Gazete Kritik Meclis CHP'li Yüceer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2017 yılı bütçesini değerlendirdi

CHP'li Yüceer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2017 yılı bütçesini değerlendirdi

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne ayrılan az miktardaki bütçenin bir zihniyetin yansıması olduğunu kaydeden Yüceer, “Engelli vatandaşlarımızın iradesini sandığa yansıtmasının önündeki engellerini kaldırmayan iktidar halkın iktidarı değildir” dedi.

CHP'li Yüceer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2017 yılı bütçesini değerlendirdi

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'ne tahsis edilen bütçenin miktarının oldukça düşük olması, bir zihniyetin yansıması olarak değerlendiriliyor. CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, engelli bireylerin oy kullanabilmelerinin önündeki engelleri ortadan kaldırmayan bir iktidarın halkın iktidarı olamayacağını vurguladı.

Bütçe Değerlendirmesi

CHP'li Candan Yüceer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2017 yılı bütçesini eleştirdi. Yüceer, konuşmasına İstanbul’da hayatını kaybeden polis ve vatandaşları anarak başladı. Bakanlığın 2011 yılında kurulduğuna dikkat çekerken, kadınların sorunlarının büyük bir kısmını oluşturmasına rağmen, isminin bile bakanlıkta yer almadığını ifade etti. Ayrıca, hizmet verilen binanın kiralarının aylık olarak 1 milyon TL'nin üzerinde olduğunu belirtti. Yüceer, "Bu bakanlık, adında 'kadın' kelimesini barındırmıyor ve bu durum ciddi bir sorun teşkil ediyor." dedi.

İlk Sözler Cumhurbaşkanını Savunmak Üzerine

Bakan Kaya'nın, hükümetin kurulduğu gün Genel Kurulda yaptığı ilk konuşmalarından birinin Cumhurbaşkanı'nın tartışmalı ifadelerini savunmak olduğunu kaydeden Yüceer, bu durumun toplumda nasıl bir algı yaratacağına dikkat çekti. Yüceer, sözlerine devam ederek, Bakanın erkek egemen yapının içinde ayrı bir konuma yerleştirildiğini, ancak bu durumun kadın hakları açısından bir çözüm üretmediğini belirtti. Kadınların, Bakan'dan beklentilerinin, Cumhurbaşkanı’nın ayrımcı diline sahip çıkmasından ziyade, kadın haklarının gerçekten savunulması gerektiğini belirtti.

Utanılacak Bir Durum

Binali Yıldırım'ın şort giyen bir kadına karşı yaptığı açıklamaları eleştiren Yüceer, bu tür açıklamaların toplumda kadına karşı şiddeti normalleştirme eğiliminde olduğunu ifade etti. Ayrıca, kadının kıyafeti üzerinden yapılan suçlamaların, kadını suçlama yönünde bir eğilim oluşturduğunu ifade etti. Şiddet mağduru kadınların yaşadığı durumların utancının hükümete ait olduğunu söyleyen Yüceer, Aladağ’da katledilen 11 kız çocuğundan başsağlığı dilemenin ötesinde, bu çocukların korunması için aktif çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.

Gaziler ve Şehitler Arasındaki Ayrım

Yüceer, gaziler arasında farklı muamele yapıldığını ve bu ayrımın halkı birbirinden ayırıcı bir etkisi olduğunu ifade etti. Maluliyet oranı yüzde 60’ın altında olan gazilerin, haklarından mahrum bırakıldığını ve bunun toplumsal bir adaletsizlik yarattığını belirtti. Aynı zamanda, eğitim ve sosyal hizmetler alanında engellilerin sürekli göz ardı edildiğini ve sosyal devlet anlayışının zayıfladığını kaydetti. Yüceer, “Engellilerin sesine kulak vermeyen bir yönetim, halkın iktidarı olamaz.” ifadeleriyle durumu özetledi.

Kadın İstismarı İle İlgili Üzücü Gelişmeler

Candan Yüceer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya'nın göreve başlamasından bu yana 185 kadının hayatını kaybettiğini belirtti. Türkiye'de çocuk istismarı vakalarının sadece yüzde 10'unun adli mercilere ulaştığını vurgulayan Yüceer, belirli aylarda istismara uğrayan çocuk sayısının ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Bu istatistiklerin üzerinde durarak, her bir rakamın bir yaşamı temsil ettiğine dikkat çekti ve bu durumu kayıpların ötesinde bir boyuta taşımanın önemini vurguladı.

Bütçe ve Zihniyet İlişkisi

Ayrıca Yüceer, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne ayrılan bütçenin yetersizliğinin tesadüf olmadığını, bunun iktidarın zihniyetinin bir yansıması olduğunu kaydetti. Sosyal yardımların artışının yoksulluğun yaygınlaşmasının bir itirafı olduğuna değindi. Yüceer, sosyal devlet kavramının yalnızca yardım dağıtan bir sistem olarak değil, yoksulluğun ortadan kaldırılmasını hedef alan bir anlayış olarak yapılandırılması gerektiğini ifade etti ve Victor Hugo'nun sözleriyle konuşmasını sonlandırdı: "Yardım edilmiş yoksullar istiyorsanız, biz ortadan kaldırılmış yoksulluk istiyoruz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız