CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, İstanbul Fatih’te yaşanan bina çökmesi olayını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, yaşanan olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Avşar, kamuoyuna yapılan açıklamaların tatmin edici olmadığını vurgulayarak, olay sonrası farklı kurumlar tarafından yapılan değerlendirmelerin birbiriyle uyuşmadığını belirtti. Bakanlığın ise yalnızca taziye mesajı vermesini eleştirdi.
“İstanbul’da acil dönüşüm bekleyen yüz binlerce bağımsız birim var”
Önergesinde Türkiye’nin deprem riski ve mevcut yapı stokuna dikkat çeken Avşar, ülkede ortalama iki yılda bir yıkıcı deprem meydana geldiğini ifade etti. Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birimin risk altında olduğunu, bunların 2 milyonunun ise acil dönüşüm beklediğini dile getirdi.
Avşar ayrıca, Bakan Murat Kurum’un 2025 bütçe görüşmelerinde İstanbul’da 1,5 milyon bağımsız birimin mühendislik hizmeti almamış şekilde ileri derecede risk altında olduğunu, 600 bin bağımsız birimin ise kendiliğinden çökebilecek durumda bulunduğunu söylediğini hatırlattı. Buna rağmen yeterli kaynak, etkili proje ve güçlü bir iş birliği iradesi ortaya konulmadığını savundu.
Bakan Kurum’un sözlerini hatırlattı
Cem Avşar, Bakan Kurum’un bütçe görüşmelerinde İstanbul için tüm gündemlerin ertelenerek dönüşüme odaklanılması gerektiğini söylediğini anımsattı. Avşar, aynı konuşmada İstanbul’daki yapı stokunun büyüklüğüne ve risk seviyesine işaret edildiğini, buna rağmen sahada etkili sonuçlar alınamadığını ifade etti.
Önergede, İstanbul’un deprem hazırlığının planlarda Kanal İstanbul’a dayandırıldığını da söyleyen Avşar, bilirkişilerce jeolojik risk taşıdığı belirtilen bir projeye yaslanan yaklaşımın doğru olmadığını savundu. Yarısı Bizden Kampanyası ile Yerinde Dönüşüm Projesi hedeflerinin de beklenen seviyenin altında kaldığını belirtti.
Çöken binalarla ilgili açıklamalar neden farklı?
Avşar, Fatih’te çöken binalarla ilgili İstanbul Valiliği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaların örtüşmediğine dikkat çekti. Valiliğin olayın doğal gaz kaynaklı olduğunu açıklamasına karşın, İBB ve İGDAŞ’ın olay yerindeki ölçümlerde herhangi bir doğal gaz çıkışına rastlanmadığını duyurduğunu belirtti.
İBB ve İGDAŞ’ın açıklamalarında, 28, 30 ve 32 numaralı binaların tamamen çöktüğünün tespit edildiği, bölgede gerçekleştirilen kaçak tarama ve ölçümlerde herhangi bir doğal gaz bulgusuna ulaşılmadığı ifade edildi. Ayrıca çöken yapılarda mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş olma tespitine de yer verildi.
“32 numarada doğal gaz aboneliği yok” detayı dikkat çekti
Avşar, İBB’nin açıklamalarına dayanarak çöken binalardan 32 numarada doğal gaz aboneliği bulunmadığını aktardı. Bu nedenle olayın doğal gaz kaynaklı bir kaçak ya da patlamadan meydana gelmiş olma ihtimalinin düşük değerlendirildiğini belirtti.
Bu tabloya rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadığını söyleyen Avşar, kamuoyunun net biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Kurum’a yöneltilen sorular öne çıktı
Cem Avşar, önergesinde Bakan Kurum’a olay yerinde inceleme yapılıp yapılmadığını, binaların çökme nedeninin belirlenmesine ilişkin ne tür çalışmalar yürütüldüğünü ve ilgili kurumlardan bilgi alınıp alınmadığını sordu. Ayrıca İstanbul Valiliği ile İBB’nin farklı açıklamalarının nasıl değerlendirildiğini ve kamuoyunun bu konuda bilgilendirilip bilgilendirilmeyeceğini de gündeme taşıdı.
Avşar bununla da sınırlı kalmadı; İstanbul genelinde mühendislik hizmeti almadan yapılmış bina sayısını, Marmara Bölgesi’nde kendiliğinden çökebilecek kadar riskli bağımsız birimlerin il bazlı dağılımını ve bu yapılarda yaşamın sürüp sürmediğini sordu. İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara’daki çok riskli konut stokuna ilişkin özel bir program ve kaynak tahsisi bulunup bulunmadığını da Bakanlığa yöneltti.
Marmara depremi için acil eylem planı sorusu
Önergede en dikkat çeken başlıklardan biri de muhtemel Marmara depremine ilişkin acil eylem planı oldu. Avşar, tahliye koridorları, kaçış planı, acil müdahale, ilk yardım, toplanma ve barınma alanları, iletişim, arama-kurtarma gibi başlıklarda ne tür hazırlıkların yapıldığını sordu. Bu alanda eğitim programı ve tatbikat düzenlenip düzenlenmediğini de öğrenmek istedi.
Fatih’te yaşanan bina çökmesi üzerinden yükselen bu tartışma, yalnızca tek bir olayın nedenini değil, İstanbul ve Marmara’daki riskli yapı stokuna karşı ne kadar hazırlıklı olunduğunu da yeniden gündeme taşıdı.