CHP'Lİ AKIN: '2 MAYIS'TAN SONRA HALKIMIZI YENİ VE ÖNEMLİ BİR SIKINTI BEKLİYOR'

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlara destek mesajı verirken, Türkiye'nin enerji verimliliğini artırması gerektiğini vurguladı. Hükümetin mevcut enerji politikalarını eleştirdi ve kamu denetiminin eksik olduğunu belirtti.

CHP'Lİ AKIN: '2 MAYIS'TAN SONRA HALKIMIZI YENİ VE ÖNEMLİ BİR SIKINTI BEKLİYOR'

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu özel günde tüm kadınlara saygılarımı sunuyor, onların hak ve özgürlük mücadelelerinde her daim yanlarında olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Bunun yanı sıra, Türk Metal Sendikası'na üye kadınlarımızın geçirdiği talihsiz kaza sonucunda hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet, yaralananlar için hızla şifa diliyorum.

Enerji Verimliliği Önemi

Enerji verimliliği, daha az enerji kullanarak aynı işin gerçekleştirilmesi esasına dayanır. Bu kavram, iş ve hizmet üretiminde enerji tüketiminin azaltılması ile ilgilidir. Günümüzde tüm dünya bu konuya odaklanmış durumda. Enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması, toplumların ve devletlerin sürdürülebilir kalkınması için hayati önem taşımaktadır. Enerji verimliliği, aynı zamanda çevre kirliliğini azaltma ve doğal kaynakların korunması için de kritik bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, herkesin enerjiyi tasarruflu kullanması ve enerji verimliliği konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. Kurumlar da bu konuda eğitim programları düzenleyerek, farkındalık oluşturmaya yönelik adımlar atabilirler.

Verimsiz Enerji Tüketimi

Türkiye, bir dolarlık mal veya hizmet üretmek için OECD ülkelerine oranla iki katı enerji tüketiyor. Enerji yönetimi, bu durumu düzeltmek için önemli bir hedef belirlemekle yükümlüyken, mevcut hükümet, enerji talebini azaltmak için tasarrufu değil, yeni yatırımları öncelemektedir. Oysa enerji yatırımları oldukça maliyetli ve büyük kaynak gerektiren süreçlerdir. Elimizde enerji verimliliği gibi maliyetsiz araçlar varken, kaynaklarımızı bu kadar verimsiz kullanmak son derece düşündürücü. Enerji yönetiminde bir dönüşüm sağlamak amacıyla ilk adımların atılması, gelecekte büyük ekonomik tasarruflar ve çevresel faydalar sağlayacaktır.

Yasal Düzenlemeler Kağıt Üzerinde Kalıyor

2004 yılında yayınlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi ve 2007'de yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gibi önemli yasal düzenlemelere rağmen, bu düzenlemelerin etkili bir şekilde uygulanmadığı görülmektedir. Daha sonra 2012 yılında yayımlanan yeni strateji belgesi ve bazı idari düzenlemelere rağmen, gerekli denetimlerin yapılmadığı ve hedeflere ulaşılmadığı aşikardır. Öncelikle bu belgelerin uygulanabilirliğinin artırılması gerekiyor. Avrupa Birliği de bu konuyu eleştirmiş ve Türkiye'yi yeterli ilerleme sağlanamadığı için uyarmıştır. Ekonomik koşullar zaten gereken önlemleri almayı zorunlu kılmakta; dolayısıyla yıllardır görülen bu ilgisizlik acilen sona erdirilmelidir.

Enerji Tasarrufu Potansiyelimiz Yüksek

Yapılan araştırmalara göre, bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20 ve ulaşım sektöründe %15 oranında enerji tasarruf potansiyelimiz bulunmaktadır. Bu tasarruf potansiyeli, dört Keban Barajı'na eşdeğerdir. Meclis'te enerji verimliliği ile ilgili pek çok öneri ve konuşma yapılmasına rağmen, somut bir sonuç elde edilememesi düşündürücüdür. Bu durum, mevcut hükümetin ve uygulamaların yetersizliğini göstermektedir. Parlamenter sistemin mi yoksa hükümetin beceriksizliğinin mi engel olduğu sorusu gündeme gelmektedir. Yasalar çıkmasına rağmen, yürütmenin sorumluluklarını yerine getirmemesi, enerji tasarrufunda sağlanacak ilerlemeyi engellemektedir.

Enerji Kimlik Belgesi İçin Kritik Tarih

AKP'nin enerji verimliliğine yaklaşımını gözler önüne seren örneklerden biri, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'dir. 2011 yılından itibaren inşa edilecek binaların Enerji Kimlik Belgesi alması zorunlu hale geldi. Ancak 2 Mayıs 2017 itibariyle mevcut binalar için de bu belgenin alınması gerekecek. Fakat mevcut binalardan yalnızca %1'lik bir kesimi bu belgeyi alabilmiştir. İlgili tarih geldiğinde, ev alım, satım ve kiralama işlemleri sırasında Enerji Kimlik Belgesi solicitado olacak ve halk ciddi bir sorun ile karşı karşıya kalacaktır. Hükümetin, bu süreçte gerekli özeni göstermediği ve halkı bir zorunlulukla karşı karşıya bıraktığı açıkça görülmektedir.

İthal Enerji Kaynakları Sorunu

Ülkemiz enerji ihtiyacını büyük ölçüde ithal kaynaklardan karşılamakta ve bu durum israfa yol açmaktadır. Bu bağlamda, enerji performansını artırmak ve tasarruf sağlamak adına gereken adımların hızla atılması gerekir. Bunun yapılmaması, hibrit enerji projeleri gibi maliyetli yatırımlara yönelmemize sebebiyet vermektedir. Ayrıca bu uygulamalar halkın vergileriyle finanse edilmekte, sonuç olarak enerji faturasının yükselmesine yol açmaktadır. Hükümetin sorumluluğunu yerine getirmemesi halkı zor duruma sokmakta ve bu durumun farkında olmadan yıllardır stratejisini sürdüren yapı, gönüllü kalmakta ve halkı zor bir yola sürüklemektedir.

Döviz Üzerinden Alım Garantileri

Her fırsatta yerli ve milli vurgusu yapan yöneticiler, döviz kurlarındaki artışı göz ardı ederek kamu ihalelerini döviz cinsinden gerçekleştirmekte. Akkuyu Nükleer Santrali ve kömür santralleri gibi büyük projelerde döviz üzerinden alım garantileri verilmesi, gelecekte ortaya çıkacak maliyetlerin yüksek olmasına zemin hazırlamaktadır. Bu tür uygulamalarla enerji sektöründeki yerli kaynakların potansiyelinden yeterince faydalanılamayacak ve halkın üzerindeki Maddi yük artacaktır. Bu durum, iktidarın prensipleriyle çelişmekte ve kamu çıkarlarının zarar görmesine sebep olmaktadır.

Yanlış Enerji Politikaları

Sonuç olarak, enerji politikaları yanlış yönlendiriliyor ve yapılan uygulamalar hem halkı hem de ülke ekonomisini olumsuz etkileyecek bir yapı kazanıyor. Uygulanan pahalı enerji yatırımlarının yanı sıra, mevcut enerji verimlilik potansiyelinin değerlendirilmemesi, halkın daha fazla bedel ödemesine yol açmaktadır. Elektrik faturalarındaki artış, kayıp-kaçak bedellerinin yanı sıra enerji dağıtım firmalarının tüm yatırım ve harcamalarından kaynaklanmaktadır. Gelecekte daha sürdürülebilir ve ekonomik enerji politikalarının belirleneceği bir süreç geçirilmesi herkesin yararına olacaktır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız