Zafer Partisi Samsun İl Başkanı’ndan Öcalan’a İmralı’da özel konut tahsis edildiği iddiasıyla suç duyurusu

Zafer Partisi Samsun İl Başkanı Alperen Carus, Abdullah Öcalan’a İmralı’da özel konut tahsis edildiği ve cezasının infazında ayrıcalık tanındığı iddialarının araştırılması için savcılığa başvurdu. Carus, hukuka aykırı bir uygulama tespit edilirse talimatı veren, uygulayan ve denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesini istedi.

Zafer Partisi Samsun İl Başkanı’ndan Öcalan’a İmralı’da özel konut tahsis edildiği iddiasıyla suç duyurusu

Zafer Partisi Samsun İl Başkanı Alperen Carus, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki ceza infaz koşullarını suç duyurusu dilekçesine taşıdı. Partinin Basın ve İletişim Başkanı Nazif Okumuş imzasıyla yapılan açıklamaya göre dilekçe, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletildi.

Başvurunun merkezinde 250 metrekarelik konut iddiası var

Samsun Adliyesi önünde konuşan Carus, Öcalan’a İmralı’da 250 metrekarelik bir konut tahsis edildiğinin öne sürüldüğünü söyledi. Savcılıktan, böyle bir yerin Öcalan’ın kişisel kullanımına ayrılıp ayrılmadığını ve cezasını çektiği koşulların değiştirilip değiştirilmediğini araştırmasını istedi. Dilekçede, varsa bu yöndeki kararın hangi makam tarafından, hangi yasal dayanakla alındığının belirlenmesi talep edildi.

Carus, suç duyurusunun siyasi gerekçesini de anlattı. İktidarın yürüttüğü sürece yönelik itirazlarını dile getiren İl Başkanı, siyasi görüşmelerin bir hükümlünün cezasının infazında mevzuat dışına çıkılmasına gerekçe oluşturamayacağını savundu. Öcalan’a özel konut ayrıldığı yönündeki iddianın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını düzenleyen hükümler çerçevesinde incelenmesini istedi.

Dilekçede infaz kanunu ve eşitlik ilkesine atıf yapıldı

Başvuruda öne çıkan hukuki dayanaklardan biri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 25. maddesi. Bu madde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının hangi koşullarda infaz edileceğini düzenliyor. Hükümlünün tek kişilik odada barındırılması da maddede sayılan esaslar arasında yer alıyor.

Carus’un dayandığı diğer hüküm, Anayasa’nın kanun önünde eşitliği düzenleyen 10. maddesi. Bu madde, devlet organları ve idari makamların işlemlerinde eşitlik ilkesine uymasını gerektiriyor. Carus, Öcalan’ın aynı infaz rejimine tabi diğer hükümlülerden farklı koşullarda barındırıldığı iddiasının bu açıdan da araştırılmasını istedi.

Hangi kamu görevlileri hakkında işlem istendi?

Dilekçede, Adalet Bakanlığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünde, iddiaya konu işlemlerde sorumluluğu bulunabilecek yetkililerin belirlenmesi istendi. Carus, savcılığın kararın nasıl alındığından başlayarak kimlerin talimat verdiğini, kimlerin bu talimatı uyguladığını ve uygulamayı denetlemekle kimlerin görevli olduğunu araştırmasını talep etti.

Suç duyurusunda, mevzuata aykırı bir işlem saptanması halinde sorumlular hakkında görevi kötüye kullanma ve inceleme sırasında belirlenebilecek diğer suçlar yönünden soruşturma yürütülmesi istendi. Carus’un dilekçesindeki talepler arasında kamu davası açılması da yer aldı.

Adalet Bakanlığı özel konut iddiasına daha önce ne yanıt verdi?

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, İmralı’daki yapılaşmaya ilişkin daha önce yaptığı yazılı açıklamada, ceza infaz kurumunda villa ya da özel konut inşa edildiği veya tahsis edildiği iddialarını reddetmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek de nisanda gazetecilerin sorularını yanıtlarken adada idari bir yerleşke bulunduğunu ve ihtiyaç halinde yeni binalar yapılabildiğini belirtmişti. Gürlek, özel konut iddiasına ilişkin “Özel olarak bir konut yapılma durumu yok” demişti.

Bakanlığın bu açıklamaları, Carus’un suç duyurusundan önce yapıldı. Zafer Partisi’nin son açıklaması ise başvurunun savcılığa iletildiğini ve hangi işlemlerin talep edildiğini bildiriyor. Açıklamada, savcılığın dilekçe üzerine verdiği bir karara yer verilmedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız