YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tüm illerde yerel seçimleri yenilemeyi önererek, "Meydan okuyoruz. Yerel seçimleri öne alalım. İstedikleri tarihte bütün illerde yerel seçimleri yenileyelim. Yüzde 38'le seçimleri kazanmıştık, yüzde 45'in altında kazanırsak hiçbir şey bilmiyorum. Her türlü meydan okuyorum. Bu milletin bir sandık sabrı var. Biz o sandığa varırız ve bu seçimi alırız" ifadesini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Koza TV'de katıldığı programda, Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine ilişkin soru üzerine, "Üsküdar'da demokrasi, eşitlik, adalet adına olmaması gereken her şey oldu. Türkiye'deki siyasi hayatın seçimler adına en utanç vericisi yaşandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına mağdur sıfatıyla suç duyurusunda bulunduk. Özgür Çelik, dün konuşurken bir örnek vermişti. Özgür Çelik'in söylediklerinin olmadığını söyleyip Özgür Çelik hakkında soruşturma başlattılar. AK Parti'ye geçen dört kişiden biri, 40 üyenin içinde, 'Benim çocuğum yurt dışında firarda, terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Adalet Bakanlığı çocuğunu getireceğiz diye söz verdi. O yüzden AK Parti'ye oy verdim' diyor. Bu kişinin oğlunun özgürlüğüyle iradesinin fesada uğratıldığını, oyunun satın alındığını söylüyoruz. Bugün soruşturma açılan konuyla ilgili bilgiler veriyoruz" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Birinin cezaevindeki oğlunu 5 Ağustos günü iyi hali yok diye erken salıverilme koşullarının oluşmadığını söyleyerek salıvermemişlerdi. Seçim günü oğlunu salıverdiler. Dokuz sayfalık bir dilekçeyi, 11 talep ve beş ihbarla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdik. Biz kimi kime şikayet ediyoruz, orası biraz karışık. Tuz koktu. Apar topar yangından mal kaçırır gibi bu tartışmaları bitirmeye çalışan bir anlayış var. Oy kullanan herkesin, birinci derece yakınlarının hesap hareketlerinin izlenmesini istedik. Tarih önünde kayıt düşmek için hepsini yazdık. Şimdi hangi savcı, Sinem Dedetaş'ın iddianamesini hızla yazacak da, yargılanma başlayacak da, hangi savcı Dedetaş'ın tutuksuz yargılanma talebine evet diyecek ya da hangi hakim suçsuz bulacak."
"HERKESİ ÜSKÜDAR MEYDANINA BEKLİYORUZ"
Özel, "Utanmak diye bir şey kalmamış. Seçim sonucuna itiraz ediyorlar. Valinin, savcının böyle yaptığı, havada paraların, tehditlerin, tekliflerin uçuştuğu bir noktada, her türlü kötülük bekleniyor. Kimseyi moralsizliğe, ümitsizliğe itmek istemem ama bir tehlikeyi hep birlikte görüyoruz. Buna karşı da ciddi tedbirler almak gerekiyor" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Biz ilk olarak Cumartesi akşamı Üsküdar mitingine bütün İstanbulluları davet ettik, ben orada olacağım, bir gece mitingi yapacağız. Bizi dinleyen, endişe duyan, rahatsızlık duyan herkesi, bu yaşanan rezaletten utanç duyan herkesi Üsküdar Meydanı'na bekliyoruz. Üsküdar'da kararlılığımızı ortaya koyalım ondan sonrasını da milletimizin katılımıyla, bizlerin mücadelesiyle bundan sonraki evreleri de planlayacağız tabi. İşin bir tarafı büyük bir mücadele ama bir yandan da CHP'nin geçmiş dönemde yaptığımız mitinglerin tamamının tepkiyi örgütlediğini ama iktidar umuduyla ilgili bir mesajı veremediğini... YENİ Parti'nin kurulmasıyla birlikte bunu yeni bir siyaset düzlemi ve YENİ Parti'nin iktidarda nasıl yöneteceğini, çözüm önerisi olarak neyi ortaya koyduğumuz bir sürecin içindeydik. Üsküdar'da yaşananlar bir tepki ve protesto mitingini yeniden gündeme getirdi. YENİ Parti iktidar umuduyla yeni bir yürüyüş başlattığında, bizi yine kendi çukuruna çekmeye çalışmaya çalışıyorlar.
