İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen hafta yapılan yerel seçimlerde İşçi Partisi’nin aldığı ağır sonucun ardından parti içinden gelen yoğun baskıyla karşı karşıya kaldı. Seçimlerde 1400’den fazla belediye meclisi koltuğunun kaybedilmesi, özellikle de Galler’de uzun yıllar sonra yaşanan ciddi gerileme, parti yönetimine yönelik eleştirileri artırdı.
İşçi Partisi içinde çok sayıda milletvekilinin Starmer’ın liderliğini sorguladığı, en az 72 milletvekili ve bazı hükümet görevlilerinin Başbakan’dan istifa etmesini ya da görevden ayrılmasına ilişkin net bir takvim açıklamasını istediği belirtiliyor. Parti içinde büyüyen rahatsızlık, Starmer’ın kabinesiyle yapacağı kritik toplantı öncesinde daha görünür hale geldi.
Seçim sonuçlarının ardından en dikkat çeken gelişmelerden biri de Nigel Farage liderliğindeki Reform UK’in ülke genelinde elde ettiği başarı oldu. Göçmen karşıtı politikalarıyla öne çıkan Reform UK’in birçok bölgede İşçi Partisi’nin önüne geçmesi, Starmer yönetiminin seçmen nezdindeki desteğini yeniden tartışmaya açtı.
Kabineden Starmer’a takvim çağrısı
Parti kulislerinde yer alan iddialara göre, bazı kabine üyeleri de Starmer’ın geleceğine ilişkin daha net bir tutum alması gerektiğini düşünüyor. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un da aralarında bulunduğu bazı isimlerin, Starmer’dan görevi bırakması halinde bunun nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğine dair bir takvim açıklamasını istediği ifade ediliyor.
Starmer ise liderlik değişiminin ülkeyi siyasi belirsizliğe sürükleyebileceğini savunuyor. Muhafazakâr Parti döneminde yaşanan lider değişimlerine atıfta bulunan Starmer, İngiltere’yi yeniden kaosa sürüklemeyeceğini belirtti. Yerel seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede ise yenilginin acı verici olduğunu kabul ederek sorumluluğu üstlendiğini söyledi.
Liderlik yarışı ihtimali güçleniyor
İşçi Partisi’nde olası bir liderlik yarışına ilişkin tartışmalar da hız kazandı. Parti içinde bazı isimlerin Starmer sonrası dönem için nabız yoklamaya başladığı belirtiliyor. İşçi Partili milletvekili Catherine West’in, Starmer’a yönelik eleştirilerinin ardından eylül ayında liderlik seçimi yapılması için destek toplamaya başlayacağını açıklaması, parti içindeki hareketliliği artırdı.
Olası lider adayları arasında Angela Rayner, Sağlık Bakanı Wes Streeting ve Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın adları geçiyor. Ancak şu ana kadar hiçbir isim resmi olarak adaylığını duyurmuş değil.
Ekonomi, göç ve Mandelson ataması baskıyı artırdı
Starmer üzerindeki baskının yalnızca seçim yenilgisiyle sınırlı olmadığı belirtiliyor. Son aylarda yavaşlayan ekonomi, düzensiz göç tartışmaları ve liderlik tarzına yönelik eleştiriler, Başbakan’ın parti içindeki konumunu zayıflatan başlıklar arasında gösteriliyor.
Bunun yanında Peter Mandelson’ın ABD Büyükelçiliği görevine atanması da parti içinde rahatsızlık yaratan konulardan biri oldu. Mandelson’ın Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle eleştirilmesi, Starmer yönetimine yönelik tepkileri artıran unsurlar arasında yer aldı.
Siyasi belirsizliğin finans piyasalarına da yansıdığı ifade ediliyor. İngiltere’nin 10 yıllık devlet tahvili faizlerinin yüzde 5 seviyesine kadar yükselmesi, yatırımcıların ülkedeki siyasi istikrarsızlığa ilişkin kaygılarının arttığı şeklinde değerlendiriliyor.