Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu'nun 61. toplantısında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Bu toplantıda, Hollanda’yı bulundukları durumu nedeniyle kadın Bakanlara yönelik olarak sert bir şekilde eleştirerek, ilgili ülkede yaşanan kadın hakları ihlallerini gündeme taşımış oldu. Kaya, demokrasinin, insan hakları ve kadın özgürlüğü gibi kutsal değerlerin korunmasında hayati bir rol oynadığını vurguladı ve bu hakların Hollanda tarafından çiğnendiğini savundu.
Hollanda'ya Yönelik Sert Eleştiriler
Bakan Kaya, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, “Ülkem ve tüm kadınlar adına yapılan bu ırkçı saldırıyı kuvvetli bir şekilde kınıyorum. Dünya bu yapılanlara sessiz kalmamalı” ifadelerini kullanarak yaşananları eleştirdi. Kaya, özellikle Hollanda'nın Avrupa Birliği üyesi olarak kendisini demokrasi savunucusu olarak tanıtmasına rağmen temel insan haklarını ihlal ettiğini belirterek, bu durumu oldukça sorgulayıcı buldu. Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, Hollanda’da Türk vatandaşlarının seçim öncesi bir toplantıya katılması için yapılan girişimlerin polis tarafından engellendiğini ifade etti.
Demokrasi ve İfade Özgürlüğü İhlalleri
Kaya, söz konusu olaylarla ilgili olarak, “Hollanda konsolosluğu önünde gerçekleşmek istenen toplantıya katılma hakkımız engellendi. Temel haklarımız 7 saat boyunca ihlal edildi. Ayrıca, diplomatik temsilcilerimizin gözaltına alınması uluslararası hukukun çiğnenmesi anlamına geliyor” diyerek durumu net bir şekilde özetledi. Bu açıklamalar, sadece Türkiye'nin değil, tüm dünya ülkelerinin dikkatini çekmesi gereken önemli bir mesele olarak öne çıktı. Türk Bakan, Hollanda'nın bu tutumunun, Barış ve adaletin sağlanması adına yürütülen çalışmaların ciddi şekilde zedelenmesine yol açtığını da ekledi.
Güvenlik Güçlerinin Saldırıları
Kaya, yaşadığı bu olaylar sırasında güvenlik güçlerinin tutumunu da eleştirerek, “Aracımın etrafını kuşatan özel kuvvetler, bize karşı hazırlıklıydı ve saldırmaya hazır görünüyordu” şeklinde ifadeler kullandı. Ayrıca, kendisini karşılamaya gelen vatandaşların da polis köpekleri ve atlı birimlerin saldırısına uğradığını belirtti. Bu tür insanlık dışı davranışların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bakan, “Bu durum, sadece Türkiye’ye değil, tüm kadın haklarına karşı yapılmış bir saldırı” dedi.
Avrupa Adalet Divanı’nın Kararları
Kaya, Avrupa Adalet Divanı’nın, işverenlerin dini semboller giyen bireyleri çalıştırma kararını da kınadı. Özellikle başörtüsüyle ilgili çıkan mahkeme kararının aşırılıkçı görüşlerin güçlenmesine yol açacağına dikkat çekerek, bu tür uygulamaların Avrupa toplumu açısından sorunlu olduğunu ifade etti. Böylece, Avrupa’nın insan hakları ve kadınların sosyal özgürlükleri konusundaki duruşunun sorgulanması gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
