Ne çektin be Şimşek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antep'teki açılış mitinginde, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in Merkez Bankası'na atanmasının engellendiğini iddia etti. Cinsiyetçi yaklaşımlara değinen Erdoğan, Şimşek ve kendi aralarındaki ekonomik görüş ayrılıklarına dikkat çekti. CHP'li Cihaner, Erdoğan'ın söylemlerini yalanladı.

Ne çektin be Şimşek!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antep’te düzenlenen toplu açılış töreninde, uzun bir süre anlaşmazlık yaşadığı Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek üzerinden başkanlık sistemini savundu. Erdoğan, Mehmet Şimşek'in Merkez Bankası'nın başına getirilmesi konusundaki çabasını, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in karşı durmasıyla sonuçsuz kaldığını belirtti. Sezer'in, Şimşek’in eşiyle ilgili önyargılara sahip olduğunu ima eden bir konuşma yaptı.

Başkanlık Tartışması ve Şimşek'in Durumu

Erdoğan, Antep’deki konuşmasında, “Maliye Bakanımız var ya, şimdi Başbakan Yardımcımız. Ben Mehmet Bey’i Merkez Bankası’nın başına getirmek istedim. O dönemin cumhurbaşkanı 'olmaz' dedi. 'Neden' dedim. 'Bileyim de ikna olayım' dedim. 'Yoksa' dedim, 'Mehmet Bey’in hanımını başörtülü sanıyor da onun için mi diyor.' Dedim ki, 'Mehmet Bey’in hanımı başörtülü değil, üstelik Amerikalıdır.' 'Olmaz' dedi." şeklinde ifadelerde bulunarak, Mehmet Şimşek'in Merkez Bankası görevine atanma sürecinin önündeki engellerin cinsiyet ve önyargı kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Bu konuşma, Erdoğan'ın mevcut başkanlık sistemine olan ihtiyaç duyduğunu vurgularken, Şimşek ile arasında var olan ekonomi politikalarındaki ayrılıklara da ışık tuttu. Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve faiz politikaları üzerindeki görüş ayrılıkları, kamuoyunda uzun zamandır tartışmalara neden olmaktaydı.

Mehmet Şimşek'in Kariyer Yolculuğu

Mehmet Şimşek, 2005 yılında yatırım ve danışmanlık şirketi Merril Lynch’te üst düzey bir pozisyona getirildi. 2007 yılındaki genel seçimlerde AKP'den Antep milletvekili olarak Meclis’e girdi ve ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev aldı. Bu görevini 2009 yılına kadar sürdürdükten sonra, kabinede yapılan değişiklikle Maliye Bakanlığına atandı. 2011 seçimlerinde AKP'den Batman’dan milletvekili seçilmesi, onun siyasi kariyerinde önemli bir yere sahip oldu. Kasım 2015 seçimlerine kadar Maliye Bakanlığı görevine devam etti ve ardından Başbakan Yardımcılığı makamına getirildi. Bu süreçler, Şimşek’in uluslararası sermaye ile ilişkilerine de zemin oluşturdu.

Erdoğan ile Şimşek Arasındaki Gerilim

2008 krizinin ardından Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili olarak özellikle Merkez Bankası'nın aldığı kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisini çekmiştir. Lirada yaşanan hızlı değer kaybı, Erdoğan'ı Merkez Bankası'na yüklenmeye itti. Bu dönemde, Mehmet Şimşek ve dönemin Ekonomi Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın bağımsızlığı tam anlamıyla koruyarak hükümetin planlarına karşı çıktılar. Haziran 2015 seçimleri sonrası Babacan, hükümetten koparılırken, Şimşek, uluslararası piyasalardan gelen sert tepki dolayısıyla görevde kalmayı başardı. Fakat, Binali Yıldırım'ın görevi devralmasıyla birlikte Şimşek’in yetkileri sınırlı hale getirildi.

Yetkilerin Kısıtlanması

Mayıs 2016’da kurulan yeni hükümette yer alma durumu tartışılan Mehmet Şimşek, yine de 65. hükümette ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak göreve getirildi. Ancak, bu süreçte, Şimşek’in yetkileri önemli ölçüde azaltıldı. Saray’a yakın olan Nurettin Canikli’ye, Şimşek’in yetkilerinin büyük bir kısmı devredildi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu Başkanlığı gibi önemli bir pozisyon da elinden alındı. Bu durum, hükümet ve Saray arasındaki güç mücadelesinin bir yansıması olarak yorumlandı.

Önerilen AB Stratejileri Üzerine Gerginlikler

Şimşek ile hükümet arasındaki son tartışmalardan biri de Avrupa Birliği’nin Türkiye ile olan müzakerelerini dondurması üzerine yaşandı. Hükümetin bu duruma gösterdiği sert tepkiye karşın Şimşek’in “AB çökmüyor! Tam aksine büyük bir başarı hikayesi…” tweeti, hükümet içerisindeki dengeyi bozdu. Bu durum, hükümetin genel görüşüyle çelişerek Şimşek’e yönelik eleştirileri artırdı. Hükümet mensuplarından gelen üstü kapalı eleştirilerin ardından Şimşek, sözlerinin yanlış anlaşıldığını açıklamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Şimşek’in hükümet politikalarına karşı tutumunu gözler önüne serdi.

Başkanlık İçin Stratejiler

Erdoğan’ın Anteplilere seslenerek, Şimşek’in yaşadığı ‘mağduriyet’ üzerinden başkanlık sistemini savunması, Erdoğan’ın başkanlığa yönelik stratejilerini gözler önüne serdi. Bu durum, başkanlık sisteminin sağladığı yetkilerin arttırılması gerekliliği doğrultusunda atılan adımları temsil etmekte. Ancak, Erdoğan’ın bu türden bir söylemi, aynı zamanda hükümet içerisinde farklı düşüncelere sahip kişilerin varlığını da ortaya koymakta.

CHP'den Gelen Tepkiler

CHP Milletvekili İlhan Cihaner, Erdoğan’ın ortaya koyduğu tezlerin yanlış olduğuna vurgu yaptı. Sezer'in başörtüsü ile ilgili önyargılarını öne çıkaran ifadeleri, Cihaner tarafından kesin bir dille yalanlandı. Sezer’in, eşi başörtülü olan Durmuş Yılmaz’ı Merkez Bankası başkanlığına atadığını hatırlatan Cihaner, Mehmet Şimşek’in atanamama sebebinin, başkan yardımcılarını atama yetkisinin yeni başkan tarafından belirlenmesi düşüncesine dayandığını belirtti. Bu durum, halkın gözünde Erdoğan’ın açıklamalarını daha da sorgulanır hale getirmiştir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız