın İstihdamındaki Durum
2024 verilerine göre, kadınların en yüksek istihdam oranı %54,7 ile Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde görülmektedir. Aksine, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve Van gibi bölgelerde istihdam oranı %39,5 seviyelerine kadar düşmektedir. Yarı zamanlı çalışma oranı da genel olarak Türkiye'de %12,1 olarak belirlenmişken bu oran, kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0’dır. Hanesinde 3 yaş altı çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı 2024’te %60,0 olarak kaydedilmiştir.
Kadın Temsili ve Yüksek Öğrenimde Kadın Oranı
Verilere göre 2025 yılında kadın büyükelçi oranı %28.4 seviyesine çıkmıştır. 2011 yılında bu oran %11.9’dur. Türk Büyükelçilerin oranı ise erkeklerde %88.1’dan %71.6’ya düşmüştür. 2025 sonu itibarıyla TBMM’deki kadın milletvekili oranı %19.9’a ulaşırken, 2007 yılında bu oran %9.1 olarak belirtilmiştir. Yükseköğretimde kadın profesör oranı 2010-2011'de %27.6, 2024-2025’te ise %34.9 olmuştur.
Şiddet Verileri ve Kadınlar Üzerindeki Etkisi
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'nın sonuçları, yaşamları boyunca şiddete maruz kalmış kadınların %39,5'inin en sık eş/eski eş/birlikte olduğu kişilerden şiddet gördüğünü göstermektedir. Ayrıca, fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete uğramış kadınların yüzde 56,0, 42,0 ve 38,3 oranları ile en fazla yine aynı kişiler tarafından mağdur edildiği kaydedilmiştir. Ekonomik şiddet ise, bir okul bitirmeyen kadınlarda %31,8 iken yüksek öğrenim görenlerde yalnızca %8,9’dur.