Türkiye siyasetinde “CHP’nin kale kenti” olarak yorumlanan İzmir’in kalbi ve sembolü Konak ilçesinde, mimar gözüyle tarihi yaşatma ve tüm halkı kentleştirme amacındaki Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun karşısındaki en önemli sorun “iktidar baskısı” görünüyor. Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın, muhalif belediyeler aleyhine “Silkelemeye devam edeceğiz” açıklamasıyla hedefindeki CHP’li Konak ilçe belediyesi, aylık gelirince yüzde 40’lık eksik ile hizmet üretiyor. İller Bankası’nın, CHP’li ilçe belediyelerince kredi talepli proje başvurularını reddettiğini vurgulayan Mutlu, AKP’li belediyelere yüzde 28 faiz oranıyla kredi desteği sağlanırken, Konak’ın bankalardan adeta yalvar yakar en yüzde 52 gibi faiz yükü karşılığında borç alabildiğini söyledi.
Başkan Mutlu, aralarında Gazete Kritik’in de bulunduğu medya kuruluşları mensuplarına Konak ilçesini özellikle sorunlu bölgelerini anlatarak iş dünyasından da destek bekleyen projeleriyle tanıttı. Ayrıca CHP’li belediyeler açısından AKP iktidarıyla ilişkilerini Konak özelinde aktardı.
Konak Belediye Başkanı Mutlu, devlet bünyesinde kamuya hizmet üretmede belediyeler olarak ortak sorumluluk sahibi olmalarına rağmen halktan vergiler alınarak oluşan kamu bütçesinden gerekli ortak payı alamadıklarını vurguladı. CHP’nin birinci parti olduğu Mart 2024 sonrasında AKP iktidarınca “silkleme” baskısı altındaki belediyeler açısından tabloyu “Gerçekten dar boğaza girdik” diye anlatan Mutlu, hem İller Bankası’ndan kredi desteği olmadığını hem de SGK prim veya vergi borçları şeklinde Konak’ın parasından kaynağında kesinti yapıldığını aktardı. Mutlu, “Bundan bir yıl öncesinde İller Bankası'ndan her ay ne kadar alacağımız belliydi. Şimdi bunun yüzde 40 kesilmeye başladı. Hatta SGK’nın hacizleri başladı. Hesaplara bloke koydular. Ama hep şunu söylüyoruz; Mazeret üretmemek zorundayız. Evet bizim kaynaklarımız kesiliyor ama biz iş yapmak zorundayız. Çünkü özellikle yerelde gündelik hayatı hiçbir şekilde sekteye uğratmamanız gerekiyor. O çöpü toplamanız gerekiyor, o çukuru bir an önce kapatmanız gerekiyor. Yani vatandaşa dönüp de ben bunlara temel belediyecilik hizmetini yapmıyorum. Çünkü param yok ki. Böyle bir mazeret sunmuyoruz. Ben kendi adıma söyleyeyim. Sadece anlatıyoruz. Kaynağımız kesildi, zora düşüyoruz. Ama tabii ki hizmete devam” dedi.
Konak’ın tarihi koruma altına alınarak kentleşme dönüşümünü sağlamayı amaçlayan projeleri için en önemli sorunu mali kaynak olarak belirten Mutlu, İller Bankası’nın “ayrımcılık” politikasına son vermesi ve CHP’li belediye başkanları seçilen ilçelere de kredi desteği sağlaması gerektiğini vurguladı. “Özel sektörde bir ya da iki banka artık belediyelere kredi veriyor. Hani ‘kredi alsın belediyeler’ deniyor ya, çek krediyi, öde... O krediyi bile almak artık çok zor” diyen Mutlu, İller Bankası’nın kendilerine sadece ‘teminat mektubu’ verdiğini açıkladı.
Bankalarca SGK veya vergi borcu olması durumunda belediyelere borç verilmemesi yönünde adeta ortak şekilde hareket edildiğini anlatan Mutlu, “Şimdi SGK primi ile vergi payını devlete aylık, anında ödeme zorunluluğu belediyeleri dar boğaza sürükledi. Diyeceksiniz ki ‘Bu ödemeler zaten aylık, böyle olmak zorunda.’ Ama böyle değildi yıllardır. Belediyeler açısından erteleme, yapılandırma yapılıyordu SGK ve vergi borçlarında. Şimdi son 8 aydır mesela ayın son gününde tahakkuk ediyor bizim vergimiz. İller Bankası'ndan gelirimiz o vergi kesilerek geliyor. Hiçbir şekilde kamu belediyeler olarak vergi borcunu yapmanıza da izin vermiyor” diye paylaştı.
