CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basın mensuplarıyla bir araya gelerek bayramlaştı ve gündemin odağındaki soruları yanıtladı. Hem partinin iç dinamiklerine hem de yaşanan hukuki sürece ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Kılıçdaroğlu, sakin ve ölçülü bir üslupla konuştu.
Kılıçdaroğlu, konuşmalarının genelinde iki ana mesaj üzerinde yoğunlaştı: Kurultayın mutlaka yapılacağı ve bunun yasal bir zeminde gerçekleşmesi gerektiği.
"Kurultay Olacak, Çare Yok"
Gündeme ilişkin en merak edilen soru kurultayın ne zaman yapılacağıydı. Kılıçdaroğlu, bu konuda kararlı ama temkinli bir tutum sergiledi:
"Kurultay yapılacak. Tedbir kararı kalktıktan sonra yasal zeminde kurultay yapılacak. Olayın bütün ayrıntılarını arkadaşlarla beraber görüşeceğiz. Hukukçularla bir araya gelip oturup konuşacağız. Kurultayı nasıl yaparız, en kısa sürede bunları konuşacağız. Kurultay olacak, çare yok."
Kılıçdaroğlu, üzerindeki tedbir kararının kurultay takvimini doğrudan belirleyen hukuki bir engel olduğunu vurgulayarak, bu kararın kalkmasını beklemenin zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aday olup olmayacağına ilişkin soruyu ise "Kurultay olsun hele bir, Allah Kerim." diyerek kapıyı kapatmadan geçiştirdi.
"Özel ile Niye Görüşmeyelim, Biz Düşman Değiliz"
Basının en fazla merak ettiği konulardan biri de Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel arasındaki ilişkinin bundan sonra nasıl şekilleneceğiydi. Kılıçdaroğlu bu soruyu beklenmedik bir sadelikle yanıtladı:
"Niye gelmeyelim? Biz düşman değiliz ki. Aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Dolayısıyla bütün partililerimizle konuşuruz, görüşürüz. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil."
Bu yanıt, iki isim arasındaki derin gerilime rağmen Kılıçdaroğlu'nun diyalog kapısını tamamen kapatmadığını göstermesi bakımından dikkat çekiciydi.
"CHP'nin Kapıları Nasıl Kapatılır?"
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gelişmelere de sert bir dille değindi. Genel merkeze gitmek isteyen milletvekillerine kapıların kapatılmasını "akıl tutulması" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, tarihsel bir gerçeği de hatırlattı:
"CHP'nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapatılamaz. Bunun haklı gerekçelerle açıklanması, anlatılması lazımdır."
Milletvekillerinin genel merkeze gidişine kendisinin talimat vermediğini belirten Kılıçdaroğlu, yaşanan gelişmelerin ayrıntılarını ilerleyen günlerde düzenleyeceği halkla buluşma etkinliğinde aktaracağını duyurdu.
"CHP Ahlaki Kodlarına Dönmek Zorunda"
Kurultayın iptaliyle sonuçlanan hukuki süreci değerlendiren Kılıçdaroğlu, yargının tespitine de dikkat çekti. Mahkemenin kurultayda para dağıtıldığına hükmettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu durumu bizzat CHP'lilerin mahkemeye taşıdığını vurgulayarak sert bir uyarıda bulundu:
"Yargı diyor ki siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız. Bunu ben demiyorum, bunu mahkeme söylüyor. Para dağıttı deniyor; bunlar olmaz arkadaşlar. CHP ahlaki kodlarına dönmek zorundadır."
Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu'nu oluşturarak yola devam edeceklerini de açıkladı.
"Dedikodulara İnanmayın, Parti Ciddiyetle Yönetilir"
Olası ihraçlara ilişkin dolaşan söylentileri de sert bir dille reddeden Kılıçdaroğlu, "Bir sürü dedikodu var arkadaşlar, bunlara inanmayın. Bir parti yönetimi hukuk içinde ve ciddiyetle yapılır. İhracın koşulları vardır, bir kişi tutup da 'Ben bunu beğenmedim, ihraç edeyim' diyemez. Öyle bir şey yok." dedi.
Genel tabloya bakıldığında Kılıçdaroğlu'nun mesajları üç ana eksen etrafında şekillendi: Kurultayın mutlaka yapılacağı ancak hukuki zeminin hazır olmasının bekleneceği, parti içi diyaloğun sürdürüleceği ve CHP'nin ahlaki ilkelerine yeniden kavuşması gerektiği. Söz konusu mesajların partinin bundan sonraki sürecini nasıl şekillendireceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.