ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması küresel piyasalarda enerji ve güvenli liman fiyatlamalarını değiştirdi. ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilere saldırılar düzenlemesi, bölgedeki enerji sevkiyatının güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı.
ABD güçlerinin İran’daki hedeflere yönelik yeni hava saldırıları gerçekleştirmesi, Tahran yönetiminin ise bölgedeki Amerikan üslerinin bulunduğu ülkelere füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermesi çatışmanın daha geniş bir alana yayılabileceği endişesine neden oldu.
İran Devrim Muhafızları’nın Orta Doğu’dan yapılan petrol ve doğal gaz ihracatını durdurabileceği yönündeki açıklaması, piyasalardaki risk algısını daha da güçlendirdi. Küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin barış döneminde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilmesi, bölgedeki her askeri gelişmenin petrol fiyatlarına doğrudan yansımasına yol açıyor.
Brent petrol 86 dolara yaklaştı
Artan arz endişelerinin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıktı. Gün içindeki işlemlerde Brent petrol yaklaşık 85,80 dolar seviyesine yaklaşırken ABD tipi ham petrolün varili 80 dolar sınırını aştı.
Petrol fiyatları, ABD’nin İran kıyıları, limanları ve petrol terminallerini kapsayan abluka kararının ardından haftanın ilk işlem gününde yüzde 9’dan fazla yükselmişti. Son yükselişlerle birlikte Brent petrol yaklaşık bir ayın en yüksek seviyelerinde işlem görmeye başladı.
Fiyat artışının temel nedeni yalnızca İran’ın petrol ihracatında yaşanabilecek kayıp değil. Piyasalar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Irak ve Kuveyt gibi üreticilerin enerji sevkiyatlarının da Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunlarından etkilenebileceğini değerlendiriyor.
Tankerlere yönelik saldırılar ve sigorta maliyetlerindeki olası yükseliş de petrolün nakliye maliyetini artırabilecek başlıklar arasında bulunuyor. Boğazdaki gemi trafiğinin daha fazla yavaşlaması halinde Brent petrolün üzerindeki yükseliş baskısının devam edebileceği belirtiliyor.
Altın neden savaş haberlerine rağmen düştü?
Jeopolitik kriz dönemlerinde genellikle güvenli liman olarak öne çıkan altın, ABD-İran savaşındaki son gerilime rağmen aşağı yönlü hareket etti. Spot altının ons fiyatı yüzde 0,7 civarında değer kaybederek 4 bin 27 dolar seviyesine geriledi. Ağustos vadeli ABD altın kontratları ise yaklaşık yüzde 0,9 düşüşle 4 bin 34 dolar civarında işlem gördü.
Altındaki gerilemenin arkasında petrol fiyatları üzerinden oluşan enflasyon ve faiz endişesi bulunuyor. Petrol, benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişin ABD’de tüketici fiyatlarını artırabileceği beklentisi, Amerikan Merkez Bankasının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği veya yeni bir artışa gidebileceği tahminlerini güçlendirdi.
Faizlerin yükselmesi, yatırımcısına faiz getirisi sağlamayan altının alternatif maliyetini artırıyor. Bu nedenle savaşın oluşturduğu güvenli liman talebi ile yüksek faiz beklentisi aynı anda fiyatlanıyor. Son işlemlerde faiz endişesinin daha baskın hale gelmesi altının gerilemesine neden oldu.
Altın fiyatları bir önceki işlem gününde zayıf gelen ABD enflasyon verilerinin etkisiyle yüzde 2’den fazla yükselerek 4 bin 100 doların üzerini görmüştü. Son düşüş, bu hızlı yükselişin ardından gelen kâr satışlarıyla da desteklendi.
Petrol ve altın için Hürmüz Boğazı belirleyici olacak
Piyasalarda bundan sonraki yönü Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri, ABD’nin askeri operasyonları ve İran’ın enerji ihracatına yönelik adımları belirleyecek.
Boğazdaki petrol sevkiyatının daha fazla aksaması durumunda Brent petrolde 90 dolar seviyesi yeniden gündeme gelebilir. Diplomatik görüşmelerin başlaması ve güvenli geçişlerin yeniden sağlanması halinde ise petrol fiyatlarındaki risk priminin bir bölümü geri verilebilir.
Altında ise savaşın şiddetinin yanı sıra ABD’den gelecek üretici enflasyonu verileri ve faiz beklentileri takip edilecek. Enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı enflasyona dönüşeceği düşüncesi güçlenirse ons altın üzerindeki faiz baskısı devam edebilir. Çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesi halinde ise güvenli liman alımları yeniden öne çıkabilir.
Türkiye’de akaryakıt ve gram altın nasıl etkilenir?
Brent petroldeki yükseliş, Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları açısından yeni zam riskini artırıyor. Yurt içindeki pompa fiyatları uluslararası işlenmiş ürün fiyatları ve döviz kuru üzerinden hesaplandığı için petrolün yüksek seviyelerde kalması akaryakıta zam olarak yansıyabilir.
Gram altının yönünde ise iki farklı etken bulunuyor. Ons altındaki düşüş gram fiyatını aşağı çekebilecek bir unsur olurken döviz kurundaki yükseliş bu düşüşü sınırlayabilir. Bu nedenle Türkiye’de gram altın fiyatlarının ons altından farklı bir hareket göstermesi mümkün.
ABD-İran savaşındaki gelişmeler, yalnızca petrol ve altını değil; akaryakıt, ulaşım, üretim ve gıda maliyetlerini de etkileyebilecek küresel bir ekonomik risk olmaya devam ediyor.