Erol Bilecik, yeni başkan seçilmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı. Başkan, TÜSİAD’ın bu değerlere bağlı kalmaya devam edeceğini ifade ederek, "TÜSİAD, Atatürk'ün mirasına her daim sahip çıkmaktadır. Birlikte çalışacağım tüm arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.
Laikliğin Önemi Vurgulandı
Toplantının açılış konuşmasını TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes gerçekleştirdi. Cansen Başaran-Symes, yaptığı açıklamada, yeni bir dünya düzeninin inşa sürecine tanıklık ettiklerini belirtti. Liberal dünya düzeninin ciddi bir sarsıntı geçirdiğini ifade eden Başaran-Symes, bu bağlamda ekonomiyi düzeltmek için acil kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Ortadoğu'daki geleceğe katkıda bulunabilmesi için, bu bölgenin sorunlarını ithal ederek değil, kendi ulusal çıkarlarının ardından hareket ederek çözmesi gerektiğini dile getirdi. Başaran-Symes, laik bir anlayışı benimsemeden Ortadoğu’daki şiddet olaylarının Türkiye’yi sarmalamasının önüne geçmenin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
Kutuplaşma Sorunları ve Özgürlük Kısıtlamaları
Toplumda son yıllarla birlikte görülen kutuplaşma, Başaran-Symes tarafından tekrar gündeme getirildi. İfade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların, toplumun menfaatlerine zarar verdiğini düşündüğünü belirtti. Değerler ve yaşam tarzları üzerinden yaşanan ayrışmaların artmasının toplumda yarattığı üzüntüyü dile getirirken, sürekli bir olağanüstü hal ortamının yalnızca güvenlik sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini savundu. Bu bağlamda, ülke içinde ortak hedeflerin azalması ve değerlerin giderek daha fazla ayrışmasının endişe verici olduğunu belirtti.
AB Hedeflerinin Önemi
Cansen Başaran-Symes, Avrupa Birliği projesinin önemini kaybetmediğine dikkat çekti ve bu hedeften asla vazgeçmemek gerektiğini vurguladı. Bu hedefin temel savunucusu ve kararlı takipçisi olduklarını belirten Başaran-Symes, hükümetin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'ni güncelleme müzakerelerine destek verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin uluslararası alanda güçlü bir aktör olabilmesi için AB süreçlerinin kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Bu süreçlerin desteklenmesi ve gerekli adımların atılması gerektiğini dile getirerek, gelecekte daha sağlıklı bir ekonomik ortam için AB ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
