CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Başbakan Binali Yıldırım’a yönelik bir soru önergesi vererek, Ankara'nın Nallıhan ilçesindeki enerji üretim alanının özelleştirilmesi sürecinde belirlenen elektrik alım fiyatlarına itiraz etti. Akın, 6 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye dair eleştirilerini dile getirirken, 15 yıl boyunca saniye başına 6,04 cent/kWh bedelle elektrik alım garantisi verilmesinin, 2016 yılındaki ortalama toptan elektrik fiyatından oldukça yüksek olduğunu ifade etti. Bu durumu kamu zararı oluşturacak bir durum olarak nitelendiren Akın, ihalede belirlenen fiyatın 14,57 krş/kWh olan ortalama fiyatın %60 üzerinde olduğunu vurguladı.
Sorular ve Eleştiriler
Akın, önergesinde ihalenin sonuçlarını ve hükümetin bu konuda alacağı olası önlemleri sordu. Özelleştirme İdaresi Yüksek Kurulu tarafından bu yüksek fiyatın onaylanmaması yönünde bir çalışma olup olmadığını soran Akın, ayrıca hükümetin döviz bozdurma çağrılarına dikkate alarak neden 15 yıl süreyle dövizle alım garantisi verildiğine de dikkat çekti. Hükümetin yenilenebilir enerji projeleri için verdiği 10 yıl alım garantisi ile bu projeye sağlanan 15 yıllık alım garantisinin adil olup olmadığını da sorguladı.
İhaleye Dair Detaylar
Akın, yapılan ihale sonucunun giderek artan elektrik fiyatları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu. Şili’de gerçekleştirilen son ihale örneğini vererek, güneş enerjisi fiyatlarının yalnızca 2,91 cent/kWh olarak belirlendiğini, bu durumda Türkiye’de belirlenen fiyatın ne denli yüksek olduğunu ortaya koydu. Akın, Türkiye'de enerji üretiminde kullanılan yerli kömür ve sağlanan teşviklerin başka maden rezervleri için de benzer şekilde kullanılıp kullanılmayacağının altını çizdi.
Mevzuat ve İzinler Üzerine Sorular
Mevzuata uygunluk konusunu da gündeme getiren Akın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onay ve izinleri tamamlanmamış projelere dair ikhalelerin yapılıp yapılmasının ne denli yasallık taşıdığını sordu. Yöre halkı ve ülke genelinden gelen itirazların ışığında, projeye itirazların değerlendirilip değerlendirilmeyeceği de merak konusu oldu. Akın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın bu süreçte ulusal planlama, doğa koruma mevzuatı ve uluslararası doğa koruma sözleşmelerine dikkat edip etmediğine dair sorular yöneltti.
Sonuç ve Beklentiler
Akın’ın önergesi, yalnızca ihalenin şartlarını değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji politikası ve çevresel sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımını da sorgulayan bir metin niteliği taşıyor. Hükümetin bu konudaki tavrı ve vereceği cevaplar, hem yerel halk hem de genel kamuoyunun bu projeye olan yaklaşımını şekillendirecek önemli bir etken olacaktır. Dolayısıyla, bu süreçte atılacak adımlar, memleketin enerji geleceği açısından büyük bir önem taşıyor.
