Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu, 686 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten ihraç edilen akademisyenlere destek vermek amacıyla yapılan bir etkinliğe yönelik polis müdahalesini ele alıyor. Dilekçede, 10 Şubat 2017 tarihinde Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'nde gerçekleşen olaylar detaylandırılarak, mekanda milletvekilleri, akademisyenler ve öğrencilerin yaşadığı baskının hukuksuz olduğu ifade ediliyor.
Polis Müdahalesinin Hukuksal Boyutu
Suç duyurusunda, polis müdahalesinin hukuksal zeminde bir dayanağının bulunmadığı belirtildi. Polis Vazife Salahiyet Kanunu'na atıf yapan baro, söz konusu yasaya göre üniversite yerleşkelerine müdahale edebilmek için rektörün çağrısının olması gerektiğini ifade etti. Dilekçede, Cebeci Yerleşkesi'nde yapılan gözaltı işlemlerinin yasal bir çerçeveye oturmadığı ve kolluğun meşru bir yetkisinden bahsedilemeyeceği vurgulandı.
Yaralama ve Hürriyetin Kısıtlanması Suçlamaları
Ankara Barosu tarafından sunulan dilekçede, gözaltı sürecinde kullanılan fiziksel gücün yaralama suçunu oluşturduğuna dikkat çekildi. Ayrıca, gözaltına almanın, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu ile ilişkilendirildiği kaydedildi. Bu kapsamda, belirtilen eylemlerin kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun da gündeme geldiği ifade edildi. Bu durum, olayın ciddiyetini artırıyor.
Sorumlular Hakkında Kamu Davası Talebi
Dilekçede ayrıca, Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü ve gözaltı işlemini gerçekleştiren polisler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun çeşitli maddeleri uyarınca kamu davası açılması talebinde bulunuldu. Bu taleple birlikte, yetkililerin yasal olarak sorumlu tutulması isteniyor. Suç duyurusunun amacının, bu hukuksuzlukların üstünün örtülmemesi ve gerekli hesaplaşmanın sağlanması olduğu vurgulanıyor.
Ankara Barosu'nun Yaklaşımları
Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, olay günü Cebeci Yerleşkesi'nde yaşananların tamamen mevzuata aykırı olduğunu belirterek, kolluk kuvvetlerinin yasalar çerçevesinde hareket etmediğini söyledi. Baro başkanı, TOMA gibi ağır araçların üniversite kampüsünde bulunmasının, yasaların ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Bu çerçevede, baronun yetkililerden hesap sorma ve hukuksuzlukları gidermek adına adım atma amacı taşıdığı ifade ediliyor.