İstanbul'da beklenen büyük depremle ilgili tartışmalar yeniden gündeme geldi. Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının oluşturduğu deprem tehlikesi kamuoyunda endişeyle takip edilirken, Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 7,5 büyüklüğündeki bir depremin yakın zamanda meydana geleceği yönündeki değerlendirmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
18 Ekim 2026 tarihinde gündeme gelen değerlendirmesinde Bektaş, Marmara'da 7 ve üzeri büyüklükte deprem meydana gelme olasılığının bilimsel modellere dayandığını ancak bu modellerin kesin sonuçlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, İstanbul'un deprem tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kabul etmekle birlikte, depremin büyüklüğü ve gerçekleşme zamanına ilişkin belirsizliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul'da 7,5 Büyüklüğünde Deprem Kapıda mı?
Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İstanbul'da 7,5 büyüklüğündeki bir depremin yaklaştığı yönündeki söylemleri ele aldı.
Marmara Denizi'nde 7 ve üzeri büyüklükte deprem olasılığının bilimsel modellerle değerlendirildiğini belirten Bektaş, bu sonuçların kesinleşmiş bir doğa yasası gibi sunulmaması gerektiğini vurguladı.
Bilimsel tahminlerde kullanılan verilerin ve varsayımların belirli belirsizlikler içerdiğine işaret eden Bektaş, tek bir senaryonun kesin gerçekleşecekmiş gibi anlatılmasının doğru olmadığını savundu.
Uzman isim, Marmara'daki deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde farklı bilimsel yaklaşımların birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Dikkat Çeken Uyarı
Bektaş, açıklamasında tarihsel deprem kayıtları ve fay hareketlerine ilişkin hesaplamaların sınırlılıklarına dikkat çekti.
Geçmişte meydana gelen büyük depremlerin büyüklüklerinin günümüzdeki ölçüm yöntemleriyle doğrudan belirlenemediğini, bu nedenle tarihsel kayıtların çeşitli tahminler içerdiğini belirtti.
Marmara Fayı'nın hangi bölümlerinin kilitli olduğu ve ne kadar gerilim biriktirdiği konusundaki değerlendirmelerin de kullanılan bilimsel yöntemlere göre farklılık gösterebildiğini ifade etti.
Depremlerin tekrarlanma aralıklarının kesin olmadığını vurgulayan Bektaş, bu belirsizlikler nedeniyle büyük bir depremin gerçekleşeceği tarihin kesin biçimde söylenemeyeceğini dile getirdi.
Marmara Fayı Tek Parça Halinde mi Kırılacak?
Bektaş'ın üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise Marmara Fayı'nın olası kırılma biçimleri oldu.
Marmara Denizi'ndeki fay sisteminin tek seferde büyük bir kırılma meydana getireceği senaryosunun yanında farklı ihtimallerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle fayın derin kesimlerinde meydana gelebilen yavaş kayma hareketleri ile farklı fay parçalarının ayrı ayrı kırılması olasılıklarının araştırılmasının önemine dikkat çekti.
Bilimsel çalışmalarda derin sürünme olarak adlandırılan hareket, fayın bazı kesimlerinin ani bir kırılma yerine yavaş biçimde kaymasını ifade ediyor.
Ancak bu tür hareketlerin varlığı, tek başına büyük deprem tehlikesinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Benzer şekilde parçalı kırılma ihtimali de Marmara'da büyük bir depremin meydana gelmeyeceğinin garantisi olarak değerlendirilemiyor.
“Bilim Korku Değil, Veri Üretmeli”
Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasının sonunda bilimsel belirsizliklerin kamuoyuna doğru aktarılması gerektiğini vurguladı.
Bektaş, Marmara Fayı'ndaki alternatif kırılma senaryoları yeterince araştırılmadan 7,5 büyüklüğündeki bir depremin çok yakın olduğunun söylenmesini eleştirdi.
İstanbul'un deprem tehlikesi altında bulunduğunu belirten uzman isim, bilimsel değerlendirmelerin korku oluşturmak yerine verilere dayanması gerektiğini ifade etti.
Bektaş'ın açıklaması, İstanbul'da beklenen büyük depremin büyüklüğü ve gerçekleşme zamanına ilişkin bilimsel tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul Depremi Ne Zaman Olacak?
İstanbul'da büyük bir depremin hangi tarihte meydana geleceği bilimsel olarak kesin biçimde öngörülemiyor.
Deprem araştırmalarında fayların hareketleri, geçmiş depremler, yer kabuğundaki gerilim birikimi ve jeolojik özellikler incelenerek farklı olasılık senaryoları oluşturuluyor.
Ancak bu çalışmalar, belirli bir gün veya saatte deprem meydana geleceğinin kesin olarak açıklanmasını sağlamıyor.
Dolayısıyla 7,5 büyüklüğündeki bir depremin kapıda olduğu yönündeki ifadeler, kesinleşmiş bir deprem tahmini olarak değerlendirilmemeli.
Bununla birlikte İstanbul ve Marmara Bölgesi'nin aktif fay sistemlerine yakınlığı nedeniyle deprem hazırlıklarının sürdürülmesi önem taşıyor.
Uzmanların Deprem Tartışmaları Sürüyor
Marmara Denizi'ndeki fayların davranışı, olası kırılma uzunlukları ve meydana gelebilecek depremlerin büyüklüğü bilim dünyasında araştırılmaya devam ediyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın son açıklaması da bu araştırmalardaki belirsizliklere dikkat çekiyor.
Uzmanların farklı senaryolar üzerinde çalışması, İstanbul'daki deprem tehlikesinin bulunmadığı anlamına gelmiyor. Aksine olası depremlerin etkilerinin daha iyi anlaşılması ve hazırlık çalışmalarının bilimsel verilere dayanması açısından önem taşıyor.
18 Ekim 2026 itibarıyla İstanbul'da 7,5 büyüklüğünde bir depremin hemen gerçekleşeceğini gösteren kesin bir bilimsel tahmin bulunmuyor. Ancak Marmara Bölgesi'ndeki deprem tehlikesi devam ediyor.
Bu nedenle bina güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planlaması ve bireysel hazırlıkların ihmal edilmemesi gerekiyor.