Yaşar Seyman’dan 2027 Kültür ve Turizm Bakanlığı Bütçesine Tepki: "Sanatı Susturan Bütçe Geleceği Aydınlatamaz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı için önerilen yaklaşık 95 milyar liralık bütçesini değerlendirdi. Düzenlediği basın toplantısında bütçenin siyasi bir tercih olduğunu vurgulayan Seyman; sanat emekçilerinin güvencesizliğine, bağımsız tiyatroların yaşadığı ekonomik zorluklara ve kültürel mirasın korunmasına dikkat çekerek Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir kültür ve sanat seferberliği çağrısında bulundu.

Yaşar Seyman’dan 2027 Kültür ve Turizm Bakanlığı Bütçesine Tepki: "Sanatı Susturan Bütçe Geleceği Aydınlatamaz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, 6 Kasım 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesini değerlendirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün "Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür" sözünü hatırlatan Seyman, bütçenin yalnızca sayılardan oluşan bir muhasebe cetveli değil; iktidarın topluma, insana, emeğe, sanata ve geleceğe bakışının aynası olduğunu ifade etti.

2027 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine bu anlayışla baktıklarını belirten Seyman, "Bu bütçede sanatçı, yazar, tiyatro emekçisi, müzisyen, ressam, heykeltıraş, sinemacı nerede? Anadolu’nun en ücra köyünde kitap bekleyen çocuklarımız nerede? Gençlerimizin sanatla buluşma hakkı, kadınların kültürel üretimde eşitliği, sanat emekçilerinin sosyal güvencesi nerede? En önemlisi, bu bütçede Cumhuriyet’in aydınlanma ideali nerede?" sorularını yöneltti.

"Kültür ve Sanat Alanı Bir Partinin Arka Bahçesi Olarak Görülemez"

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte “kültürel hegemonya kurmada başarı sağlayamadıklarından” yakındığını hatırlatan Yaşar Seyman, kültür ve sanat alanının ideoloji ile çevrelenemeyeceğini vurguladı. Kültür ve sanata partizanca yaklaşımın ülkeye hiçbir şey kazandırmayacağını belirten Seyman, şunları kaydetti:

"Kültür ve sanat alanı bir partinin arka bahçesi olarak görülemez. Kitleleri manipüle edecek bir yaklaşım olarak benimsenemez. Sorun kendi kültürünü dayatmak değil, halkımızın evrensel değerlerini dünyaya anlatmaktır. Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bu coğrafyada kimse kültürel hegemonya kuramaz, kurmamalıdır. Bunun yerine kültür ve sanatın devrimci niteliğini daha ileri taşımak gerekmektedir."

1934 Özsoy Operası Örneği ve 95 Milyar Liralık Bütçe Eleştirisi

Cumhuriyet’in kurucularının ülkeyi yalnızca yollarla ve binalarla değil, insanı özgürleştirip kültür ve sanatı zenginleştirerek kalkındırmayı hedeflediğini anlatan Seyman, 1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi’nin ziyareti onuruna Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenen ve Ankara Halkevi’nde sahnelenen Özsoy Operası’nı örnek gösterdi.

1934 yılının yoksul Cumhuriyeti opera üretirken, 2027 yılının Türkiye’sinde sanatçıların ekonomik güvencesizlik içinde yaşadığını ve bağımsız tiyatroların ayakta kalmakta zorlandığını belirten Seyman, 2027 yılı için Kültür ve Turizm Bakanlığına önerilen yaklaşık 95 milyar liralık ödeneği şu sözlerle sorguladı:

"İlk bakışta önceki yıla göre bir artış söz konusudur. Bu bütçenin ne kadarı doğrudan sanat üretimine, bağımsız tiyatrolara, yazarlara, çevirmenlere, müzisyenlere ve yerel kültür çalışmalarına ulaşmaktadır? Ne kadarı yeni kütüphaneler açmak, mevcut kütüphaneleri güçlendirmek ve çocukları kitapla buluşturmak için kullanılmaktadır? Aynı ülkede bir tiyatro topluluğu salon kirasını ödeyemiyorsa, bir yazar kitabından geçinemiyorsa, bir çocuk kitap alamıyorsa orada ciddi bir kültür politikası sorunu vardır."

"Sanatçının Emeği Sadaka Değil, Hak Konusudur"

Kendisi de bir yazar ve sendikacı olarak kültür emekçilerinin yaşadığı düzensiz gelir, güvencesiz çalışma koşulları, sosyal güvenlik ve emeklilik sorunlarına değinen Seyman, kadın sanatçıların ekonomik eşitsizliğin yanı sıra ayrımcılıkla da mücadele ettiğini söyledi.

Sanatçının emeğinin sadaka değil hak konusu olduğunu vurgulayan CHP’li Seyman, telif hakları mevzuatının günün koşullarına uygun biçimde güçlendirilmesi, hak sahiplerinin gelirlerinin korunması ve hak ihlallerine karşı etkili denetim sağlanması gerektiğini belirtti. Sanatçıların iktidara yakınlıklarına göre değil, emeklerine ve üretimlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sansürsüz Sanat, Kadın Temsili ve Turizm Emekçilerinin Hakları

Anadolu kültürünün Âşık Veysel’in sazı, Neşet Ertaş’ın bozlağı, Nâzım Hikmet’in şiiri, Yaşar Kemal’in romanı, Anadolu kadınlarının ağıtları ve işçilerin türkülerinden oluşan ortak bir insanlık birikimi olduğunu ifade eden Seyman, kültür politikasının sansürün değil özgürlüğün politikası olması gerektiğini vurguladı. Afife Jale, Sabiha Sertel ve Semiha Berksoy’un kadınların sanat ve özgürlük mücadelesindeki yerini hatırlatarak, kadınların sanat üretiminde eşit temsil edilmesini ve kültür kurumlarının yönetiminde söz sahibi olmasını savunduklarını dile getirdi.

Bakanlığın sorumluluk alanındaki turizm politikalarına da değinen Seyman, başarının yalnızca turist sayısı, otel doluluk oranı ve döviz geliriyle ölçülemeyeceğini belirtti:

  • Turizm ve Kültür Emekçileri: Mevsimlik işçiler, otel emekçileri, turist rehberleri, müze çalışanları ve arkeologların haklarının korunması gerektiğini belirterek, "Turizm büyürken emekçinin hakkı küçülmemelidir" dedi.
  • Doğal ve Tarihî Mirasın Korunması: Turizm yatırımları yapılırken kıyıların, ormanların, tarihî kentlerin ve arkeolojik alanların korunması; müzelerin ve ören yerlerinin kısa vadeli ticari kazançlara ve birkaç şirkete teslim edilmemesi gerektiğini ifade etti.

CHP’nin Kültür ve Sanat Politikası Talepleri

Cumhuriyet Halk Partisi olarak yalnızca eleştirmediklerini, nasıl bir kültür politikası istediklerini de ortaya koyduklarını belirten Yaşar Seyman, partisinin çözüm önerilerini ve taleplerini şu maddelerle sıraladı:

  1. Kültür ve sanata ayrılan kamusal kaynaklar artırılmalı, kaynakların kullanımı şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır.
  2. Yazarların, sanatçıların ve bütün kültür emekçilerinin telif, sosyal güvenlik, örgütlenme ve güvenceli çalışma hakları korunmalıdır.
  3. Kütüphaneler, tiyatrolar, konser salonları ve kültür merkezleri Anadolu’nun bütün illerine ve ilçelerine yaygınlaştırılmalıdır.
  4. Yerel yönetimlerin kültür ve sanat üretimine katkısı desteklenmeli, belediyelerin kültürel etkinlikleri siyasi ayrımcılığa uğramamalıdır.
  5. Kadınların, gençlerin, çocukların ve engelli yurttaşların kültürel yaşama eşit katılımını sağlayacak politikalar yaşama geçirilmelidir.
  6. Türkiye’nin kültürel çeşitliliği korunmalı, sanatın üzerinde hiçbir siyasi ya da ideolojik baskı kurulmamalıdır.
  7. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir kültür ve sanat seferberliği başlatılmalıdır.

"Kültürü Harcama Kalemi Olarak Değil, Geleceğe Yatırım Olarak Görün"

Ekonomik sıkıntıların bahane edilerek kültürden ve sanattan vazgeçilmesini kabul etmediklerini belirten Seyman, konuşmasının sonunda iktidara seslendi. Sanatın lüks, kültürün ise ayrıcalık olmadığını vurgulayan Seyman, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

"Buradan iktidara sesleniyorum: Kültürü bir harcama kalemi olarak değil, toplumun geleceğine yapılan yatırım olarak görün. Sanatçıyı susturmayın, destekleyin. Yazarı yoksulluğa mahkûm etmeyin, emeğini koruyun. Çocuklarımızı kitapsız, gençlerimizi sanatsız bırakmayın. Biz bu karanlığa teslim olmayacağız. Kitabı köylere, tiyatroyu ilçelere, müziği meydanlara, sanatı yaşamın her alanına taşıyacağız. Cumhuriyet’in aydınlanma devrimini yeniden halkla buluşturacağız."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız