Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özel, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ikinci yıl dönümünde, bu tarihin CHP açısından çok önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olduğu seçim zaferinin yıl dönümünde, Türk Milli Futbol Takımı’nın Kosova maçını izlemek için Priştine’ye gitmeyi planladıklarını belirten Özel, güne Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyon haberiyle başladıklarını söyledi.
Özel, 31 Mart’ın yeniden bir zafer günü olmasını umut ederek uyuduğunu ifade ederken, sabah yaşanan gelişmenin bu beklentiyi gölgelediğini dile getirdi. Açıklamasında, hem geçmiş seçim başarısının anlamına hem de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere geniş yer verdi.
CHP’deki değişim sürecini anlattı
Özgür Özel, CHP’nin başarı hikayesinin 2023 yılının son aylarında başlayan değişim sürecine dayandığını söyledi. 2023 seçimlerinin ardından muhalif seçmende ciddi bir “duygusal kopuş” yaşandığını belirten Özel, özellikle gençlerin, kadınların, emekçilerin ve yoksulların değişim beklentisi içinde olduğunu anlattı. Bu tablo karşısında CHP içinde güçlü bir özeleştiri ve yenilenme iradesi ortaya çıktığını ifade etti.
Partide gerçekleşen değişimin ardından aday belirleme sürecinde gençlere ve kadınlara daha fazla alan açıldığını söyleyen Özel, yerel seçimlerde bunun karşılığının alındığını belirtti. Türkiye’nin CHP’deki değişimi bir özeleştiri olarak gördüğünü ve bu nedenle partiye büyük bir kredi verdiğini savundu. Nüfusun yüzde 65’inin, ekonominin ise yüzde 85’inin CHP’li belediyeler tarafından yönetilir hale geldiğini hatırlatan Özel, bunun Türkiye’nin değişim umuduyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
“Kazanan millet oldu” vurgusu
Özel, 31 Mart seçimlerinin ardından yapılan ilk değerlendirmelerde, seçimin kazananının millet olduğunu söylediğini hatırlattı. Zaferin ardından aşırı kutlama yerine sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi gerektiğini savunduklarını belirten CHP lideri, bu seçim sonucunu yalnızca bir yerel seçim başarısı değil, daha büyük bir demokratik dönüşümün fırsatı olarak gördüklerini ifade etti.
Belediye başkanlarına da göreve geldikleri ilk gün, ellerindeki yetkinin sıradan bir makam anahtarı değil, CHP’nin yeniden iktidar olmasının anahtarı olduğunu söylediğini aktaran Özel, yerel yönetimlerdeki başarının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.
“Normalleşme” sürecine dikkat çekti
Basın toplantısında, seçim sonrasında başlattıkları diyalog sürecine de değinen Özel, bu dönemi “normalleşme” olarak tanımladıklarını söyledi. Toplumun kavga değil hizmet, gerilim değil diyalog istediğini ifade eden Özel, bu yaklaşımın kamuoyunda da karşılık bulduğunu savundu. Ona göre millet, siyasetin doğal halinin bu olduğunu düşündü ve bu nedenle bu sürece destek verdi.
Ancak bu sürecin ilerleyen dönemde çeşitli müdahalelerle kesintiye uğratıldığını söyleyen Özel, özellikle İstanbul’da yaşanan gelişmelerin ardından hem İstanbul’un hem de Türkiye’nin huzurunun bozulduğunu dile getirdi. CHP’ye ve belediyelerine yönelik adımların siyasi amaç taşıdığını öne sürdü.
Bursa operasyonu üzerinden iktidara sert tepki
Özgür Özel’in konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili değerlendirmeleri oldu. 31 Mart’ın yıl dönümünde böyle bir operasyon yapılmasını çok sert sözlerle eleştiren Özel, bunun tesadüf olmadığını savundu. Bursa’nın, seçimle kaybedildikten sonra yargı yoluyla geri alınmak istendiğini öne süren Özel, bu girişimin doğrudan millet iradesine yöneldiğini ifade etti.
Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in halkın güçlü desteğiyle göreve geldiğini vurgulayarak, seçimle kazanılamayan bir belediyenin başka yollarla alınmak istenmesine tepki gösterdi. Bu yaklaşımın halk tarafından da görüldüğünü ve kabul edilmeyeceğini savundu.
“Milletin seçtiğine sahip çıkıyoruz” dedi
Konuşmasında seçilmiş yöneticilere yönelik müdahalelere karşı durduklarını vurgulayan Özel, bu tavrın kişilere göre değil ilkelere göre belirlendiğini söyledi. Milletin oyuyla seçilmiş bir ismin, kim olursa olsun korunması gerektiğini belirten CHP lideri, bugün verdikleri mücadelenin de tam olarak bu anlayışa dayandığını ifade etti.
Özel, farklı belediyelerde yaşanan gelişmeler üzerinden de iktidarın yargı eliyle siyasi sonuç üretmeye çalıştığını öne sürdü. Türkiye’de çok sayıda belediyenin artık halkın seçtiği kişiler yerine başka yöntemlerle yönetildiğini söyleyen Özel, bunun demokrasi açısından ağır bir tablo ortaya çıkardığını dile getirdi.
“Teslim olmayacağız” mesajı verdi
Açıklamasının son bölümünde, CHP’ye yönelik baskı ve tehditlerle geri adım attırılamayacağını vurgulayan Özgür Özel, partilerinin tarihsel kimliğine dikkat çekti. CHP’nin işgale karşı direnişin ve kuruluş iradesinin partisi olduğunu söyleyen Özel, tehditler karşısında teslim olmayacaklarını açık ifadelerle dile getirdi.
Bu süreçte mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Özel, siyasi baskılara, yargı operasyonlarına ve çeşitli girişimlere rağmen geri çekilmeyeceklerini ifade etti. 31 Mart’ın taşıdığı sembolik anlamı hatırlatan CHP lideri, yaşananların yalnızca bir belediye meselesi olmadığını, doğrudan demokrasi ve millet iradesiyle ilgili olduğunu söyledi.