Gazete Kritik Meclis HDP'li Doğan: 'Kürtler ve Aleviler kardeşlik hukuku dışında tutulmuştur'

HDP'li Doğan: 'Kürtler ve Aleviler kardeşlik hukuku dışında tutulmuştur'

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, mevcut anayasa değişikliğinin Türkiye'nin demokrasi mücadelesine zarar vereceğini ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştireceğini vurguladı. Ayrıca, eşit yurttaşlık ve Alevi toplumunun haklarına odaklanarak yeni bir toplum sözleşmesi çağrısında bulundu.

HDP'li Doğan: 'Kürtler ve Aleviler kardeşlik hukuku dışında tutulmuştur'

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan'ın açıklaması şu şekilde:

Halkın temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan, sosyal hukuk devleti ilkelerinden, hukukun üstünlüğünden ve güçler ayrılığından yoksun olan bir anayasa değişikliği, Türkiye’nin demokrasi mücadelesine herhangi bir katkı yapmayacaktır. Bu tür bir değişiklik, demokratik süreçlerde özgürce tartışılmasını engelleyerek, ülkedeki istikrara zarar verecektir. Eğer bu değişiklik gerçekleştirilirse, demokrasinin sembolik unsurları da kaybolacak ve toplum daha büyük bölünmelere yol açacaktır.

Yeni Bir Toplum Sözleşmesi İçin Fırsatlar

Ülkemizin pek çok sorununu çözmek için elimizde bir fırsat var. Zorlu günler geçirmiş olsak da, yeni bir toplum sözleşmesi yapma imkanı şu an gözlerimizin önünde duruyor. Bu şartlar, toplumsal birlik adına atılan adımların atılması için kritik bir dönemi işaret ediyor. Tüm toplum kesimlerinin, geçmişteki sorunlar üzerine konuşma ve çözüm önerilerini paylaşma fırsatı bulduğu bir zemin, yeni bir başlangıç olabilir. Ele alınması gereken pek çok konu mevcut; toplumsal barış, eşit muamele ve adalet gibi ilkeler üzerinden yola çıkmak, bu sürecin sağlıklı işlemesine yardımcı olacak unsurlar arasında sayılabilir. Ülkede var olan kutuplaşmanın giderilmesi için yeni bir platform oluşturulması, tüm kesimlerin kendini ifade etmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Kürtler ve Aleviler: Kardeşlik Hukuku Ne Olacak?

Çoğulcu bir toplum olmanın gereklilikleri göz önüne alındığında, siyasal düzlemde hâlâ ulus devlet tartışmaları yapmanın nedenleri derin bir şekilde incelenmelidir. Tekçi bir geçmişe sahip olmamız ve bu mirası sürdürme isteği, yıllardır halkların eşitliği noktasında engeller oluşturmuştur. Türk ve Kürt halkları arasında köklü ve kadim bir bağ bulunsa bile, bu kardeşlik hukuku her iki taraf için de eşit düzeye getirilmeli ve tüm kesimlerin hakları güvence altına alınmalıdır. Bu bağlamda, Anayasa düzleminde yapılacak değişiklikler, ortak vatan algısı çerçevesinde tüm etnik grupların eşit koşullarda değerlendirileceği bir çerçeve sunmalıdır.

Alevi Toplumunun Talepleri ve Hak Arayışı

Alevi toplumu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ideolojisinin ilk temsilcileri arasında yer almaktadır ve bu topluluk, Cumhuriyet’ten bu yana, maruz kaldığı asimilasyon politikalarına karşı önemli bir mücadele vermiştir. Sürekli olarak bir sünnileştirme sürecine tabi tutulan Aleviler, kendi inanç ve kültürel varlıklarını özgür bir ortamda yaşamak istemektedirler. Anayasal düzeyde kendilerine tanınacak haklar, onların inançlarını ve kurumlarını canlandırmaları açısından büyük bir önem arz etmektedir. Alevi bireyler, eşit yurttaşlık temelinde tanınmayı ve kendi kimliklerini özgün bir biçimde yaşamak için gereken güvenceyi talep etmektedirler. Geçmişten gelen ayrımcılığın sonlanması, sosyal barışın sağlanması açısından bu hakların hukuksal bir çerçeveye oturtulması şarttır.

Birlikte Yaşama Kültürünü Güçlendirmek

Özgür, adil ve demokratik bir anayasa, toplumsal kutuplaşmalara yanıt verebilir ve birlikte yaşama kültürünü pekiştirebilir. Bu hedef, eşit yurttaşlık ilkesinin Anayasa'nın temel ilkeleri arasında yer almasıyla gerçekleşebilecektir. Ancak basın özgürlüğünün kısıtlandığı, muhalefetin medya araçlarına erişiminin engellendiği bir ortamda, yapılan referandumların meşruiyeti sorgulanır hale gelecektir. İlave olarak, Eşit yurttaşlık tanımının esas alınmadığı bir anayasa, yalnızca yeni bir sistemin inşasına zemin hazırlamaktan öteye gidemeyecektir. Dolayısıyla, öncelikle olağanüstü hal uygulamalarının kaldırılması ve bunların yaratmış olduğu toplumsal tahribatın ilelebet ortadan kalkmasına yönelik adımlar atılması zorunludur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız