İLHAN konuşmasında öncelikle şunlara yer verdi: "Sayın Başkan ve değerli milletvekilleri, hükümetin 2022 Bütçe teklifi, pandemi ile beraber derinleşen küresel ekonomik krizin getirdiği olumsuzluklar sebebiyle ülke olarak daha da yoksullaştığımız göz önünde bulundurulduğunda takdir edersiniz ki büyümeyi ve refahı artırabilecek düzeyde olamaması bakımından son derece yetersizdir. Bu sebeple Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için öngörülen Merkezi Yönetim Bütçe teklifinin %3,77'si maalesef çok düşük bir orandır."
İLHAN: "İKTİDAR ENGELLİ AYLIKLARIYLA TASARRUFA GİTME ŞUURSUZLUĞU İÇİNDE!"
İLHAN, iktidarın engelli aylıklarıyla tasarrufa gitme derdine düştüğünü ve toplumun önemli bir kesimini oluşturan engelli bireylerin hem sağlıkları hem de yaşamlarında karşılaştıkları sorunlara az da olsa katkı sağlayan aylıklarına iktidarın onca durumun içinde proje gibi göz dikmesi saçmalığını dile getirerek şu sözlerle eleştirilerini sürdürdü: "Saygıdeğer milletvekilleri, Ülkemizdeki engelli vatandaşlarımız nüfusun %10’unu oluşturuyorken 2022 bütçesinin sadece %1,6’sı engelliler ile ilgili uygulamalara tahsis edilmiştir. Ayrıca engelli aylıklarının çok düşük olduğu bir durum söz konusu iken hükümet tasarrufu, engelli vatandaşlarımıza verilen raporlardaki oranların düşürülmesi yoluyla maaşlarında kesintiye gitmekte ve hatta maaşlarını kesmekte aramaktadır. Ancak iş iktidarın sözde karşı olmuş olduğu meşhur faiz lobilerine gelince 2022 bütçesindeki temel gider olan faiz ödemelerinden tasarruf etmek için hükümetin hiçbir plan ve çalışmasının olmadığını görmekteyiz. Ayrıca dahiliye doktoru olmam hasebiyle de engelli vatandaşlarımız sürekli olarak sağlık raporları konusundaki mağduriyetlerini tarafıma ulaştırmakta ve çaresizce çözüm beklemektedirler."
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇIKILMASININ MANTIKLA ÖRTÜŞEN HİÇBİR YANI YOKTUR...
CHP Milletvekili İLHAN, kadına yönelik şiddetin, çocuk istismarının, toplumun aile yapısındaki parçalanmaların ve boşanmalardaki artışların hepsine yönelik hiçbir adımın atılmadığına ve hal böyle iken de ülkede günden güne sosyolojik açıdan ciddi boyutlara varan sorunlarda artış olduğuna vurgu yaparak konuşmasına şöyle devam etti: "Değerli milletvekilleri, hükümetin kadına yönelik politikalarında da maalesef geriye gidiş yaşanmaktadır. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmış olmanın ahlaki, medeni, vicdani ve hukuki hiçbir boyutu yoktur, olamaz da. Ülkemizde kadına şiddet vakalarındaki artış herkesin malumu. Sosyal ve iş hayatında kadınlarımızın maruz kaldığı mobing başta olmak üzere tüm negatif ayrımcılıkların en temel sebebi eğitimde ve kadın istihdamında çok geri olmamızdır. 19 yıllık AKP iktidarı süresince kadına şiddet vakalarında, erken yaştaki evliliklerde artışın azalmaması, kadının iş ve sosyal hayatta adaletli konumlandırılmaması bu sorunu bu kafayla aşmanın imkânsız olduğu gerçeğini önümüze sermektedir. Bakınız, bir de günden güne sorunları büyüyen aile yapımız var. Hükümet kadrolarınca sürekli Türk aile yapısının öneminden söz edilir. Peki, 2 milyona yaklaşan çocuk işçi sayısı mevcutken, çocuk istismarının önüne bir türlü geçilememişken, sokaklarda dilencilik yaptırılan çocukların mağduriyetleri çözülememişken, kullanım yaşı gün geçtikçe düşen uyuşturucu ile mücadelede istenilen düzeye gelinememişken, boşanmalara sebep olan temel ekonomik sorunlar ortadan kaldırılamamışken ve de engelli çocuklarımızın mevcut sorunlarının varlığı sürerken nasıl bir aile düzeninden ve aile yapısından söz edeceğiz? Ailenin korunması ve güçlendirilmesi için 2022 yılı bütçesinde ayrılan ödenek hane başı maalesef yaklaşık 90 liradır."
TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ, TAŞERONLARDAKİ İŞÇİLER İŞTEN ÇIKARILMA TEHDİDİ İLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILMAMALIDIR!
İLHAN, son günlerde tarafına sıklıkla ulaşan bilgiler çerçevesinde tüm sağlık çalışanlarının pandemi dönemi de dahil olmak üzere özverili bir şekilde görevlerini icra ettiklerini ve karşılığını alamadıklarını belirterek her kademesiyle sağlık alanında çalışan tüm emekçilerin ekonomik anlamda sorunlarının çözülmesini gerektiğinin ve diğer taraftan da Kırşehir ili de dahil olmak üzere taşeronlara bağlı olarak çalışan tüm işçilerin işten çıkarılma durumu ile karşı karşıya bırakılmamaları adına ne gerekiyorsa yapılması hususunun da altını çizerek eleştirilerine şunları ekledi: "Sağlık Bakanımız da hazır buradayken günlerdir şahsımı arayıp ekonomik sorunlarını iletmek zorunda kalan doktor, ebe, hemşire, eczacı, memur, tekniker, laborant ve benzeri sağlık çalışanlarının da iki yıldır devam etmekte olan pandemi sürecinde yaptıkları fedakarlıklara karşı yaşadıkları ekonomik sorunların hiçbir ayrım yapılmadan çözülmesinin bu meclisin boynunun borcu olduğunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Bir de Kırşehir Karayolları il Müdürlüğü bünyesinde taşerona bağlı olarak çalışan işçilerimizden önemli bir kısmının sözleşmelerinin yenilenmeyip böylesi bir ekonomik kriz ortamında işten çıkarılma tehlikesi ile karşı karşıya oldukları bilgisinin tarafıma ulaştığını da söylemek isterim. Meclis kürsüsünden, ihale süreçlerini bir türlü tamamlayamayan Kayseri Bölge Müdürlüğü yetkililerini uyarıyorum! Süregelen ekonomik krizde tasarrufu işçinin emeği üzerinden sağlamayı aklınızın ucuna dahi getirmeyin, aksi halde bedelini çok ağır ödersiniz!"
ORTALIK YANGIN YERİ İKEN TEBDİLİ KIYAFET SAÇMALIĞI İLE DEMAGOJİ YAPMAYA ÇALIŞMAYIN!
CHP Milletvekili İLHAN, her geçen gün daha da artan ve derinleşen kötü ekonomik gidişatın toplumu yoksulluğa doğru götürdüğüne ve bu durumların her hangi bir neticeye ulaştırılamamasına da değinerek şu sözlerle eleştirilerini sürdürdü ve konuşmasını noktaladı: "Sonuç olarak tüm bu sorunlar, ülkemizi derin bir yoksulluğa sürükleyen AKP hükümeti tarafından görmezden gelinmekte ve de bir türlü çözüme kavuşturulamamaktadır. Ortalık yangın yeri iken tebdili kıyafet saçmalığı ile demagoji yapmaya çalışan ama aslında vatandaşın içine çıkacak halleri kalmayan iktidar kadroları, artık Saray’ın kimsenin onaylamadığı sözde “itibarlı” haliyle yaşayıp kendi toplumlarına ne kadar uzak ve ne kadar yabancı kaldıklarını görsünler. Bizler sürekli alanlardayız, seçim bölgem olan Kırşehir’de ne zaman vatandaşlarımızı dinlesem bana: “Hani iktidar vekilleri ve yöneticileri neredeler!” diye öfkeyle sormaktadırlar. Unutmayınız ki yüksek ferasete sahip aziz milletimizden kaçmak için en fazla 1.5 yılınız kaldı ama sizler ülkemize bu ağır bedeli yaşatmış insanlar olarak bir ömür boyu gerek vicdanlarınızda gerekse de yüce Türk ulusunun vicdanında mahkum olacaksınız, bunu bilesiniz! Sözlerime, ülkemizin içinde bulunduğu yönetilememe krizi sebebiyle ekonomik bir çıkmaza doğru sürüklenmemize daha da sebep olacak; hakça paylaşım, adalet, üretim, yenilik ve değişim içermeyen bu bütçenin maalesef sorunlarımıza çözüm getiremeyeceğini belirterek ancak buna karşın her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi güzel günlere birlikte dayanışma ve umut içinde ulaşacağımıza olan inancımı yineleyerek son vermek istiyorum. Yüce meclisi saygıyla selamlıyorum."
