CHP'li İrgil'den sinemacılara açılan soruşturmaya tepki

İstanbul Emniyeti, 'Barış için Akademisyenler' inisiyatifine destek veren 433 sinemacı hakkında soruşturma başlattı. CHP'li Ceyhun İrgil, bu durumu tek adam yönetiminin bir parçası olarak nitelendirip, ifade özgürlüğüne yönelik tehlike olarak değerlendirdi.

CHP'li İrgil'den sinemacılara açılan soruşturmaya tepki

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, 433 sinemacı hakkında ‘Barış için Akademisyenler’ inisiyatifine verdikleri destek nedeniyle soruşturma başlatma kararı aldı. Bu duruma tepki gösteren CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, yaptığı açıklamada, toplumun çeşitli kesimlerine korku salma çabasının tek adam yönetiminin izlerini taşıdığını ifade etti. İrgil, yönetim şeklinde meydana gelen değişikliklere karşı durmaları gerektiğini aktararak, bu durumun bir tehlike oluşturduğunu vurguladı.

İlgil’in Sanat Üzerine Düşünceleri

CHP Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, sanatın toplumsal aydınlanmada önemli bir rolü olduğunu belirtti. Albert Camus'un "Dünya aydınlık olsaydı sanat olmazdı" sözünü alıntılayan İrgil, sanatın karanlık dünyayı aydınlatmak için var olduğunu belirtti. Özellikle Türkiye gibi gelişme çabası içinde olan ülkelerde sanatçılar ve aydınların sık sık baskıya maruz kaldıklarını vurguladı. İrgil, bu baskıların özellikle 15 Temmuz sonrası OHAL dönemi aracılığıyla arttığını ifade ederek, gazetecilerden akademisyenlere kadar bütün aydın kesimin susturulmaya çalışıldığını dile getirdi.

Toplumsal Sessizliğin Getirdikleri

İrgil, toplumun her bireyinin sessiz kalmasının yarın bir mağduriyet yaşamayacağı anlamına gelmediğini belirtti. Sessiz kalmanın, ileride daha büyük sorunlar yaratabileceğine dikkat çeken İrgil, bireylerin gelecekte "Neden kimse ses çıkarmıyor?" sorusunu sorabileceklerini ifade etti. Bu durumun toplumsal dayanışmayı zayıflattığını belirten İrgil, "Getirilmek istenen tek adam sistemi, toplumun taleplerini değil, tek adamın isteklerini esas alıyor," şeklinde açıklamalarda bulundu. Bu tür bir yönetim anlayışının, demokratik değerlere zarar verdiğini ve bireylerin düşünce özgürlüğünü kısıtladığını ifade etti.

Suçlama ve Korku İklimi

İrgil, 433 sinemacının yalnızca destek verdikleri için ‘suçlu’ olarak itham edilmesinin son derece üzücü ve tehlikeli olduğunu belirtti. Bu durumun, bireylerin ifade özgürlüklerini kısıtladığını ve toplumda korku iklimi oluşturmaya yönelik bir adım olduğunu ifade etti. "Sinemacıların 'suçu ve suçluyu övmekle' itham edilmeleri, kimsenin yanında olanı ifade edemeyeceği anlamına geliyor; aksi takdirde devletle karşılaşacaklardır," diyen İrgil, bu durumun haksızlığa ve korkuya yol açtığını ileri sürdü. Bu tür uygulamaların ileride daha geniş kitleleri etkileyeceğini belirten İrgil, toplumun birlik ve dayanışma içinde olması gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız