DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) kayyum atanacağına dair çıkan iddialara dair sert açıklamalarda bulundu. Babacan, bu durumun Türkiye'de demokrasinin ciddi bir yozlaşması olduğunu belirterek, ”Bir ülkenin ana muhalefet partisine sürekli kayyum korkusu yaşatmak, demokrasinin en büyük ayıbıdır” dedi.
Ali Babacan'dan Sert Tepkiler
Ali Babacan, NOW TV'de gerçekleştirdiği bir programda, CHP üzerinde kayyum atama iddialarının yaratmış olduğu belirsizliklere dikkat çekti. Gece yarısı ansızın bir kayyum atanmasının düşünülemeyeceği bir demokrasinin sağlıklı işlemediğini ifade eden Babacan, bu tip korkuların yaşanmasının Türk demokrasisini zayıflattığını vurguladı. “Böyle bir şey kabul edilemez” diyerek ifadesini güçlendiren Babacan, antidemokratik uygulamaların toplumda yarattığı olumsuz etkileri dile getirdi. Türkiye'nin yanlış bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Babacan, muhalefet partilerine yönelik baskıların ekonomiye de olumsuz yansıdığını belirtti. Düşüncelerinin sosyal medya "tweet"leri üzerinden ekonomik etkiler yaratmasının düşündürücü olduğunu dile getiren Babacan, bu durumu sağlam bir demokrasi için kabul edilemez bir durum olarak nitelendirdi.
İmamoğlu'nun Tutukluluğu ve Siyasi Operasyon Vurgusu
Babacan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun hukuksal durumu hakkında da değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu'nun gözaltı ve tutukluluk sürecinin siyasi bir operasyon olarak nitelendirilebileceğini belirten Babacan, yaşananların yargı süreciyle doğrudan ilgili olmadığına dikkati çekti. Birden fazla davanın eş zamanlı olarak gündeme gelmesini ve bu davaların paket halinde işleme alınmasını yorumlarken, bu durumun siyasi bir oyun olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İmamoğlu'nun hapse atılmasının yanlış olduğu kadar, bunun arkasındaki siyasi mekanizmalara da dikkat çekti. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın benzer şekilde hapse atıldığını hatırlatan Babacan, bu durumun adalet sisteminin nasıl işlemesi gerektiği konusundaki algıyı derinden etkilediğini söyledi. Türkiye’de hukuk sisteminin işleyişinin bu kadar zayıf olması, hem bireyler için hem de ekonominin sağlığı açısından son derece endişe verici olduğunu belirtti.