“Tek adam rejiminde ilçe belediyeleri müdürlük konumuna düşürüldü”
AKP iktidarınca geçmişte kent merkezindeki ilçelerle sınırlandırılmış Büyükşehir’in yasasında sıkça yapılan değişikliklerle “bütünşehir” durumu ortaya çıktığını hatırlatan Mutlu, merkezde tek adam rejimi inşaa edilmesinde olduğu üzere AKP’nin yerel yönetimlerde de merkezileştirme yoluna gittiğini anımsattı.
Mutlu, “Bütünşehir yasasında her şey değişti. Tek adam rejiminin yerel yönetimlere yansıması oldu. Ekonomik olarak büyükşehir belediyeleri güçlendirildi ve o zaman ilçe belediyeleri neredeyse birer müdürlük konumuna düşürüldü. Bütçesi sadece personele ve temel belediyecilik hizmetlerine ancak yeter bir hale geldi” ifadesini kullandı.
“İstanbul’u alan ülkeyi alır iddiasını taşıyan bir partiyiz”
Mart 2024’te CHP’nin kazandığı belediye sayısını arttırmasıyla ve Ekrem İmamoğlu’nun yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle AKP’nin rahatsızlığında artış olduğunu işaret eden Mutlu, hem CHP’lilere yönelik hukuki operasyonları hem de belediyeleri mali kıskanç altına almasını AKP’nin gelecek seçime yönelik stratejisi olarak görüyor.
Mutlu, “İstanbul'u alan hani ülkeyi alır iddiasını taşıyan bir partiyiz. CHP'nin belediyelerdeki başarısıyla birlikte iktidar artık elinden kaydığını gördü diye düşünüyorum. Bu nedenle yerel yönetimleri bu dönemde başarısız kılmak, iş yapaması hale getirmek ve bunun genel seçime yansımasını izlemek için bence bu kadar baskı yapıyorlar. Gerçekten hem siyasi baskı var hem ekonomik baskı var yerel yönetimlerin üzerinde. Çünkü yerelden yaşanacak bir başarı hikayesi, Türkiye'de bizi çok çok daha rahat bir şekilde CHP olarak iktidara taşıyacak. Bunu hepsi görüyor. Genel Başkanımız da söyledi, belediyeleri beğenme oranının yüzde 60’lara çıkması iktidarı endişeye sevk ettiğini düşünüyorum ve dönüp bize baskı olarak geldi iktidardaki endişe” diye konuştu.
“Rejimi değiştirdiniz ama İzmir’i halen alamıyorsunuz, kadınlar dirençli”
AKP iktidarınca Mart 2024’teki yerel seçimlerde İzmir’e yönelik özel ilgi neredeyse hiçbir aşamasında parti logosu olmayan seçim kampanyasıyla gün yüzündeydi.
Nilüfer Çınarlı Mutlu, AKP’nin İzmir’i ve merkezdeki Konak ilçesini de özellikle kazanma istediğine ilişkin soruyu ise, “Türkiye'yi yönetiyorsunuz, rejimi neredeyse değiştirdiniz. Ama hala İzmir'i alamıyorsunuz. ‘İzmir'e olan özel ilginin nedeni bu’ diye düşünüyorum. İzmir direniyor. İzmir'in bu sekülerliğini, bu direncini asıl başını çeken kadınlar. Çok güçlü bir kadın hareketi var İzmir'de. Yaşam biçimine sahip çıkan bir İzmirli var. O yüzden yine alamazlar” görüşüyle yanıtladı.
İzmir’in merkezinde nüfusu en yoğun ilçelerinden birisi Konak’ta daha iyi belediyecilik yapılmasını sadece “CHP’li belediye” diye ayrımcılık ile engelleyen AKP iktidarı yaklaşımını vurgulayan Mutlu, maalesef CHP’li belediyeleri cezalandırma yaklaşımıyla aynı zamanda İzmirlilere ceza kesildiğinin altını çizdi.
Konak’ın körfez kıyısında görülmeyen arka çeperleri ne olacak?
İzmir’in en zengin kesimiyle en yoksul nüfusuna farklı mahallerinde ev sahipliği yapmakta olan Konak’ın “gettolaşma” durumunu sonlandırmak için kentsel dönüşüm kapsamında “sosyal konut” ihtiyacı var.
