Gazete Kritik Arşiv Haberleri AYM'DEN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARARI

AYM'DEN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARARI

Ali Kıdık, Türk Hava Kurumu'na dair iddialar nedeniyle erişim engeline maruz kaldı. Anayasa Mahkemesi, Kıdık'ın başvurusunu kabul edip basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vererek yeniden yargılama talep etti, basının denetim role dikkati çekti.

Airporthaber.com internet haber portalının sahibi ve genel yayın yönetmeni Ali Kıdık, 2014 yılının nisan ayında o dönemde Türk Hava Kurumu Başkanlığı görevini yürüten O.Y. ile ilgili olarak beş ayrı yazı kaleme aldı. 'THK’yı batırırsan 20 tırnağımla yakana yapışırım', 'Bu belge şok edecek', 'Ye baba ye, ne zaman doyacaksınız!', ve 'Türk Hava Kurumu uçurumun eşiğinde' başlıklı yazılarda, kurumun zarara uğradığı, borç içinde olduğu ve bazı kişilerin yüksek maaşla istihdam edildiği öne sürüldü. O.Y., bu iddialar üzerine kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurarak söz konusu yazılara erişim engeli koydurdu. Ali Kıdık, mahkeme kararının ardından 14 Nisan’da yeni bir yazı yayımlayarak, önceki iddialarının yalanlanmadığını vurguladı ve O.Y.'nin kuruma ait bir helikopter ve uçağı bir siyasi partinin genel başkanına düşük bir fiyata kiraladığı iddiasını da dile getirdi. Ayrıca, O.Y.'ye bu kira işleminin karşılığında söz konusu partiden milletvekili olup olmayacağına dair bir soru yöneltti. Ancak, Ankara 5. Sulh Ceza yine bu yeni yazıya da erişim engeli koydu.

Bireysel Başvuru Süreci

Ali Kıdık, engellenen erişimlerin kaldırılması için Ankara 14. Asliye Mahkemesi’ne itiraz etti, fakat 16 Nisan 2014 tarihinde iki ayrı gerekçesiz kararla başvurusu reddedildi. Sonuç alamayan Kıdık, bu kez bireysel başvuru yapmak için Anayasa Mahkemesi'ne müracaatta bulundu. Bu süreçte Kıdık, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini öne sürdü. Anayasa Mahkemesi, bu talebi değerlendirirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ifade özgürlüğüne ilişkin bazı önemli görüşlerine atıfta bulundu. AİHM'nin ifade özgürlüğünün demokratik toplumların temel taşlarından biri olduğunu belirten değerlendirmeler, Türkiye'deki hukuk sisteminin bu tür özgürlükleri koruma konusundaki sorumluluğuna dikkat çekti. Kıdık’ın başvurusu, ifade özgürlüğünün toplum ve bireylerin gelişimi için zorunlu olduğunu savunuyor.

AİHM ve İfade Özgürlüğü

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu değerlendirirken AİHM'nin ifade özgürlüğü konusundaki kararlarına yer vereceğini duyurdu. AİHM'ye göre ifade özgürlüğü, yalnızca toplumun kabul ettiği veya zararsız görülen bilgiler için değil; aynı zamanda toplumu rahatsız eden, şoke eden veya endişelendiren düşünceler için de geçerlidir. Bu durum, demokratik bir toplumun çoğulculuğu, hoşgörüsü ve açık fikirliliğini korumak için gereklidir. Basının bu çerçevede büyük bir rol oynaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Kıdık’ın haberlerinde bahsettiği iddiaların kamu yararına bir denetim unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Yüksek Mahkeme, gazetecilerin iddialarını argümanlarla destekleme imkanının sağlanmasının zorunluluğuna da dikkat çekti.

Temel İlkeler ve Haklar

Yüksek Mahkeme, ifade ve basın özgürlüğünü koruyan Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerini dikkate alarak değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme, Ankara 14. Asliye Mahkemesi’nin gerekçesiz ret kararının geçerliliği bulunmadığını belirtti. İnternet haberciliğinin, basının temel işlevini sürdürdüğü sürece basın özgürlüğü kapsamına alınması gerektiği de vurgulandı. Ayrıca, ifade özgürlüğünün kapsamının genişletilmesi ve basının sorumlulukları üzerindeki yükümlülüklerin değerlendirilmesi için daha önceki emsal kararlarla bağlantı kurarak hukuki bir çerçeve çizildi. Böylelikle, basının denetim görevi konusunda sahip olduğu hakların önemi tekrar ifade edildi.

Erişim Engellerinin Değerlendirilmesi

Mahkeme, bir erişim engeli talebi ile ilgili olarak sulh ceza hakimlerinin 24 saat içinde duruşmasız karar vermek zorunda olduğunu belirtti. Bu nedenle, yayın organlarının başvurudan haberdar olmaması ve savunma yapma imkanlarının bulunmaması nedeniyle makul şartlar altında savunmalarını sunma şansı bulamadıkları ifade edildi. Bu bağlamda, internet üzerinden yapılan yayınlara getirilecek erişim engellerinin kıstaslarının çok daha sıkı bir şekilde uygulanması gerektiği vurgulandı. Erişim yasakları yalnızca kişilik haklarının bariz bir şekilde ihlal edildiği durumlarda devreye alınması gerektiği belirtildi. Yani erişim engelinin, söz konusu içeriklerin ilk bakışta haklılığını ortaya koymadığı sürece uygulanmaması gerektiği ifade edildi.

Anayasa Mahkemesi’nin Karar Süreci

Anayasa Mahkemesi, Kıdık’ın başvurusunu inceledikten sonra, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali konusunda yapılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna hükmetti. Karar, üye Serdar Özgüldür’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla alındı. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne yeniden yargılama yapılmasına yönelik bir örneğini gönderdi. Böylece, Türkiye’nin basın özgürlüğü konusundaki durumunu yeniden değerlendiren bir karar alınmış oldu. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, ifade özgürlüğü ve basının önemli rolü hakkında dikkate değer bir referans noktası ortaya koymuş oldu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *