Türkiye’nin dört bir yanında kadınların hakları, çevre ve doğa için durmaksızın mücadele eden tüm kadınlara selam duran CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, basın toplantısında İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin hayati konulara dikkat çekti. Altaca Kayışoğlu, iktidar tarafının bu önemli belgenin gerekliliklerini yerine getirmediğine vurgu yaparak, İstanbul Sözleşmesi'nin yüzyıllar boyunca mücadele eden kadınların emeği ile oluşturulmuş bir metin olduğunu ifade etti.
İstanbul Sözleşmesi'nin Önemi
Altaca Kayışoğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin sadece birkaç kişinin masa başında yazdığı bir metin olmadığını, aksine, kadınların tarihsel mücadeleleriyle oluşturulmuş bir güvence olduğunu belirtti. Kadın milletvekilleri olarak, İstanbul Sözleşmesi’nin korunmasına dair duyulan ihtiyaç üzerine sürekli açıklamalar yapıldığını ifade eden Altaca Kayışoğlu, iktidarın bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Sözleşmeye saygı duyulması gerektiği ve uygulanmasının ciddi bir öncelik haline gelmesi gerektiği anımsatıldı.
Geçmişin Acıları ve İnsan Hakları
Konuşmasında tarihsel örneklere de yer veren Altaca Kayışoğlu, geçmişte yaşanan kölelik ve kadınların maruz kaldığı cadı avlarını dile getirerek, bu acıların 1949'da Avrupa Konseyi’nin kuruluşuna kadar uzandığını söyledi. İnsan Hakları Sözleşmesi'nin imzalanmasıyla birlikte bireylerin haklarının koruma altına alınmasının önemine değindi. Ancak, hala kadınların ve çocukların mağduriyetine yönelik daha fazla adım atılması gerektiğinin altını çizen vekil, bu belgelerin sürekli olarak revize edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Şiddeti Önleme ve Araştırmalara Dikkat Çekmek
Altaca Kayışoğlu, AİHM tarafından verilen Nahide Opuz kararına atıfta bulunarak, Ayşe Tuba Arslan'ın yaşadığı trajedi üzerinden önemli bir mesaj verdi. İstanbul Sözleşmesi'ne karşı yürütülen karalama kampanyalarının tehlikelerine dikkat çeken vekil, aile yapısının şiddetle korunamayacağına vurgu yaptı. Ayrıca, Aile Bakanlığı'nın yetersiz araştırmalarla karar alması yerine, şiddetin önlenmesine yönelik somut verilere dayalı çalışmalara yönelmesi gerektiğini ifade etti. Düşük gelir seviyesi ve eğitim eksikliğinin, kadınlara karşı şiddeti artırdığını belirtti.
İstanbul Sözleşmesi'nin Hukuki Süreçleri
İstanbul Sözleşmesi'nin iptaliyle ilgili düşüncelerini paylaşan Altaca Kayışoğlu, bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğunu ve Meclis iradesine karşı bir duruş sergilendiğini ifade etti. Kadınların haklarının gaspedilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı ve İstanbul Sözleşmesi'nin sağladığı güvenceyi hatırlattı. Sözleşmenin, şiddete maruz kalan bireylere devletin adalet sunması gerektiğine dair bir gereklilik taşıdığını belirtti.
Sonuç ve Kadın Mücadelesinin Önemi
Son olarak, Altaca Kayışoğlu, kadınların yüzyıllardır verdikleri mücadelelerin önemine dikkat çekerek, yeni nesillerin bu sözleşmenin sağladığı hakların korunmasına yönelik mücadeleyi sürdürmesi gerektiğini ifade etti. Kadınların artık adalet arayışlarını sadece taşlara yazmak istemediğini vurgulayarak, devletin ilgili birimlerine güven duyarak başvuruda bulunmalarının önemini dile getirdi. Türkiye'nin tarihinde kadınların mücadelesinin bir simgesi olan İstanbul Sözleşmesi, bir daha asla bir adamın kalemiyle silinemez ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.