YILDIZ YAZICIOĞLU- LEFKOŞA- KKTC pandemi sürecinde yükselen yabancı talebinin etkisiyle hızlanan inşaat hareketinin ardından ciddi bir konut fazlasıyla karşı karşıya kaldı. Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, özellikle İskele bölgesinde satılamayan 20 ila 25 bin konut bulunduğunu belirterek, bu stokun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vatandaşlık karşılığında satılması yönünde çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

Gürcafer, planın detaylarının hükümet ile ele alındığını ve sürecin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a da sunulacağını aktardı.
“DOĞU AKDENİZ’İN MİAMİ’Sİ OLMA POTANSİYELİ VAR”
Türkiye’den gelen gazetecilere açıklamalarda bulunan Gürcafer, KKTC’nin doğal ve kültürel potansiyeline işaret ederek ülkenin büyük bir vizyon taşıdığını ifade etti.
Pandemi sırasında yabancılara yaklaşık 10 bin konutun satıldığını hatırlatan Gürcafer, sonradan tamamlanan ve halen bitme aşamasında olan projelerin ise “Rum kesimi kaynaklı engeller nedeniyle” alıcı bulamadığını söyledi.
Stok baskısını azaltmak amacıyla hükümetle alternatif modeller geliştirdiklerini belirten Gürcafer, şu ifadeleri kullandı:
“Belirli bir parasal limit dahilinde konut satın alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına KKTC vatandaşlığı verilmesi planlanıyor. Paket kapsamı konusunda çalışmalar sürüyor. Bu hak yalnızca TC vatandaşları için geçerli olacak.”
FİYATLAR NE DURUMDA?
KKTC’de ev fiyatlarının bulunduğu bölge ve büyüklüğe göre değiştiğini aktaran Gürcafer, 120 bin dolardan başlayıp 200 bin dolar seviyelerine uzanan geniş bir aralık bulunduğunu kaydetti.
Vatandaşlık verilmesi için satın alınacak konutun belirlenmiş bir minimum tutarı karşılaması gerekeceğini de ifade etti.
Konutların turizm sezonu dışında kiralanarak ek gelir getirebileceğine dikkat çeken Gürcafer, yılda onlarca aile tarafından kullanılan evlerin ülke ekonomisine çok yönlü katkı sağladığını belirtti.
TURİZMDEN DAHA YÜKSEK ÇARPAN ETKİSİ
Konut piyasasının KKTC turizminin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Gürcafer, yabancı yatırımcıların yalnızca konut almadığını; kiralama, ulaşım, alışveriş ve eğlence harcamalarıyla ekonomiye sürekli kaynak aktardığını vurguladı.
Ancak plansız büyümenin riskleri konusunda da uyaran Gürcafer, “İnşaat alanları mutlaka planlanmalı, aksi halde ada betona dönüşür” dedi.