Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026 tarihinde ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda konuştu. Dünya liderlerine hitap eden Erdoğan’ın gündeminde Gazze’deki insani durum, Filistin devletinin tanınması, Birleşmiş Milletler sisteminin yeniden yapılandırılması, Suriye’deki gelişmeler, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardı.
Konuşmasının önemli bölümünü Gazze’ye ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste ikinci kez Genel Kurul salonunda bulunamadığını hatırlattı. Abbas’ın salonda olmamasına rağmen Türkiye’nin Filistin halkının haklarını savunmayı sürdüreceğini belirten Erdoğan, henüz Filistin’i tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
Erdoğan’dan Gazze ve Filistin çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşananların uluslararası toplum açısından ağır bir sınav oluşturduğunu söyledi. İsrail’in saldırılarında çok sayıda sivilin ve çocuğun hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, Gazze’yi çocukların en fazla zarar gördüğü bölgelerden biri olarak nitelendirdi.
Erdoğan, konuşmasında İsrail yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı. Gazze’de sürdürülen saldırıları eleştiren Cumhurbaşkanı, “Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var” dedi. Uluslararası toplumu daha güçlü ve etkili adımlar atmaya çağıran Erdoğan, İsrail üzerindeki siyasi ve diplomatik baskının artırılması gerektiğini ifade etti.
Filistin meselesinin kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik desteğini yineledi. Erdoğan, Filistin’in tanınmasının barış sürecine katkı sağlayacağını belirterek tanıma kararı almayan ülkelere seslendi.
Birleşmiş Milletler sistemine reform çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki bir diğer önemli başlık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı oldu. Dünyada çatışmaların ve insani krizlerin arttığını belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin kuruluş amacını yerine getirmekte zorlandığını söyledi.
Dünya genelindeki 190’dan fazla ülkenin geleceğini ilgilendiren kararların beş ülkenin tutumuna bağlı olmasını eleştiren Erdoğan, mevcut sistemin güven ve adalet üretmediğini dile getirdi. Daha önce farklı uluslararası toplantılarda da vurguladığı “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımını yineleyen Cumhurbaşkanı, Güvenlik Konseyi’nin daha kapsayıcı ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturulmasını istedi.
Teknolojideki gelişmelere de değinen Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşümün insan merkezli bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Dijital alanda yeni bir hegemonya kurulmasının küresel eşitsizlikleri büyütebileceği uyarısında bulunan Erdoğan, teknolojik imkânların bütün insanlığın yararına kullanılması çağrısı yaptı.
KKTC ve Doğu Akdeniz mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası toplum tarafından tanınması yönündeki çağrısını BM kürsüsünden tekrarladı. Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların sona erdirilmesini isteyen Erdoğan, ülkelerin KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurması gerektiğini belirtti.
Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar sağlanması için bölge ülkelerinin katılımıyla kapsamlı bir konferans düzenlenmesini öneren Erdoğan, sorunların diyalog ve hakkaniyet temelinde çözülmesi gerektiğini kaydetti.
Suriye ve bölgesel gelişmeler gündemdeydi
Suriye’deki gelişmelere değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimindeki ülkenin barış ve güvenlik yolunda ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin Suriye halkına desteğini sürdüreceğini açıklayan Erdoğan, bölgenin geleceğinde istikrar, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğin önemli olduğunu vurguladı.
Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış sağlanmasına yönelik beklentisini de paylaşan Erdoğan, Türkiye’nin Ermenistan ile normalleşme sürecinin devam ettiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından diyalog yoluyla çözülebileceğini söyledi.