"YEREL SEÇİMLERİ ÖNE ALALIM"
Bu kadarı utanmazlık artık. Rasyonaliteyi, gerçekçi ve doğru bir değerlendirme yetisini kaybetmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Meydan okuyoruz. Yerel seçimleri öne alalım. İstedikleri tarihte bütün illerde yerel seçimleri yenileyelim. Yüzde 38'le seçimleri kazanmıştık, yüzde 45'in altında kazanırsak hiçbir şey bilmiyorum. Her türlü meydan okuyorum. Bu milletin bir sandık sabrı var. Biz o sandığa varırız ve bu seçimi alırız. Varırken Ekrem Başkan aramızda olsun isterdik, yok ama kim olursa olsun biz tükenmeyeceğiz, bitmeyeceğiz, yılmayacağız. Eninde sonunda o sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Bundan şu kadar tereddüdüm yok. Otoriter rejimler umutsuzluktan besleniyor. Genel seçimlerin ertesi sabahı, halkın sandıktaki büyük bir hesap görüşüyle büyük bir galibiyete uyanacağız. O zamana kadar acılar, sıkıntılar çekeceğiz. Ama bu iktidarın en işine gelecek şey, bir umutsuzluk halinin ülkede dalga dalga yayılması. Buna izin vermemek lazım. 24 yılın sonunda pespaye bir OVP açıkladılar. Genel başkanlarının ilçesi Üsküdar'ı kazandık, ancak böyle alabiliyorlar. Bunun üzerine seçimleri kazanabilmekle ilgili ne bir vaatleri ne bir çalışmaları var. Sadece korkutmaya, sindirmeye yöneliyorlar. Asla teslim olmayacağız, sonuna kadar mücadele edeceğiz, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Genel seçimleri alacağız, millet bunları göndermeyi kafaya koymuş, bunlar milletle didişiyor. Milletle didişen belasını bulur.
CHP işgal altında olduğu için, birisi zorla evinize girmiş, haksızlıkla malınıza çökmüşler. Şu andaki yapıyı CHP olarak görmek mümkün değil. CHP, 9 Eylül'de kuruldu, bir kere daha kurulacak. AK Parti yargısı CHP'yi kapattı. CHP'nin bugün gerçekten bir kutlama yapamıyor oluşunun, işgal altında oluşunun yüreğimde sızısı var. YENİ Parti'nin kurultayını yapacağız, 2. Kurultay diyeceğiz. Birincisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi Sivas Kongresi'dir. Şu anda CHP'de olmayanlar, orada olanlardan çok daha fazla seviyorlar partiyi. Kurumsal olarak YENİ Parti'deyiz, dönüp arkaya bakmıyoruz. AK Parti yargısı eliyle partimizin çelengini mozoleye, seçimle gelen değil atamayla gelenler bıraktı. Üzüntümüz bunadır. O partide çok güzel günler yaşadık, yaşattık. O partide hiç galibiyet yaşamamışlar AK Parti yargısı eliyle oraya getirildiler. AK Parti'yi tek yenen genel başkan ve yönetim uzaklaştırıldı. Orada oturup da ben CHP'nin yöneticisiyim demeyi milletin vicdanına havale ediyorum."
"HABERİMİZ VE ONAYIMIZ OLAN BİR GÖRÜŞME"
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mansur Bey'in görüşmesinden haberim var. Birtakım yatırımlarla ilgili randevu istemek istediğini bana söylemişti. Son görüşmemizde de böyle bir şey olacak demişti. Mansur Bey, bu konularda çok hassastır. Benim ondan haberim var, o konuda bir sıkıntı yok. Mansur Bey, Ankara'nın menfaatleri için önceden beri planladığı, haberimiz ve onayımızla yaptığı bir görüşme" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Benim esas yol ayrılığım, doğru bir cumhurbaşkanı adayı seçseydik, o cumhurbaşkanıydı. Biz de parlamenter sisteme ya dönmüştük ya dönüyorduk. Çok ciddi eleştirilerim oldu ama dışarıya bir şey söylemedik. Adaylaşmadan sonra var gücümüzle elimizden geleni yaptık. Seçim kaybı oldu, büyük bir duygusal kopuş olduğunu gördük, öz eleştiri yapmamız gerektiğini söyledik, kurultayı millet öz eleştiriye saydı da yerel seçimi kazandık. Partinin tarihinden sildikleri yerde AK Parti'nin tek seçim yenilgisi, AK Parti'yi yenen tek genel başkan var. Beni ordan silse ne olur, silmese ne olur. Ben bilmiyor muydum onları ihraç etmeyi, yaptıkları o kadar kötülüklere rağmen hiç saygısızlık yapmadım. Film çekmekle, film çevirmekle olmuyor, milletin gönlüne girebiliyor musun ona bakmak lazım.
"İKTİDARIN ATANMIŞ APARATLARIYLA BİRLİKTE OLAMAYIZ"
Biz muhalefetle birlikte oluruz da meşru muhalefetle birlikte oluruz. Ben, sağdan sola bu iktidarın karşısında net olarak tutum takınan herkesle birlikte olurum, bir tane şartım var onlarla birlikte sandığa gitmem için sandıktan çıkanlarla birlikte olurum. İktidarın atanmış aparatlarıyla birlikte olamayız. Gayrimeşru bir aktöre meşruiyet kazandırırsanız bu infiale sebebiyet verir. Butlan yönetimiyle yürüyecek bir santimlik yolumuz yoktur. Onlarla işbirliği yapmamız mümkün değil. Bu iktidarı değiştirmek isteyen herkesle işbirliği yaparız, yeter ki cumhuriyeti kurtaralım, rejimi kurtaralım."