Türk mutfağının en sevilen yemeklerinden biri olan yaprak sarmanın hazırlanmasında kullanılan salamura asma yaprakları, Avrupa'da gerçekleştirilen laboratuvar analizleriyle yeniden gündeme geldi. Türkiye menşeli ürünlerde insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek tarım ilacı kalıntılarının belirlenmesi, gıda güvenliği konusunda endişelere neden oldu.
Avrupa Birliği'nin Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi'ne (RASFF) 14 Ekim 2026 tarihinde girilen bildirimde, Türkiye'den Hollanda üzerinden Almanya'ya gönderilen salamura asma yapraklarında 7 farklı pestisit kalıntısı tespit edildi. Analizlerde bazı kimyasalların izin verilen azami kalıntı limitlerini onlarca kat aştığı belirlendi.
Almanya'daki marketlerde satışa sunulan söz konusu ürünlerin, yapılan incelemelerin ardından imha edildiği bildirildi.
Sarmalık Yapraklarda Yasal Sınırın 130 Katı Pestisit
20 Ekim 2026 tarihinde Gıda Bülteni tarafından yayımlanan habere göre Almanya'da incelenen Türkiye menşeli salamura asma yapraklarında ciddi pestisit kalıntıları bulundu.
Analizlerde özellikle iki tarım ilacının yüksek seviyelerde tespit edilmesi dikkat çekti.
Analizlerde bildirilen limit aşımları
Metrafenon
130 kat
Azoksistrobin
110 kat
Değerler, bildirilen yasal azami kalıntı limitine göre hesaplanan aşım oranlarıdır. Sağlık riskinin aynı oranda arttığı anlamına gelmez.
Metrafenon ve azoksistrobin, tarımda mantar hastalıklarına karşı kullanılan kimyasal maddeler arasında bulunuyor.
Bu sonuçlar, incelenen ürünlerin pestisit kalıntısı bakımından yasal gereklilikleri karşılamadığını ortaya koydu.
Daha Önceki Analizde Kanserojen Madde Şüphesi
Sarmalık yapraklardaki pestisit sorunu ilk kez bu analizle gündeme gelmedi.
Avrupa Birliği'nin RASFF sistemine 25 Eylül 2026 tarihinde giren başka bir bildirimde, asma yaprağı numunesinde 7 farklı pestisit kalıntısı saptanmıştı.
Söz konusu analizde azoksistrobin miktarı yasal sınırın 94 katı, folpet miktarı 20 katı, difenokonazol miktarı ise yaklaşık 19,6 katı düzeyinde ölçülmüştü.
Özellikle folpet maddesinin Avrupa Birliği sınıflandırmasında kanserojen olduğundan şüphelenilen maddeler arasında yer alması dikkat çekmişti.
Ancak bu sınıflandırma, söz konusu yaprakları tüketen herkesin kansere yakalanacağı anlamına gelmiyor. Bir maddenin potansiyel tehlikesi ile belirli miktarda tüketilmesinin oluşturduğu gerçek sağlık riski birbirinden farklı değerlendiriliyor.
Son Analizde Folpet Maddesi de Tespit Edildi
14 Ekim tarihli bildirimde yalnızca metrafenon ve azoksistrobin değil, başka tarım ilacı kalıntıları da bulundu.
Analiz sonuçlarına göre folpet yasal sınırın 31,3 katı, difenokonazol 22 katı, boskalid 8,3 katı, pirimetanil 4 katı ve nikotin 2,7 katı seviyesinde ölçüldü.
Böylece incelenen aynı ürün numunesinde yedi farklı maddenin kalıntı limitlerini aştığı bildirildi.
Metrafenonla ilgili bazı toksikolojik değerlendirmelerde de deney hayvanlarında karaciğer tümörleri gözlemlendiği belirtiliyor. Bununla birlikte hayvan deneylerindeki bulguların insanlarda aynı etkinin kesin olarak ortaya çıkacağını göstermediği unutulmamalı.
Almanya'da Salamura Yapraklar İmha Edildi
Almanya'da gerçekleştirilen resmî piyasa kontrolleri sonucunda, limitlerin üzerinde pestisit içerdiği belirlenen salamura asma yaprakları imha edildi.
Bildirimde ürünlerin Türkiye'den Hollanda üzerinden Almanya'ya ulaştığı belirtildi.
İmha kararı, analiz edilen ürün partisine ilişkin alındı. Bu sonuç, Türkiye'de satılan bütün salamura yaprakların aynı seviyede pestisit içerdiğini göstermiyor.
Ancak kısa aralıklarla yapılan iki ayrı bildirimde benzer sorunların ortaya çıkması, asma yaprağı üretiminde tarım ilacı kullanımının ve kalıntı denetimlerinin önemini yeniden gündeme getirdi.
Sarmalık Yaprak Tüketenler Nelere Dikkat Etmeli?
Pestisit kalıntıları, tarım ürünlerinin yetiştirilmesi sırasında kullanılan bitki koruma ürünlerinden kaynaklanabiliyor. Yanlış doz, uygun olmayan ilaçlama zamanı ve hasat öncesi bekleme süresine uyulmaması kalıntı sorununa yol açabiliyor.
Tüketicilerin izlenebilirliği bulunan, üreticisi ve parti bilgileri açıkça belirtilen ürünleri tercih etmesi önem taşıyor.
Yaprakların yıkanması veya haşlanması bazı pestisit kalıntılarını azaltabilse de tüm kimyasalların tamamen uzaklaştırılacağını garanti etmiyor. Bu nedenle gıda güvenliğinde temel önlem, ürünlerin üretim ve satış aşamalarında etkin biçimde denetlenmesi olarak öne çıkıyor.
Son analiz sonuçları, özellikle salamura asma yapraklarında pestisit kalıntılarının düzenli kontrol edilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.