İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Rize ziyaretini olay çıkarmak için tasarlandığını ileri süren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yanot veren Akşener, "Madem esnafa gitmemizden rahatsızsın o zaman çok değerli koltuğundan kalkıp milletimin ayağına gideceksin" dedi.
Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:
"Geçtiğimiz hafta Rize'nin ilçelerini ziyaret ettim. Önce İkizdereli vatandaşlarımızın doymak bilmez mütahhitlere karşı duruşuna şahit oldum. Sonra İkizdere ve Çayeli esnafının dertlerini dinledim. Milletimizin en önemli hasretlerinden olan ev sahipliğini yerine getirdiler. Allah onlardan razı olsun. Biz ziyaretlerimizi yaparken, İkizdere ve Çayeli'nde AK Parti teşkilatlarının sağdan soldan topladıkları küçük gruplar üzerinden bazı provokasyon girişimler oldu.
Ben Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını anlayabiliyorum, son dönemde çok zor günler geçiriyorlar. Kaçmak zorunda oldukları birçok soru, sektirmek zorunda oldukları bir dolu iddia var. Bu yüzden de benim sözlerimi çarpıtıp buradan yol olur mu diyorlar. Varsın desinler, bazen bu tür siyasi 'işler' olur. Bunu yaparken Rizeli kardeşlerimi zan altında bırakmaya cüret etmelerini kabul etmem. Bana Türkiye'nin hiçbir yerinde zarar gelmez, ben Rize'nin geliniyim. Bana oradan hiç zarar gelmez.
BAHÇELİ'YE SESLENDİ: DEĞERLİ KOLTUĞUNDAN KALKACAKSIN
Ben gezmezsem kim gezecek esnafı muhterem? Büyük ortağın saraydan çıkmıyor, sen de ortada yoksun. Milletimizin derdini kim dinleyecek? En son ne zaman esnaf ziyareti yaptın? En son ne zaman çiftçinin elini sıktın, işsize iş buldun, milletin derdini merak ettin? Biz bu yolculuğa çıkarken milletimize söz verdik, koltuk değil ayakkabı eskiteceğiz dedim. Sen iktidarın küçük ortağısın, madem esnafa gitmemizden rahatsızsın o zaman çok değerli koltuğundan kalkıp milletimin ayağına gideceksiz, Rızalı esnafın, Ispartalı çiftçinin halini hatırını soracaksın. Kürsüden öfke tiradları atmayı bırakıp işini yapacaksın. Nefret siyasetiyle değil hizmet siyasetiyle rekabet edeceksin. Bunları yapamayacaksan da bize gölge etmeyeceksin.
Vatandaş hayatta kalma mücadelesi verirken iktidar ülke kaynaklarını eşe dosta aktarıyorsa, iktidar ömrünü tamamlamış demektir. İktidardakiler yetkinin ve kararın millete ait olduğu gerçeğini hesaba katmayıp günlerini gün etseler de, bu gerçek hep böyle olmuştur.
'19 YILIN SONUNDA ERDOĞAN VE BOL MAAŞLI DANIŞMANLARI MİLLETİMİZİ FAKİRLİKLE, İŞSİZLİKLE BAŞ BAŞA BIRAKTI'
Sayın Erdoğan iktidarda gelirken vaatlerde bulundu, milletimiz de ona güvendi. Ancak 19 yılın sonunda sayın Erdoğan ve bol maaşlı danışmanları milletimizi fakirlikle, işsizlikle baş başa bıraktı. Sayın Erdoğan bozulan ekonomi ve pandemi karşısında bunalan milletimize el uzatmadı. Buna rağmen geçen hafta kendisi zor durumdaki esnafımıza sözümona müjdeler verdi. 1,4 milyon esnafımıza da 4 milyar 622 milyon lira hibe verileceğini açıkladı. Olmadığında bir lira bile kıymetlidir ama o 4 milyarı öyle bir anlattı ki... 4 milyar demedi mesela, 4 milyaaaaaar dedi. 4 milyar demek gözünde küçük göründü, milyaaaar deyince büyüdü.
Aylardır kapalı esnafımız, tedarikçiler ve aileleriyle birlikte 20 milyon insanımız demek. Borçla harçla kira ödüyorlar.
Sayın Erdoğan, sen a'yı uzattıkça sıfırlar da o kadar uzamıyor, vatandaşın derdine derman olunmuyor. Pandemide esnafımızı yalnız bıraktığın gerçeği değişmiyor. O 5 müteahhitten birinin 9,4 milyar lira vergi borcunu sildin. Ekonominin bel kemiği olan esnafa 4 milyar 622 milyon lira. Böyle vicdansızlık olur mu!"
Ayrıntılar geliyor…
