CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle yürüttüğü siyasi parti temasları kapsamında DEVA Partisi Genel Merkezi’nde Genel Başkan Ali Babacan ile bir araya geldi. DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Demokrat Parti ziyaretlerinin ardından gerçekleşen görüşmede, CHP heyetinde Selin Sayek Böke, Serkan Özcan ve Gökçe Gökçen yer aldı. Babacan’a ise Sadullah Ergin, İbrahim Çanakçı ve Yakup Engin eşlik etti. Yaklaşık bir saat 15 dakika süren görüşmenin ardından iki lider ortak basın açıklaması yaptı.
Babacan, görüşmenin hem Türkiye’nin iç gündeminin yoğunluğu hem de bölgedeki gelişmeler nedeniyle zamanlı ve önemli olduğunu söyledi. Görüşmede yalnızca seçim başlığının değil, bölgesel savaş riski, ekonomi, yolsuzlukla mücadele, şeffaf yönetim anlayışı ve devlet yönetiminde etik kuralların da ele alındığını ifade etti. Bu yönüyle ziyaret, yalnızca siyasi takvim tartışmasıyla sınırlı kalmayan çok başlıklı bir temas olarak öne çıktı.
Bölgesel savaş ve diplomasi vurgusu öne çıktı
Ali Babacan, açıklamasında ilk gündem maddelerinden birinin komşu İran’a yönelik başlatılan savaş olduğunu belirtti. Söz konusu savaşın uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler şartına ve hatta ABD’nin kendi iç hukukuna da aykırı olduğunu savunan Babacan, bölgede çok geniş bir coğrafyayı etkileyen ağır bir tablo yaşandığını söyledi. Geçici ateşkes sağlanmış olsa da bunun Lübnan’ı kapsamadığını belirten Babacan, çatışmalar sürdüğü sürece diplomasi masasının rahat çalışamayacağını ifade etti.
Babacan, bir an önce Lübnan dahil tüm sahada silahların susması gerektiğini dile getirirken, geçici ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve ardından barış görüşmelerinin başlaması yönünde bir zemin oluşmasını beklediklerini söyledi. Netanyahu hükümeti değişmeden bölgeye huzur gelmeyeceğini de savunan Babacan, mevcut ortamın yalnızca bölgeyi değil Türkiye’yi de etkileyen geniş çaplı bir kriz oluşturduğunu vurguladı.
Temiz yönetim, ekonomi ve enflasyon başlıkları da masadaydı
Babacan, görüşmede öne çıkan bir başka başlığın temiz yönetim adımları olduğunu anlattı. Yolsuzlukla mücadele, devlet ve belediye yönetiminde etik ilkeler ile bunların Meclis’te yasa haline getirilmesi gibi konularda görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. DEVA Partisi’nin bu konuda hazırlıklarının bulunduğunu, CHP’nin de Meclis’e sunduğu teklifler ve güncel çalışmaları nedeniyle bu başlığın önemli bulunduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemde bu konuda partiler arasındaki diyalogun süreceğini belirtti.
Ekonomi başlığında ise Türkiye’de halkın en önemli sorununun geçim, hayat pahalılığı ve enflasyon olduğuna dikkat çeken Babacan, savaşın Türkiye ekonomisine etkileri açısından da ilk sırada enflasyonun geldiğini söyledi. CHP’nin savaşın ekonomik etkileri üzerine hazırladığı çalışmanın kendileriyle paylaşıldığını belirten Babacan, bu konuda da karşılıklı değerlendirmelerin süreceğini dile getirdi.
“Mülakat devam ediyor, vaatler tutulmadı”
Babacan, 2023 seçimlerinden bu yana üç yıl geçtiğini hatırlatarak, iktidarın seçim öncesindeki vaatlerini yerine getirmediğini savundu. Faizlerin düşürüleceği yönündeki söylemlere rağmen seçimden sonra faizin yüzde 50’ye çıkarıldığını, mülakatın kaldırılacağı sözü verilmesine rağmen mülakatın sürdüğünü söyledi. Ayrımcılığın ve torpilin devam ettiğini belirten Babacan, enflasyonun da halen yüzde 30’un üzerinde olduğunu vurguladı.
Orta vadeli programlarda ilan edilen reformların da uygulanmadığını savunan Babacan, kamu ihale yasasının Avrupa Birliği standartlarına getirileceği yönündeki taahhütlerin de hayata geçirilmediğini söyledi. Ona göre bu üç yıllık tablo, hükümetin vaat ettiği başarıları üretemediğini gösteriyor. Bu nedenle artık seçimlerin konuşulmaya başlandığını ve ufukta görünen seçimin erken genel seçim olduğunu ifade etti.
Ara seçim için “Anayasa açık” mesajı
Babacan’ın açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise ara seçim değerlendirmesi oldu. Ara seçimin Anayasa’nın açık hükmü olduğunu söyleyen Babacan, 2002’deki Siirt örneğini hatırlatarak milletvekili sayısındaki boşalma durumunda ara seçimin anayasal zemine sahip olduğunu belirtti. İki buçuk yılın ardından açılan pencerede ara seçimin mümkün olduğunu, bunun uygulanabilmesi için Meclis’in karar alması gerektiğini söyledi. Eğer Meclis’te 30 sandalye boşalırsa bu durumda Anayasa’nın seçim yapılmasını takvimli şekilde zorladığını da ifade etti.
Babacan, “Anayasa hepimizi bağlayan bir metinse bunun gereği yerine getirilmelidir” diyerek mevcut sistemde bu konuda sorumlu kurumun TBMM olduğuna işaret etti. Başta Meclis yönetimi ve iktidar partileri olmak üzere herkesin bu hükmün farkında olması gerektiğini söyleyen Babacan, aksi yönde bir görüş varsa bunun da açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Gençler, yoksulluk ve değişim mesajı
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Babacan, Türkiye’de ilk kez bir neslin kendinden sonraki neslin daha zor şartlarda yaşayacağından endişe ettiğini söyledi. Refahın nesilden nesile artması gerekirken son 10 yılda bunun tersine döndüğünü savunan Babacan, doğurganlık hızındaki düşüşü de gelecek kaygısıyla ilişkilendirdi. Refahın topyekun artabilmesi için öncelikle adaletin, hukukun ve yarınlara güvenin sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Gençlerin üniversiteyi bitirir bitirmez torpil aramak zorunda kaldığını söyleyen Babacan, bunun mevcut düzenin en çarpıcı sonuçlarından biri olduğunu savundu. Ona göre topyekun değişim şart ve bu değişim ancak iktidarın değişmesiyle mümkün olabilir. Babacan, mevcut iktidarın üç yılda yapamadığını kalan sürede yapamayacağını belirterek, özellikle gençlerin yeniden bu ülkeye güvenebilmesi için köklü bir değişim gerektiğini söyledi.