Yargıtay, milyonlarca çalışanı ilgilendiren kullanılmayan yıllık izin ücretlerine ilişkin önemli bir karara imza attı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından ücret alacağına dönüşen yıllık izin haklarında zamanaşımı süresinin 10 yıl değil, 5 yıl olarak uygulanması gerektiğine hükmetti.
18 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan karar, özellikle işten ayrıldıktan sonra kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini almak isteyen çalışanlar açısından önem taşıyor. Yüksek Mahkemenin değerlendirmesine göre, zamanaşımı süresi işçinin işten ayrıldığı tarihten itibaren işlemeye başlıyor.
İşverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunması halinde, beş yıllık süre geçtikten sonra açılan davalarda yıllık izin ücreti talepleri reddedilebiliyor.
Yargıtay'dan Yıllık İzin Ücretinde 5 Yıl Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresine ilişkin uygulamayı değerlendirdi.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Ek 3. maddesi uyarınca iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlenmişti.
Ancak geçmiş dönemlerde bu sürenin uygulanmasına ilişkin farklı hukuki değerlendirmeler bulunuyordu.
Özellikle 2012 ile 2017 yılları arasındaki iş sözleşmesi fesihlerinden doğan alacaklarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıyordu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, söz konusu döneme ilişkin uyuşmazlıkta da 5 yıllık sürenin esas alınması gerektiği sonucuna ulaştı.
11 Yıl Çalışan İşçinin Mirasçılarının Açtığı Davada Karar Çıktı
Emsal nitelikteki karar, uzun yıllar aynı iş yerinde çalışan bir işçinin kullanılmayan yıllık izin ücretlerine ilişkin dava sonucunda gündeme geldi.
D.K. isimli işçi, yaklaşık 11 yıl çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra hayatını kaybetti.
İşçinin mirasçıları, kullanılmayan yıllık izinlerden doğan ücret alacağının ödenmesi amacıyla dava açtı.
Yerel mahkeme sürecinin ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, yıllık izin ücretinin talep edilebileceği yönünde değerlendirmede bulundu.
Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararı bozdu.
Yüksek Mahkeme, yıllık izin ücretinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu vurguladı.
Yıllık İzin Ücretinde Zamanaşımı Ne Zaman Başlıyor?
Kararın en önemli ayrıntılarından biri, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi oldu.
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre kullanılmayan yıllık izinlerin ücret alacağına dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi gerekiyor.
Dolayısıyla işçi çalışmaya devam ederken kullanmadığı yıllık izinleri için beş yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlamıyor.
Örneğin 1 Ekim 2026 tarihinde işten ayrılan ve kullanılmamış yıllık izinleri bulunan bir çalışan için genel olarak bu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu oluyor.
Ancak arabuluculuk başvurusu, zamanaşımının durması veya kesilmesi gibi hukuki durumlar sürenin hesabını değiştirebiliyor.
İşten Ayrılan Her Çalışan Yıllık İzin Parasını Alabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesine göre iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin son ücreti üzerinden ödenmesi gerekiyor.
Bu hak yalnızca işveren tarafından işten çıkarılan çalışanlarla sınırlı değil.
İstifa eden, emekli olan veya iş sözleşmesi başka bir nedenle sona eren çalışanlar da hak kazandıkları ancak kullanmadıkları yıllık izinlerin ücretini talep edebiliyor.
İşverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer belgelerle ispatlaması gerekiyor.
Yargıtay'ın 2026 yılında verdiği başka bir kararda da hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılmaması gerektiği vurgulanmıştı.
5 Yılı Geçiren İşçiler Yıllık İzin Parasını Alamayacak mı?
Yargıtay'ın kararı, işten ayrıldıktan sonra uzun süre bekleyen çalışanlar açısından önemli sonuçlar doğurabiliyor.
İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra açılan yıllık izin ücreti davalarında, işverenin zamanaşımı savunması yapması halinde alacak talebi reddedilebiliyor.
Bununla birlikte zamanaşımı, işçinin alacağının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Zamanaşımı savunmasının ileri sürülmesi ve somut olayın hukuki koşulları önem taşıyor.
Ayrıca eski tarihli iş sözleşmeleri, geçiş hükümleri ve zamanaşımını etkileyen işlemler bakımından her dosyanın ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Yıllık İzin Ücreti Nasıl Hesaplanıyor?
Kullanılmayan yıllık izin ücreti, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son brüt ücreti üzerinden hesaplanıyor.
Örneğin son brüt aylık ücreti 45 bin TL olan ve kullanılmamış 10 günlük yıllık izni bulunan bir işçinin brüt izin ücreti, basit hesaplamayla 15 bin TL oluyor.
Bu tutardan yürürlükteki mevzuata göre uygulanması gereken vergi ve kesintiler düşülüyor.
Yıllık izin ücretinin hesaplanmasında işçinin hak kazandığı toplam izin süresi, daha önce kullandığı izin günleri ve işten ayrılma tarihindeki ücreti esas alınıyor.
Yargıtay Kararı Sonrası Çalışanlar Nelere Dikkat Etmeli?
18 Ekim 2026 itibarıyla yeniden gündeme gelen Yargıtay kararı, kullanılmayan yıllık izin ücretlerinde hak arama süresinin önemini ortaya koyuyor.
İşten ayrılan çalışanların yıllık izin kayıtlarını, ücret bordrolarını ve iş sözleşmesinin sona erdiği tarihi kontrol etmeleri gerekiyor.
Alacağını tahsil edemeyen işçiler bakımından, işçilik alacağı davalarında zorunlu arabuluculuk süreci de önem taşıyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesiyle birlikte yıllık izin ücretine ilişkin uyuşmazlıklarda 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması bir kez daha gündeme gelirken, çalışanların hak kaybı yaşamamak için yasal süreleri dikkate almaları gerekiyor.