Oda TV davası kapsamında, beş yıl süresince 375 gün tutuklu kalan muhabirimiz Ahmet Şık, Silivri Cezaevi'nin önünde yapmış olduğu "Bu komployu kuran, yürüten polisler, savcılar, hâkimler bu cezaevine girecek" ifadesi nedeniyle yargı süreciyle karşı karşıya kalmıştır.
Davanın Arka Planı ve Şikâyetçiler
Dava, Ahmet Şık’ın sözleri sonrası, kendilerini tehdit edildiği ve hakarete uğradığı iddiasıyla 38 polis, savcı ve yargıcın şikâyeti üzerine başlatılmıştır. Şikayetçi olan kişilerin arasında, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında "FETÖ kumpası" suçlamasıyla tutuklanmış olan 30 yetkili bulunmaktadır. Diğer 8 şikayetçi arasında ise firar durumundaki kişiler yer almakta. Firari durumdaki şahısların dışında, şikayetçi olan diğer isimlerin hiçbiri duruşmaya katılmadı ve bu durum davanın seyrini etkileyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Hakimin Duruşmadaki Açıklamaları
Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam eden davaya bakan hakim, dava için beraat kararı beklediklerini ifade eden Avukat Can Atalay'a geçici olarak görevlendirildiğini belirtmiştir. Hakim, "Sulh ceza hakimiyim. Bu mahkemede görevlendirildiğimi bu sabah 10.30 - 11.00 gibi öğrendim" açıklamasında bulunurken, adaletin sağlanabilmesi adına dosyayı incelemeden bir karar vermenin yanlış olacağını vurgulamıştır. Dava, bu nedenle 26 Nisan tarihine ertelenmiştir.
Ahmet Şık’ın Duruşmadaki Beyanları
Duruşmaya katılan Ahmet Şık, yaptığı savunmada, "Şu anki tutukluğumun sorumlusu olan hakim ve savcılar da Silivri Toplama Kampı'na girecek. Beraatimi istiyorum" şeklinde konuşmuştur. Ayrıca, "AKP iktidarı 15 yıllık tarihinde yol arkadaşlarından vazgeçmiştir. Tetikçilerinden de vazgeçecektir" diyerek mevcut siyasi durumu analiz etmiştir. Şık, "Silivri toplama kampının bizlerden sonraki konukları, bu dönemin tetikçiliğini üstlenen her meslekten işbirlikçiler olacaktır" ifadeleriyle ciddi bir uyarıda bulunmuştur.
Bülent Utku ile Dayanışma Anıları
Duruşma salonundan ayrılırken gazeteci arkadaşlarına kendisine destek olan Ahmet Şık, Cumhuriyet gazetesinin susturulma çabasındaki tutuklamaların bir parçası olarak avukatı Bülent Utku ile her sabah birbirlerine "Sabahın bir sahibi var" diyerek moral verdiklerini aktarmıştır. Bu ifadeler, Şık’ın dayanışma ruhunu ve gazetecilik mesleği için önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Ahmet Şık’ın tutum ve davranışları, gazetecilik adına verilen mücadelenin önemini vurgulamakta ve meslektaşlarıyla olan dayanışmasının altını çizmektedir.
