Gazete Kritik Yaşam Patronuna yalan söyleyen işçi tazminatsız çıkarılabilir! Mahkemeden dikkat çeken karar

Patronuna yalan söyleyen işçi tazminatsız çıkarılabilir! Mahkemeden dikkat çeken karar

“Annem hasta” diyerek iş yerinden izin alan ancak kız arkadaşıyla buluştuğu ortaya çıkan işçinin iş sözleşmesi tazminatsız feshedildi. Bölge Adliye Mahkemesi, işverene yalan beyanda bulunmanın güven ilişkisini zedelediğine hükmederek işverenin haklı nedenle fesih kararını hukuka uygun buldu.

Patronuna yalan söyleyen işçi tazminatsız çıkarılabilir! Mahkemeden dikkat çeken karar

Milyonlarca çalışanı ilgilendiren işten çıkarma kararlarına bir yenisi eklendi. İş yerinden “annem hasta” diyerek izin alan ancak daha sonra kız arkadaşıyla buluştuğu ortaya çıkan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin davada Bölge Adliye Mahkemesi dikkat çeken bir karara imza attı.

Mahkeme, işçinin işverene gerçeğe aykırı beyanda bulunarak izin almasını işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini zedeleyen bir davranış olarak değerlendirdi. İşveren tarafından gerçekleştirilen fesih “haklı nedenle fesih” olarak kabul edildi.

Kararla birlikte işverenine yalan beyanda bulunan çalışanların hangi şartlarda tazminatsız olarak işten çıkarılabileceği de yeniden gündeme geldi.

“Annem hasta” diyerek izin aldı

Davaya konu olayda İ.B. isimli çalışanın 8 Kasım 2023 tarihinde yöneticisine annesinin hasta olduğunu söyleyerek izin aldığı belirtildi.

Ancak çalışanın izin aldığı gün kız arkadaşıyla buluştuğu ortaya çıktı. İşveren, çalışanın yöneticisine gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve daha sonraki süreçte de yalan söylediğini kabul ettiğini belirterek iş sözleşmesini feshetti.

İşveren, çalışanın davranışının iş yerindeki çalışma disiplini ve kurallarına aykırı olduğunu, aynı zamanda işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığını savundu.

İşçi ise iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini öne sürerek İş Mahkemesi'ne başvurdu.

İşe iade talebinde bulundu

Şirket bünyesinde perakende satış elemanı olarak çalışan işçi, feshin geçersiz olduğunu savunarak işe iadesini istedi.

Çalışan ayrıca iş sözleşmesinin kötü niyetli ve sendikal nedenlerle feshedildiğini öne sürerek sendikal tazminat talebinde de bulundu.

İşveren ise davanın reddedilmesini istedi ve işçinin yalan beyanda bulunarak izin aldığını belirtti.

İş Mahkemesi, çalışanın işverenine yalan beyanda bulunarak izin aldığını kabul ettiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu davranışın taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ve işverenin iş ilişkisini sürdürmeye zorlanamayacağını değerlendirdi.

Dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı

İlk derece mahkemesindeki kararın ardından taraflar dosyayı istinafa taşıdı.

Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ise olayı daha ileri bir hukuki değerlendirmeye tabi tuttu. Daire, işçinin davranışının yalnızca “geçerli fesih” değil, haklı nedenle derhal fesih kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.

Mahkeme, tanıkların da feshe konu iddiaları doğruladığına dikkat çekti.

Kararda işçinin eyleminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hükümler kapsamında bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Tazminatsız işten çıkarılmasına karar verildi

Bölge Adliye Mahkemesi sonuç olarak işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayandığını kabul etti.

Haklı nedenle fesih durumunda işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamıyor. Bu nedenle somut olayda çalışanın tazminatsız şekilde işten çıkarılması hukuka uygun bulundu.

Karar özellikle çalışanların işverene izin talebinde bulunurken gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının hukuki sonuçlarını yeniden gündeme taşıdı.

Her yalan otomatik olarak tazminatsız fesih nedeni değil

Kararın tüm çalışanlar açısından “işverene söylenen her yalan tazminatsız işten çıkarma nedenidir” şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

Nitekim iş hukukunda çalışanın davranışının niteliği, iş ilişkisine etkisi, güven ilişkisini ne ölçüde zedelediği ve somut olayın koşulları önem taşıyor.

Yargıtay'ın geçmiş kararlarında da yalan beyanın niteliğine göre “geçerli neden” ile “haklı neden” arasında ayrım yapılabildiği görülüyor.

Bu son olayda ise çalışanın hasta annesi gerekçesiyle izin aldığı halde farklı bir amaçla izin kullanması, bunu işverene karşı gerçeğe aykırı beyanla gerçekleştirmesi ve olayın tanıklarla doğrulanması birlikte değerlendirildi.

Bölge Adliye Mahkemesi de bu koşullar altında işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği sonucuna ulaşarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine karar verdi.

Karar, çalışanların izin süreçlerinde işverene sundukları bilgilerin doğruluğunun iş hukuku açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız