CHP’li Türeli’den MESEM Açıklaması
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Mesleki Eğitim Merkezleri ve Ustalık Telafi Programı kapsamında yaşanan iş kazaları, öğrenci ölümleri ve usulsüz ödeme iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu.
MESEM uygulamasının kâğıt üzerinde gençlere mesleki beceri kazandırmak amacıyla oluşturulduğunu belirten Türeli, sistemin zaman içerisinde çocukların tehlikeli işlerde çalıştırıldığı ve işletmelere ucuz iş gücü sağlandığı bir yapıya dönüştüğünü savundu.
Türeli, Milli Eğitim Bakanlığının soru önergelerine verdiği yanıtların MESEM’e yönelik eleştirileri ortadan kaldırmak yerine yeni soru işaretleri oluşturduğunu söyledi. Bakanlığın açıkladığı iş kazası ve ölüm verileri arasında ciddi farklılık bulunduğunu belirten Türeli, çelişkinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
MEB’in Açıkladığı Kaza Verileri Arasında Fark
Rahmi Aşkın Türeli, Milli Eğitim Bakanlığının 5 Mayıs 2026 tarihli yanıtında, 31 Aralık 2025 itibarıyla MESEM kapsamında 10’u ölümlü toplam 2 bin 68 iş kazası meydana geldiğinin bildirildiğini hatırlattı.
Söz konusu yanıtta, kazalara karışan öğrencilerin yüzde 96,1’inin ayakta tedavi edildiği veya herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadığı bilgisine yer verilmişti.
Türeli, kendilerine ulaşan son Bakanlık yanıtında ise 2016 yılından bu yana MESEM kapsamındaki toplam iş kazası sayısının 3 bin 80 olarak açıklandığını belirtti. Son yanıta göre kazalarda 13 öğrenci hayatını kaybederken onlarca öğrenci hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldı.
İki açıklama arasında binden fazla iş kazası ve üç ölüm farkı bulunduğuna dikkati çeken Türeli, bu tablonun yalnızca basit bir veri güncellemesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
“Bu Kadar Kaza Hayatın Olağan Akışına Aykırı”
Bakanlığın paylaştığı verilerin birbiriyle çeliştiğini savunan Türeli, kısa süre içinde binden fazla yeni iş kazasının meydana gelmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.
Türeli, “Eğer verilen bu rakamlar basit bir veri çelişkisi değilse, bu kadar kısa süre içerisinde binden fazla yeni iş kazasının yaşanmış olması ve ölümlerin artması hayatın olağan akışına tamamen aykırıdır. Bu çelişkinin nedeni kamuoyuna açıklanmalıdır” dedi.
Ortaya çıkan rakamların MESEM’deki denetim ve iş güvenliği önlemlerinin yeniden sorgulanmasını zorunlu hale getirdiğini belirten Türeli, Bakanlığın hangi tarih aralığını ve hangi olayları esas aldığını ayrıntılı biçimde açıklaması gerektiğini söyledi.
“MESEM Çocuk İşçi Fabrikasına Dönüştü”
MESEM’in eğitim odaklı bir model olmaktan uzaklaştığını ileri süren CHP’li Türeli, öğrencilerin tehlikeli ve ağır işlerde çalıştırılmasına yönelik eleştirilerin Bakanlığın paylaştığı verilerle daha da güçlendiğini savundu.
Türeli, sistemin devlet desteğiyle işletmelere ucuz veya ücretsiz iş gücü sağlayan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade ederek MESEM’i “çocuk işçi fabrikası” olarak nitelendirdi.
Öğrencilerin mesleki eğitim adı altında iş kazası riski bulunan işletmelere gönderildiğini belirten Türeli, yalnızca sigorta yapılmasının çocukların güvenliğinin sağlandığı anlamına gelmediğini kaydetti.
Türeli, öğrencilerin çalıştığı işletmelerde gerçekleştirilen denetimlerin, uygulanan yaptırımların ve iş kazalarının ardından yapılan incelemelerin sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Ustalık Telafi Programı İçin Usulsüzlük İddiası
Rahmi Aşkın Türeli’nin gündeme getirdiği bir diğer başlık, yetişkin çalışanların da dahil edildiği Ustalık Telafi Programı oldu.
Türeli, program kapsamında işletmelerin çalışanlarına ilişkin maaş yükünün İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden karşılandığını ve böylece şirketlerin maliyetlerinin kamu kaynaklarıyla azaltıldığını savundu.
Milli Eğitim Bakanlığının müfettiş incelemeleri sonucunda bazı işletmelere yersiz ödemeler yapıldığını kabul ettiğini belirten Türeli, usulsüzlüklerin toplam boyutu hakkında yeterli bilgi verilmediğini söyledi.
Bakanlığın MESEM kapsamındaki kişilerin yaş ve cinsiyet dağılımı gibi ayrıntılı verileri paylaşmasına rağmen yersiz ödeme yapılan işletmelerin isimlerini, aktarılan tutarları ve oluşan kamu zararını açıklamadığını belirtti.
“Kamu Zararı Israrla Gizleniyor”
CHP’li Türeli, hangi işletmelere ne kadar usulsüz kaynak aktarıldığının, devletin toplam zararının ve yersiz ödemelerin ne kadarının geri tahsil edildiğinin kamuoyundan saklandığını öne sürdü.
Milli Eğitim Bakanlığını şeffaf davranmamak ve çelişkili bilgilerle hedef saptırmakla suçlayan Türeli, kamu kaynaklarının usulüne uygun kullanılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Türeli, MESEM ve Ustalık Telafi Programı üzerinden işletmelere bugüne kadar aktarılan toplam kaynağın açıklanmasını istedi. Müfettişler tarafından tespit edilen usulsüzlüklerin, yersiz ödeme yapılan işletmelerin ve ortaya çıkan net kamu zararının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Türeli’den MEB’e Şeffaflık Çağrısı
Rahmi Aşkın Türeli, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak MESEM’de yaşanan iş kazalarına ilişkin farklı verilerin nedenini açıklamasını istedi.
Bakanlığın 2 bin 68 ve 3 bin 80 olarak açıkladığı kaza sayıları arasındaki farkın hangi dönemden veya hangi kayıt yönteminden kaynaklandığının ortaya konulması gerektiğini belirten Türeli, hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin verilerin de tüm ayrıntılarıyla paylaşılmasını talep etti.
Türeli, “MEB derhal gerçekleri açıklamalı; MESEM ve Ustalık Telafi Programı üzerinden bugüne kadar işletmelere aktarılan toplam tutarı, tespit edilen usulsüzlükleri ve oluşan net kamu zararını tüm şeffaflığıyla kamuoyuyla paylaşmalıdır” ifadelerini kullandı.