Gazete Kritik Siyaset Yavuz Ağıralioğlu: Staj ve çıraklık mağdurlarının hakları devletin sorumluluğu!

Yavuz Ağıralioğlu: Staj ve çıraklık mağdurlarının hakları devletin sorumluluğu!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, staj ve çıraklık mağdurlarının haklarını savunarak, devletin dürüst yönetilmediği sürece bu hakların verilmeyeceğini vurguladı. Hükümeti adalet ve eşitlik ilkesine göre hareket etmeye çağırdı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, staj ve çıraklık mağdurlarına ilişkin, “‘Allah devlete zeval vermesin’ der Türk milleti. Devlet zeval bulunca millet başına ne geldiğini bildiği için böyle bir dua düşmüştür diline. Devlet, adaletsiz olunca zeval bulur. Devlet, sağır olunca, kanınca, kandırınca zeval bulur. Devlet, vatandaşını ayırınca zeval bulur. O yüzden devleti ayağa kaldıracak olan şey, hakkı teslim edebilme kabiliyetidir. Staj ve çıraklık mağdurlarının hakkı vardır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyorsanız, staj ve çıraklık mağdurlarını duyacaksınız” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Staj-Çıraklık Sigortası Konferansı'na katıldı.

Konferansın açılışında konuşan Ağıralioğlu, hükümetin, devletin imkanlarını doğru yönetemedikleri, verimli kullanamadıkları için mazeret beyan ettiklerini, bu yüzden staj ve çıraklık mağdurlarının haklarını vermediklerini söyledi.

Ağıralioğlu, "Memlekette hakkı yenenlerin hakkına, liyakati olup liyakatle emeğini buluşturamamışlarımıza, iyi eğitim almış da aldığı eğitimin hakkını bulamamışlarımıza, iyi eğitim alamamışlarımıza, çalışmışlarımıza, çalışırken sigorta girişiyle devletin muhataplığını kazanamamışlara, işe başlangıç tarihiyle, sigorta girişiyle sosyal güvenlik şemsiyesinden tam anlamıyla yararlanamamışlara, sözleşmeden devlete geçenlere, sözleşmede kalanlara, hakkı yenenlere, neyimiz varsa hepsine yetelim diye bir mücadele…" diye konuştu.

Siyasi mücadelelerinin merkezine bir ciddiyet koymaya çalıştıklarını ifade eden Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

"Duyan devlet, duyabilen devlet, sorun çözebilen devlet, doğru ölçebilen devlet, doğru hesap yapabilen, yaptığı hesapla milletinin her hak etmişine hakkını verebilen devlet… İstatistik Kurumu’na, Sosyal Güvenlik Kurumu’na güvenilebilen, anayasasındaki ilkelerle bütün vatandaşlarını eşitleyebilen devlet… Aldanmayan, aldatmayan devlet, sözüne itibar edilen devlet, verdiği rakama, belgeye kendisi dahil herkesin itibar edeceği ciddi devlet… Böyle bir şey organize etmek zorundayız. Kendi babasının malını esirger gibi kime vereceğini ayıran, kayıran değil, 85 milyonu bir ve beraber yapan devlet… Böyle bir ritim tutsun istiyoruz. Anahtar Parti bir parti hevesine kurulmadı. Devletin hükümet eden gücü, hükümetin devleti temsil eden gücü 85 milyona mesafesini eşitlemek zorunda. Size belge verdilerse, belgeye yazılan rakama devletin belgeye yazdığı tarihe riayet etmesi lazım. Dolayısıyla hak mücadelesini verenler niçin ve neyden mağdur olduklarını biliyorlar. Hak istedikleriniz de size ne vermeleri gerektiğini biliyorlar. Niçin veremiyorlar? Size vermeye gelinceye kadar devletin imkanlarını doğru yönetemedikleri, verimli kullanamadıkları için mazeret beyan ediyorlar. 

"Devlete itimatı sarsmayacaksınız"

Zamanında emekliyi ve sosyal güvenlik şemsiyesinde vatandaşın hakkını, ücretini, çalışma şartlarını vaad etmiş olduğu temel ilkelere göre veremeyen devletin yönetimi hükümet mazeret beyan ediyor. Sanki babalarının mallarını dağıtıyorlar. Milletin hakkını vereceksiniz. Birine bir şey verirken eşitlik duygusunu zora sokup, ‘onlara verdiniz bize niye vermiyorsunuz’ dedirtmeyeceksiniz. Devlete itimatı sarsmayacaksınız. 

‘Allah devlete zeval vermesin’ der Türk milleti. Devlet zeval bulunca millet başına ne geldiğini bildiği için böyle bir dua düşmüştür diline. Devlet, adaletsiz olunca zeval bulur. Devlet, sağır olunca, kanınca, kandırınca zeval bulur. Devlet, vatandaşını ayırınca zeval bulur. O yüzden devleti ayağa kaldıracak olan şey, hakkı teslim edebilme kabiliyetidir. Staj ve çıraklık mağdurlarının hakkı vardır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyorsanız, staj ve çıraklık mağdurlarını duyacaksınız. Şunu bilesiniz, bir milletin evladısınız, haklarınız var alacaksınız. Bunlardan alamazsanız bizden alacaksınız. Şunu unutmayın; mensup olduğunuz millet, bağlı olduğunuz devlet, organizasyonlarda kendisine türküler söylediğiniz bayrak, evlatlarınızla beraber yaşadığınız bu memleket zor zamanlardadır. Memleketin iki yakasını bir araya getirecek, hazinesini dolduracak, parasını itibarlı hale getirecek, satın alma gücünü yükseltecek, hakkı verenlerin, hakkı verilenlerin hakkını aldığı için huzurla yaşayanların memleketi haline getirmek zorunda olduğumuz zor bir süreçteyiz.

"Hakkını alamayan insanlar sizden haklarını talep edince aklınıza geliyorsa memleketinizi doğru yönetmiyorsunuz demektir"

Devletin imkanlarını har vurup harman savururken hesaba gelmeyen para, hakkı olanlar hakkını isteyince hesaba geliyorsa devlet kötü yönetiliyor demektir. Milyarlarca doları kötü yönetiyorsunuz memleketi diye faize verirken aklınıza gelmeyen para, çalışan, çocuk yaşta işe giren, riskleri olan ve hakkını alamayan insanlar sizden haklarını talep edince aklınıza geliyorsa memleketinizi doğru yönetmiyorsunuz demektir.

Biz bir sorunun cevabıyız; doğru yönetilirse bir memleket, ‘benim hakkım yendi’ denecek  bir tane adam kalmayacağına itimat ederim. Hazinelerin, ambarların dolu olacağına, paranın itibarlı olacağına, çocuklarımızın kurduğu hayallere kavuşacağına, emeklilerimizin haysiyetlerine uygun bir gelirle buluşacağına, çalışan herkesin hakkıyla mutlu mesut olacağına, adaletin herkese eşit uygulanınca caydırıcılık üzerinden toplumsal huzuru sağlayacağına çok inanırım ben. Memleketimizi kötü yönetildiği için, sizin haklarınız da dahil hakkı olanlara hakkını veremeyen beceriksiz siyasetin elinden kurtarmaya yeminliyim. ‘Bize oy verin gereğini yapacağız’ deyip sonra sizi unutanlara sandıkta ceza vermezseniz başaramazsınız."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *