Eğitim-Sen 3 Nolu Şube Yönetim Kurulu üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyesi olan Ahmet Arı, basın toplantısını ihraç edilen akademik kadro ve ilgili hukukçularla birlikte düzenledi. Söz konusu toplantıya, KHK ile Ege Üniversitesi'nden ihraç edilen Yrd. Doç. Dr. Lülüfer Körükmez, ihraç edilen öğretim üyelerinin avukatı Arif Ali Cangı ve 6 ay uzaklaştırma cezası alan Emine Akbaba katıldı. Arı, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hoşcoşkun'un açığa alınmasını ve yerine vekaleten Prof. Dr. Beril Dedeoğlu'nun atanmasını 'ikinci kez kayyum atanması' olarak nitelendirdi.
Rektör Seçimi ve Yönetim Yapısı
Ahmet Arı, Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirilen rektörlük seçimlerinin ilginç bir yönü olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Mustafa Cüneyt Hoşcoşkun’un 4. sıradan atandığını vurgulayan Arı, Hoşcoşkun’un göreve gelmesinin ardından, kendi kadrosunu oluşturmak amacıyla dışardan pek çok atama yaptığını ifade etti. Bu durum, üniversitedeki yönetim anlayışının sorgulanmasına yol açtı. Arı, eyalet eğitimi gibi dış unsurlardan gelen müdahalelerin akademik özgürlüğü tehdit ettiğini dile getirerek, bu durumun geçmişte ülkeye zarar verdiğini belirtti. Rektörlük yapısında ve akademik kadrolar içerisinde dış etkilere karşı durulması gerektiğine dikkat çeken Arı, mevcut yönetim modelinin daha şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülmesini gerektiğini savundu.
Akademik Baskılar ve Çözüm Arayışları
Ahmet Arı, Rektör Prof. Dr. Hoşcoşkun’un üniversite üzerindeki baskıcı tutumunu eleştirerek, "Barışı savunan akademisyenlerin hedef alınmasına səbep oldu. Öğrencilere hukuksuz soruşturmalar açarak, toplamda 50’den fazla öğrenciyi ceza yaptırımıyla karşı karşıya bıraktı." şeklindeki açıklaması dikkat çekti. Uzaklaştırma cezası verilen öğrencilerin çoğunun barışçıl eylemlerden dolayı bu duruma maruz kaldığını belirten Arı, söz konusu ceza kararlarının keyfi ve hukuka aykırı olduğunu savundu. Bu tür uygulamaların eğitim kurumlarının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine zarar verdiğini belirten Arı, buna karşı akademik çevrelerden daha fazla destek talep ettiklerini ifade etti.
Çözüm Talebi ve Gelecek Planları
Açığa alınmış rektör Prof. Dr. Hoşcoşkun hakkında açılan soruşturmaların detaylarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine vurgu yapan Arı, vatandaşların bilgi edinme haklarının önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, Ege Üniversitesi Rektörlüğü görevine vekaleten atanan Prof. Dr. Beril Dedeoğlu'nun durumu da eleştirildi. Hızla bir rektör seçiminin yapılması gerektiğini dile getiren Ahmet Arı, “Demokratik bir süreçle seçilmeyen rektörün, üniversitenin gerçek sahipleri olan emekçilerin ve öğrencilerin gözünde bir meşruluğu yoktur." dedi. Öte yandan, ihraç edilen akademisyenler adına konuşan Yrd. Doç. Dr. Lülüfer Körükmez de Hoşcoşkun dönemindeki tüm kararların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.
Hukuk Mücadelesi ve Gelecek Ağırlığı
İhraç edilen öğretim üyelerinin avukatı Arif Ali Cangı, hukuk mücadelesinin süreceğini vurgulayarak, gerekli görüldüğü taktirde uluslararası mahkemelere başvuruda bulunacaklarını belirtti. Cangı, yargı sürecinin adaletin sağlanması adına önemli bir aşama olduğunu ifade etti. Eğitim- Sen'in, ihraç edilen akademisyenlerin haklarını koruma konusunda taviz vermeden hukuksal yollara başvuracağını belirtmesi, izleyenler için moral kaynağı oldu. Cangı, toplumsal baskılara karşı durarak, hak mücadelesinin sürdürülmesine yönelik kararlılıklarını vurguladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru sürecinin önemli bir adım olacağına inandığını da sözlerine ekledi.