Konak’ın İzmir Körfezi’nin kıyısındaki mahalleleri ve kentin sembolü Konak Meydanı’nın arkasında ciddi yoksulluk ve yoksunluk sorunları içindeki nüfusuna odaklanma çabasındaki Mutlu, kentsel dönüşüm zorunluluğunu işaret ederek, Beştepeler, Gültepe ve Gürçeşme bölgelerinde konut stoğu analizlerini tamamladıklarını ancak mutlaka inşaat şirketlerince yatırım ilgisi gösterilmesi gerektiğini aktardı. Özellikle Gültepe’de sosyal konut ihtiyacına dikkat çeken Mutlu, “Ama yatırımcı bekliyoruz” diyerek bu konuda Ankara dahil olmak üzere ulusal ölçekte tüm şirketlere proje sunumları yapabileceklerini dile getirdi.
Konak’ın demografik açıdan farklı bir yapısı olduğunu kaydeden Mutlu, Roman nüfusu ağırlayan Tepecik bölgesinde de halka anlatarak, onlardaki endişeleri gidermeye çalışarak kentsel dönüşüm hedeflediğini söyledi. Konak’ta en az 70 bin Roman nüfusu bulunduğunu belirten Mutlu, kentsel dönüşümde konut hak sahipliğinde işin içine “tapu, mülkiyet” meselesi girdiğini kiracılar açısından durumun çok zor olduğunu ve özellikle Roman nüfusta “kent merkezinden uzaklaşma kaygısı” olduğunu açıkladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalıştıklarını vurgulayan Mutlu, sosyal konut üretimi için de farklı semtlerde neler yapılabileceğini değerlendirdiklerini anlattı.
İş dünyasını İzmir’in tarihindeki izlerine, mekanlarına sahip çıkmaya çağırıyor
Mimar Başkan Mutlu, ayrıca İzmir’in, Konak’ın tarihi Kemeraltı Çarşısı başta olmak üzere bugün Türkiye’nin iş dünyasında ön planda olan ailelere ait tarihi özel mülkler bulunduğunu da açıkladı. Özel mülkiyet kapsamında tarihi yapılar olmalarına rağmen Konak Belediyesi olarak bu yapılarda yok oluşa, kaderine terk edilmişliğe müdahale edemediklerini söyleyen Mutlu, basın mensuplarına Konak yürüyüşü sırasında harabe görünümünde ancak taş işçiliğiyle, ahşap cumbalarıyla, avlu alanlarıyla özel sektör ilgisini bekleyen pek çok tarihi mekanı gösterdi.
İş dünyasına Konak’taki tarihe sahip çıkılması çağrısını paylaşan Mutlu, Kemeraltı’dan Basmane’ye, KadifeKale’ye doğru sayısız yapıyı ayağa kaldırarak ekonomiye, turizme ve kent yaşamına kazandırmaya hazır olduklarını belirtti. Bunun güzel bir örneği olarak Dalan ailesi desteğiyle projelendirdikleri Hamdi Dalan Sabun Müzesi olacak tarihi binayı tanıtan Mutlu, ayrıca Kültürel Miras Korumu Müdürü Çağlayan Deniz Kaplan ile birlikte restore edilecek Çakaloğlu Hanı’nın şu anki durumunu gösterdi.
Mutlu ve beraberindeki ekibi, Çakaloğlu Hanı’nın girişini süsleyen Gaffarzade Sebil ve Çeşmesi gibi pek çok tarihi detayı “Yaşatmalıyız, Korumalıyız” vurgusuyla anlattı.
“Belediyeler arasındaki eşitsizlik halka hizmet sunmakta en büyük problem”
Söyleşi sırasında ayrıca CHP’den AKP’ye geçişlere ilişkin soru üzerine Başkan Mutlu, Konak Belediye Meclisi’nde AKP’li üyelerle de iyi bir diyalog içinde olmaya özen gösterdiğini ancak her zaman CHP’li kalacağını açıkladı.
Mutlu, “Transfer olanlara çok kızıyorum. Bu yola girdin, artık bu partide kalacaksın. Bunun için halk sana oyunu verdi. Çok istiyorsan bir sonraki seçimde git o partiden aday ol. Ama siyasi etik açısından kabul edilebilir değil. Çünkü sen bir partiyle seçiliyorsun. Bağımsız seçilmiyorsun ki. Kendini her şeyin üzerinde görüp böyle transfer olmaya kalkmak hiç affedilir bir şey değil. Söyledikleri şu; maalesef AKP'ye geçildiğinde bütün dertleri bitiyor belediyelerin. Neden bu eşitsizlik var bu konuşulmalı. Niye Özlem Hanım (Çerçioğlu) AKP'ye geçtiği gün İller Bankası'ndan o kadar ciddi bir destek aldı. Onu ödemek istemeyen İller Bankası müdürü görevden alındı. O parayı verecek olan müdür geldi? Belediyeler arasındaki bu eşitsizlik bence ülkenin en büyük problemi şu an” diye konuştu.