CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamuda çalışan taşeron işçilere yönelik KHK ile yürürlüğe giren kadro düzenlemesini oldukça karmaşık ve sorunlu bulduğunu dile getirerek, tüm çalışanların “ama” ve “lakin” olmaksızın kadroya alınması gerektiğini ifade etti.
Taşeron Problemi ve Çözüm Önerileri
Meclis Genel Kurulu'nda söz alan Gürer, taşeron işçilerin sorunları konusunda önemli noktalara değindi. Taşeron işçilerin probleminin Türkiye’nin köklü sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Gürer, tüm siyasi partilerin ve sendikaların bu konuda çözüm arayışında olduğunu belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin birkaç ay önce yaptığı taşeron toplantısında, sendikalarla işbirliği içinde soruna yönelik çözüm önerileri sunulduğunu hatırlatan Gürer, dönemin başbakanının 2015 seçimlerinde taşeron işçilere kadro verileceği vaadinde bulunduğunu ifade etti. Ancak bu sayede çıkabilecek çözümler umuduyla Meclis konuşmalarının herhangi bir ilerleme kaydetmediğini ve mevcut düzenlemenin aksine yeni karmaşık sorunlar yarattığını söyledi. Gürer, aynı iş yerlerinde çalışanların asıl kadroya alınarak eşit ücret almayı beklediğini açıkladı.
Çalışanların Kadro Kapsamıyla İlgili Sorunlar
Gürer, taşeron işçilerin kadro almadığı durumlar hakkında da detaylı bilgi verdi. Özellikle 26 kamu iktisadi teşebbüsünün kapsam dışında kaldığını ve 5018 sayılı Kanun’a göre tanımlanan 36 özel bütçeli kurumdan sadece 8’inin kadro kapsamına alındığını belirtti. Kamuda mal ve yapım işleri ile danışmanlık ihalelerinde çalışan birçok kişinin de kadroya alınmadığını vurguladı. İş güvencesinin eksikliği nedeniyle pek çok çalışan, yemekhane ve çağrı merkezi gibi önemli alanlarda taşeron olarak kalmaya devam etti. Örneğin, 14 bin PTT çalışanının hala taşeron statüsünde bulunduğunu ve Milli Eğitim Bakanlığı ile İŞKUR kapsamında çalışanların da kadro kapsamı dışında bırakıldığını söyledi. Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklarda çalışan birçok kişinin de benzer durumlarla karşılaştığını ifade eden Gürer, bunun büyük bir adaletsizlik yarattığını belirtti.
Belediyelerde Taşeron İşçilerin Durumu
Belediyelerdeki taşeron işçilerin durumunun daha karmaşık hale geldiğine dikkat çeken Gürer, belediyelerin kendi kurdukları şirketlerdeki işçiler için yeterli adımlar atılmadığını açıkladı. Yeni bir şirket yapısının oluşturulmasıyla birlikte bu işçilerin haklarının ihlal edilebileceği konusunda endişelerini dile getirdi. Belediyelerde çalışan işçilerin, bu düzenleme ile birlikte haklarından mahrum kaldıklarını ve yaşanan belirsizliklerin sorunları daha da derinleştirdiğini savundu. Bu noktada hukuksal problemler ile birlikte işçilerin mağduriyetinin artabileceğini belirten Gürer, bu durumun bir an önce düzeltilmesi gerektiğini söyledi.
İşçi Ücretlerindeki İyileştirme Eksikliği
Ücretler açısından yaşanan iyileştirmelerin eksikliğine de değinen Gürer, mevcut düzenlemelerin taşeron işçilerin geçmişte elde ettiği kazanımları zedelediğini ifade etti. Güvenlik soruşturması gibi konuların çalışma koşullarını olumsuz etkilediğini dile getiren Gürer, iş güvencesizliğinin artışına sebep olduğunu belirtti. İşe iade davalarının devam ettiği durumlarda işçilerin taleplerinin değerlendirilmediğinin altını çizen Gürer, bu tür uygulamaların temel sorunları çözmek bir yana daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
4 Aralık Öncesi ve Sonrası Çalışanlar Arasındaki Adaletsizlik
Taşeron işçilerin kadro haklarıyla ilgili daha fazla tartışmaya neden olan bir diğer konu ise, 4 Aralık tarihini kapsayan farklı uygulamalardı. 4 Aralıktan önce taşeron olarak çalışanlara kadro verilmesinin engellenmiş olduğuna dikkat çeken Gürer, sadece bu tarihte işe girmiş olanların kadroya geçebileceğini belirtti. Bu durumun geçmişte çalışanlar için haksızlık yaratığını ifade eden Gürer, yıllardır bu iş alanında görev yapanların yerini yeni, bilgilileri kişilerle alınmasının yeni mağduriyetlere yol açacağına değindi.
Sonuç ve Talepler
Gürer, taşeron işçilerinin mevcut durumunun düzeltilmesi için Meclis araştırması komisyonu oluşturulması gerektiğini savundu. Taşeron sisteminin ülkedeki iş güvencesizliğini arttırdığını belirten Gürer, mağduriyetlerin bir an önce sonlandırılması çağrısında bulundu. Bu konuda gerekli adımların atılmaması durumunda, çalışanların haklarına ulaşması açısından büyük bir engel oluşacağını ifade eden Gürer, yüce Meclis'in bu durumu ele alması ve kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, Hükümetin daha adil ve insana yakışır bir çalışma modeli oluşturması için ivedilikle harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in önerisi, AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.