Ersoy; kar yağışının ardından bile İstanbul gibi bir mega kente girişlerin durdurulmuş olmasının İstanbul Depremi’nin ardından, önlemler alınmadığı durumda daha ciddi sorunlar yaşanacağını belirtti.
İşte o araştırma önergesi:
İstanbul’da yaşanan yoğun kar yağışı sebebi ile otoyollar kapanmış, çok sayıda araç ve yurttaş yollarda mahsur kalmıştır. D100 (E-5), Tem Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu ile Mahmutbey Gişeleri ve Hadımköy’de yollar kapanmıştır.
D100 (E-5) karayolu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda, TEM Otoyolu Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda, Kuzey Marmara Otoyolu ise Kuzey Marmara Otoyolu İşletmesi’nin sorumluluğunda bulunmaktadır.
İstanbul ve Ankara’yı birbirine bağlayan 917 kilometrelik D100 Karayolu’nda yurttaşlar mahsur kalmış ve arabalarını yol kenarlarında bırakarak yürümek zorunda kalmıştır. Kar yağışının ardından iller arası bağlantılar kesilmiş, İstanbul’a girişler kapanmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğü kar ve buzla mücadele işini 61 milyon TL'ye Ceta İnşaat’a ihale etse de kentler arası bağlantı kopmuş ve harcanan milyonlarca liraya rağmen yaşanan mağduriyet engellenmemiştir.
Anadolu Otoyolu ve Avrupa Otoyolu’ndan oluşan Kuzey Marmara Otoyolu’nda kar yağışından en çok etkilenen güzergah olmuştur. Kuzey Marmara Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu İşletmesi’nin sorumluluğunda bulunmaktadır. KMO İşletmesi’nin yatırımcıları Kalyon, Cengiz İnşaat, Limak, Kolin, Pak Yatırım, RSY İnşaat’tır.
Mega proje olması ile övünülen Kuzey Marmara Otoyolu kar yağışının ardından 17 saat kapalı kalmıştır. Müdahale noktalarının mesafelerinin uzak olması otoyolun daha hızlı şekilde kapanmasına sebep olmuş ve müdahalenin süresini uzatmıştır. Kar yağışının iki gün öncesinden belirtilmesine rağmen tedbirler öncesinde alınmamış, kar yağışının ardından müdahale edilmeye çalışılmıştır.
Yoğun yağışla birlikte saatlerce kapalı kalan Kuzey Marmara Otoyolu kapalı kaldığı zamanlarda bile döviz endeksli geçiş garantisi sebebi ile halkın sırtına yük olmaya devam etmiştir. Ayrıca Kuzey Marmara Otoyolu'nu açmak için Karayolları Genel Müdürlüğü, AFAD, Jandarma müdahalelerde bulunmuştur. Otoyoldan tamamen KMO İşletmesi sorumlu olmasına rağmen yolu açmak için sağlanan kaynaklar kamu kaynaklarından harcanmıştır. Yurttaşların mağduriyetlerinin nasıl giderileceği, şirketlere cezai yaptırım uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ise henüz hiçbir resmi açıklama yapılmamıştır.
Ayrıca yoğun kar yağışından, yapımı 12 milyar doları bulan ve işletmecisi olan şirketlere 25 yıl daha yolcu garantisi ödemesi yapılacak olan İstanbul Havalimanı da etkilenmiş, yolcular uçakların içinde ve havalimanında saatlerce mahsur kalmıştır. Havalimanında mahsur kalan yolculara ise geceyi geçirmeleri için yalnızca karton dağıtılmıştır. İstanbul Havalimanı’na yolcu taşıyacak olan metro ise tamamlanamadığı için yolcular ancak yolların açılmasından sonra havalimanından çıkabilmiştir. Cengiz-MAPA-Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu’nun inşaası ile yükümlü olduğu İstanbul Havalimanına yapılacak metronun duraklarının bitirilmemesi sebebiyle 82 milyon liralık kamu zararı oluşmuş ve ihale yeniden yapılmıştır. Yeni yapılan ihale ise söz konusu beş şirketten üçünün konsorsiyum oluşturması ile yine aynı şirketlere verilmiştir.
Öte yandan dünyanın en büyük havalimanı olmasıyla övünülen İstanbul Havalimanı’nın hangarının çatısı da yoğun kar yağışı nedeniyle çökmüştür. Daha önce de rüzgar sebebi ile havalimanı terminalinin çatısı uçmuştur. Dünyanın en büyük havalimanı olması ile övünülen İstanbul Havalimanı’nda uçakların buzlanmaya karşı bir sıvı ile yıkanmasını sağlayacak yalnızca bir istasyon bulunmaktadır. Havalimanında bu ölçüde büyük bir mağduriyet yaşanırken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müdahaleye yardım teklifi de geri çevrilmiş ve sürecin hızlı ilerlemesi engellenmiştir. Kuşkusuz yoğun kar yağışına hazırlıksız yakalanmanın yanında İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun yapıldığı lokasyon yaşanan felaketin boyutlarını daha da artırmaktadır. Milyonlarca ağacın kesilmesi ile yapılan bu iki proje, yapım sürecinden, işletilmesine ve bu tip olağan olmaya durumlarda yarattığı tahribatlar ile halkın sırtında sürekli bir yük olarak durmaktadır.
Nüfusu 20 milyonu bulan İstanbul gibi bir şehrin planlaması ve olağanüstü durumlara karşı önlemlerin alınması, İstanbul’da yaşayan yurttaşlar için yaşamsal önemdedir. Ekokırımın etkileri ile birlikte oluşan yoğun ve aşırı yağışlara karşı İstanbul halkını koruyacak önlemlerin alınması ve planlamaların yapılması gerekmektedir. Etkilerini oldukça ciddi şekilde yaşadığımız kar yağışı da kentte yaşanacak afetlere karşı yeterli önlem alınmadığını göstermektedir. Özellikle ciddi yıkım yaratması beklenen İstanbul Depremi’ne karşı da hazırlıkların ve önlemlerin ne aşamada olduğu kamuoyu tarafından bilinmemekte ve endişe uyandırmaktadır. Kar yağışının ardından bile İstanbul gibi bir mega kente girişlerin durdurulmuş olması İstanbul Depremi’nin ardından neler yaşanacağını göstermektedir. Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde bulunan ve kentleşmenin kıyılarda yoğunlaştığı İstanbul için yaklaşık 7 şiddetinde bir deprem önlem alınmadığı durumda ciddi yıkımlara ve can kayıplarına sebep olacaktır. Yaşanan kar yağışının ardından İstanbul’da yaşanan mağduriyetler düşünüldüğünde, beklenen İstanbul Depremine karşı alınacak önlemlerin, 1999’da yaşanan Marmara Depremi’nden bugüne yapılan planlamaların hangi aşamada olduğunun belirlenmesi ve merkezi ve yerel kurumlar ile Acil Eylem Planlarının oluşturulması için araştırma komisyonu kurulmalıdır.
