Mustafa Yeneroğlu: İşkenceye sıfır tolerans iddiası ile yola çıkanlar bugün işkence ve kötü muamelenin hamisi olmuşlardır!

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, son günlerde kolluğun keyfi gözaltı uygulamalarını ve iktidarın insan hakları ihlallerini eleştirdi. Yeneroğlu, Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı'nın sorumluluk almadığını belirterek hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı.

Mustafa Yeneroğlu: İşkenceye sıfır tolerans iddiası ile yola çıkanlar bugün işkence ve kötü muamelenin hamisi olmuşlardır!

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Türkiye'deki kolluk kuvvetlerinin son dönemdeki davranışlarını eleştirerek, vatandaşların haklarını ihlal ettiğini ifade etti. Yeneroğlu, yaptığı açıklamalarda gözaltılarla ilgili endişelerini dile getirerek, "Bir vatandaşımız 'çocuklar uyuyor' diye çağrı yaptığında evinden gözaltına alındı. Bu tür keyfi uygulamalar akıl almaz," dedi. Yeneroğlu, kolluk kuvvetlerinin yetkilerini kötüye kullandığını ve bu durumun bir suç teşkil ettiğini belirtti.

Kolluğun Yetki Aşımı ve Keyfi Gözaltılar

Yeneroğlu, son günlerde yaşanan gözaltılara dikkat çekerek, bunun hukuk devleti prensipleriyle bağdaşmadığını vurguladı. Basında yer alan olaylarda, gazetecilere ve sıradan vatandaşlara yapılan gözaltı işlemlerinin artması, kamu güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. "Zorbalık yapanlara elbette zorba diyeceğiz," diyen Yeneroğlu, bu durumu içeren bir soru önergesi verdiklerini de ekledi. İçişleri Bakanlığı'nın, kolluk güçlerine yönelik eleştirileri yanıtlamak yerine kınama açıklaması yapmasını ise , "Bu pervasızlık akıl alır gibi değil," sözleriyle eleştirdi.

İktidarın Sorumlulukları

Yeneroğlu, iktidarın aslında vatandaşı koruma yükümlülüğüne sahip olduğunu belirterek, yasaların herkes için geçerli olması gerektiğine dikkat çekti. Özellikle kolluk güçleri gibi devletin temsilcisi olan kişilerin hukuka riayet etmesi gerektiğini ifade etti. "Hukuk devleti herkes için geçerlidir," diyen Yeneroğlu, kolluğun uygulamalarının iktidar politikaları ile nasıl şekillendiğine değindi.

Devlet-Mafya İlişkileri

Uzun süredir gözlemlenen şiddet olaylarının bireysel suçlardan ziyade iktidarın politikalarının bir sonucu olduğuna işaret eden Yeneroğlu, devletin yönetiminin suç örgütleri ile iç içe geçtiğini savundu. "İktidar kendi çıkarları için muhalifleri düşman olarak görmektedir," diyen Yeneroğlu, bunun sonuçlarının toplumsal barışa zarar vereceğini belirtti. Ayrıca, suç örgütü liderinin kamuoyuna yansıyan açıklamaları sonrasında, iktidarın sessiz kalmasını eleştirdi.

Kadına Yönelik Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi

Yeneroğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinin ardından ülke genelinde kadın cinayetlerinin ve şiddetin arttığına dikkat çekti. "Kadınların güvenliklerinin sağlanmadığı bir ortamda, şiddeti önleme çabalarının ciddiyetsizleştiği aşikardır," diyen Yeneroğlu, bu konudaki hukuksuzlukların ve fetihlerin toplumda yarattığı tahribatı dile getirdi. Kadın hakları ve şiddetle mücadelede yeterli tedbirlerin alınmadığını ve bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Uluslararası Uyuşturucu Trafiği ve Devletin Rolü

Son dönemlerde, Mersin Limanı'nda ele geçirilen uyuşturucu miktarlarının artması, Yeneroğlu'nun vurguladığı bir diğer kritik konu oldu. "Uyuşturucu trafiğine karşı etkili bir soruşturma yapılmalı," ifadelerine yer veren Yeneroğlu, devletin uyuşturucu konusu ile ilgili atması gereken adımların önemine dikkat çekti. Dört bir yandan gelen iddialara rağmen, iktidarın sessiz kalmasını eleştiren Yeneroğlu, ceza soruşturmalarının gerekliliği üzerinde durdu.

Kadın Hakları ve Sözleşmeli Tedbirler

Kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi'nin önemine vurgu yapan Yeneroğlu, bu sözleşmenin feshedilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı'nın bu konuda yeterli samimiyet göstermediğini ifade eden Yeneroğlu, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma taleplerine üç aydır yanıt vermediğini de ekledi. Kadınların korunması adına gereken tüm yasaların güncellenmesi ve uygulanmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi

Yeneroğlu, tüm bu baskıcı uygulamaların ve hukuksuzlukların sürdürülemez olduğunu belirterek, toplumun tüm bireylerinin adalet ve eşitlik için birleşmesi gerektiğine dikkat çekti. "Bu karanlığı aydınlığa çevirmek zorundayız," diyerek umut aşılayan Yeneroğlu, seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte iktidarın değişebileceğini ve adaletin tekrar sağlanabileceğini belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız