Gazete Kritik Gündem Hakan Fidan: “Türkiye’yi hedefe koyan sadece Netanyahu değil, muhalefet de aynı çizgide”

Hakan Fidan: “Türkiye’yi hedefe koyan sadece Netanyahu değil, muhalefet de aynı çizgide”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran müzakerelerinden Hürmüz Boğazı’na, İsrail’in bölgedeki tutumundan Türkiye’ye yönelik söylemlere kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Fidan’ın “İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz” sözleri açıklamaların en çok öne çıkan bölümü oldu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında yürütülen müzakereleri değerlendirirken tarafların henüz nihai aşamaya gelmediğine işaret etti. Fidan, Amerikalılar ile İranlıların görüşmelerin ardından ülkelerine döndüğünü belirterek, özellikle İran tarafının ABD tarafından sunulan teklifi değerlendireceğini ve buna bir yanıt vereceğini düşündüğünü ifade etti.

Müzakere masasında ele alınan başlıkların kapsamına dikkat çeken Fidan, bu kadar geniş ve teknik konuların kısa sürede nihai bir belgeye bağlanmasının kolay olmadığını vurguladı. Bu nedenle 15 gün içinde kesin bir imza sürecinin teknik açıdan çok mümkün görünmeyebileceğini belirten Bakan Fidan, buna rağmen tarafların iyi niyetli ilerlemesi halinde 45 ya da 60 günlük ilave bir ateşkes seçeneğinin gündeme gelebileceğini dile getirdi.

İsrail’in Türkiye’ye yönelik yaklaşımına sert sözler

Bakan Fidan, değerlendirmelerinde İsrail’in Türkiye’ye bakışına da geniş yer ayırdı. İsrail’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında bir kompleks içinde bulunduğunu söyleyen Fidan, bölgede çok sayıda gelişme yaşanırken Türkiye’nin izlediği denge politikasının Ankara’yı farklı bir noktaya taşıdığını anlattı.

Fidan’a göre Türkiye’nin Filistin, Lübnan ve İran savaşı konularında ortaya koyduğu yaklaşım, İsrail’in yayılmacı politikalarıyla açık bir karşıtlık oluşturuyor. Türkiye’nin kullandığı yöntem, iletişim dili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya liderleriyle kurduğu ilişki ağı nedeniyle İsrail’in oluşturmak istediği söylem zemininin bozulduğunu ifade eden Fidan, bu durumun İsrail cephesinde rahatsızlık yarattığını belirtti.

“İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz” vurgusu

Açıklamaların en dikkat çeken bölümü ise İsrail’e ilişkin değerlendirmelerde öne çıktı. Fidan, mevcut tablo içinde İsrail’in Türkiye’ye yönelik söylemlerinin daha anlaşılır hale geldiğini belirtirken, “İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz” ifadesini kullandı.

Bu yaklaşımın yalnızca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile sınırlı olmadığını söyleyen Fidan, muhalefette bulunan isimlerin de Türkiye’yi yeni bir düşman olarak ilan etme arayışı içinde olduğunu kaydetti. Bakan Fidan, bunun giderek bir devlet stratejisine dönüştürülmeye çalışılan bir tutum olduğuna işaret etti. İsrail’in güvenlik arayışında olmadığını, daha fazla toprak peşinde olduğunu söyleyen Fidan, özellikle Lübnan bağlamında bu perspektifin açık biçimde görüldüğünü vurguladı.

Hürmüz Boğazı mesajı: Türkiye savaşın dışında kalmak istiyor

Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmesinde bütün dünyanın beklentisinin, bu geçiş hattının uluslararası dolaşıma tamamen açık kalması olduğunu söyledi. Hiçbir ülkenin buradan geçiş için herhangi bir bedel ödemeden serbest şekilde hareket edebilmesi gerektiğini belirten Fidan, burada son derece hassas bir çizgi bulunduğuna işaret etti.

Fidan, boğazın açık tutulmasını sağlama çabası ile İran’a karşı yürütülen bir savaşın parçası haline gelme riskinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Hiçbir ülkenin İran’a karşı yürütülen savaşın tarafı olmak istemediğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin resmi tutumunun da bu yönde olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başından beri Türkiye’yi savaşın dışında tutma politikası izlediğini söyleyen Fidan, buna rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki durumun küresel piyasalar üzerindeki etkisi nedeniyle çözüm için katkı sunmaya devam ettiklerini ifade etti. Türkiye’nin enerji güvenliği bakımından Hürmüz’e doğrudan çok bağlı olmadığını, ancak boğazdaki bir kapanmanın dolaylı etkilerinin hissedildiğini de dile getirdi. Ayrıca uluslararası silahlı bir barış gücüyle bölgeye müdahil olmanın ciddi zorluklar barındırdığını belirtti.

Lübnan, Suriye ve bölgesel dengelerle ilgili mesajlar

Lübnan’ın müzakerelere dahil olup olmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, ilk aşamada böyle bir dahil olma algısının bulunduğunu, özellikle Pakistanlılar ve İranlılarla yaptığı görüşmelerde bunun hissedildiğini söyledi. Pakistan’ın burada arabulucu konumunda bulunduğunu belirten Fidan, süreç ilerlerken Netanyahu’nun her zamanki gibi oyunu bozduğunu, sınırları zorladığını ve ABD’nin buna açık bir itiraz geliştiremediğini ifade etti. Buna rağmen ilk günkü çok sayıda sivilin ölümüne yol açan ağır bombardımanın ardından, görüşmeler sürerken büyük çaplı saldırıların yaşanmamasının dikkat çekici olduğunu söyledi.

Fidan ayrıca Yunanistan, GKRY ve İsrail arasındaki işbirliklerinin daha fazla güven değil, daha fazla güvensizlik ve daha fazla savaş riski ürettiğini belirtti. Suriye başlığında ise İsrail’in İran’la süren savaştan dolayı bazı adımları şu an atmadığını, ancak bunun ileride aynı niyetlerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini ifade etti. Bölge ülkeleriyle yaptığı temaslarda en güçlü beklentinin, savaş öncesindeki düzenin savaş sonrasında da korunması yönünde olduğunu aktaran Fidan, bölgedeki gerilimin yalnızca bugünü değil, sonrasını da şekillendirecek bir başlık olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *